Nezaket dili mi, şiddet dili mi?


Siyasi liderlerin birbirlerini arayıp sorması dünyanın hiçbir yerinde haber olmaz. Bir yerde en basit beşeri bir ilişki bile haber oluyorsa orada bu tür ilişkilerin sıradan olmaktan çıkıp, olağan dışı hale geldiğini gösterir.

CB Erdoğan, sosyal medyada, eşi ile birlikte Kovit olduğunu paylaştı.

Bu paylaşım üzerine başta Sayın Akşener olmak üzere, Sn Kılıçdaroğlu, Karamollaoğlu, Davutoğlu, Babacan gibi liderler Erdoğan ve eşine geçmiş olsun dileklerini sundular. CB Erdoğan da onlara teşekkür etti.

Bu gayet insani durumun habere dönüşmesi, CB Erdoğan'ın parti liderlerine teşekkür etmesi üzerine oldu. Çünkü sayın Cumhurbaşkanı siyaseti o kadar germiş, o kadar keskin ve kırıcı bir dil kullanmıştı ki kimse ondan böyle bir dönüş beklemiyordu.

Mesela sayın Akşener'i hapishane ile tehdit etmiş, Rize'deki saldırı için, "gelin hanım daha bunlar iyi günlerin" diyerek bu saldırıların arkasının geleceğini ima etmişti.

Kılıçdaroğlu'na, "cibilliyetsiz, Kandil'in emrinde" demiş, her konuşmasında ringte karşısında bay Kemal varmış gibi yumruk sallamıştı. Son vuruşunu ise küçücük bir çocuğu kürsüye çıkararak dedesi yaşındaki Kılıçdaroğlu'na bay Kemal ve hain dedirterek yapmıştı.

İşte o bay Kemal ile sayın Akşener, Cumhurbaşkanının rahatsızlığını duyar duymaz -kendilerine yapılan hakaretleri- bir tarafa bırakarak, sayın Erdoğan ve eşine geçmiş olsun dileklerini bildirdiler. Halbuki bir hafta önce sn Akşener de kovit olmuş, bu ülkenin Cumhurbaşkanı geçmiş olsun deme nezaketini göstermemişti.

Siyasette güzel, pozitif bir dil kullanmak anında tesirini gösterir, topluma da yansır. Bundan siyasetçi de vatandaş da karlı çıkar.Bölen bir dilin sonu bölünen bir toplum ve çatışmadır.Hiç bir siyaset, toplumun birliğinden daha önemli ve değerli değildir.

17 Şubat 1959'da Menderes'in uçağı Londra'da düşmüş, Menderes ölümden dönmüştü. O tarihte CHP genel başkanı olan İnönü, Menderes'e hem geçmiş olsun telgrafı çekti, hem de Menderes yurda döndüğünde Ankara tren garında CHP'nin üst düzey yöneticileri ile birlikte karşılayarak samimiyetle kucakladı. Bu kucaklaşma iki tarafın basınının uslübuna da yansıdı. Kısa bir süreliğine o kin ve nefret söylemi değişti.Menderes, İnönü'nün bu nezaketine karşılık bir teşekkür ziyaretinde bulunmayı düşündü. Celal Bayar, şiddetle karşı çıktığı için onu aşarak bunu gerçekleştiremedi. Belki Menderes, İnönü'ye aynı nezaketle karşılık verse şiddetlenen ve darbeye doğru giden siyasi rekabet başka bir şekle dönebilirdi.

Nezaketin, insani ilişkilerin çoğu zaman ideolojileri, fikir ayrılıklarını aşan ve bastıran bir yanı vardır. Ne yazık ki, bizde politik rekabet her türlü insani ilişkiyi öldürüyor.Şiddet dili, karşıdakini insan gibi görmeye müsaade etmiyor.

Basit bir geçmiş olsun mesajı ve cevabının -olay olması,- dilini bıçak gibi kullanan siyasetçileri düşündürmelidir. Ölüm var, hastalık var, acizlik var, bugün var olan gücü yarın yitirmek var. Kesen, biçen bir dil yerine onaran, sağaltan bir dilin herkese faydası olur. Ne olursak olalım, önce insan olarak kalmayı başarabilmeliyiz. Hiç bir güç insan olmaktan daha etkili, daha kazandırıcı değildir.

Niçin kaybediyoruz diyenler dillerine baksınlar: biraz da insan olmaktan ve muhataplarını insan gibi görmekten uzaklaştıkları için kaybediyorlar