Reklam

100 BİN'İN ÜZERİNDE EVSİZ İNSAN VAR

Elazığ TSO Yönetim Kurulu Başkanı Asilhan Arslan, televizyon programına konuk oldu. Başkan Arslan Elazığ’ın deprem gerçeklerini ve bundan sonraki süreçte hayatın normalleşmesi için yapılması gerekenleri açıklayarak, önceliğin ilin bir an evvel Afet Bölgesi ilan edilmesi olduğunun altını çizdi.

100 BİN'İN ÜZERİNDE EVSİZ İNSAN VAR
03 Şubat 2020 - 14:00 - Güncelleme: 06 Şubat 2020 - 21:42

“DURUM ZANNEDİLENDEN DAHA VAHİM”
Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Asilhan Arslan, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün açıkladığı hasar tespit çalışmaları verilerini işaret ederek “Elazığ merkezli meydana gelen depreminin Türkiye genelinde oluşturduğu algı sadece 40 vatandaşın vefatı ve il merkezinde 4 binanın yıkılması şeklinde olmuştur. Oysa durum bundan çok vahim boyutlardadır. Hasar tespit raporuna bakarak sadece şehir merkezinde 100 Binden fazla vatandaşımız evinden oldu” dedi.
“ORTA HASARLI BİNALARIN GÜÇLENDİRİLMESİ MANTIKLI BİR YOL DEĞİL”
Başkan Arslan: “İlimizin eski yerleşik yerlerinin büyük çoğunluğu 1999 depremi öncesinde yani Deprem Yönetmeliği öncesindeki yapı stoklarında oluşmakta ve bu binaların yüzde 80’lik kısmı can ve mal güvenliğini tehdit etmektedir. Orta ve Ağır Hasarlı hiçbir yapının bu saat itibarı ile herhangi bir şekilde yeniden yaşam alanına dönüştürülmesi mümkün değildir. Bu durumdaki bina sayısı ortalama 7 bin civarında ve bağımsız bölüm sayısı ise 50 bin dolayındadır. Ortalama 150 binin üzerindeki bir nüfusu barındıran bu yapı stokunun çok ivedi şekilde kentsel dönüşüm ile güvenli hale getirilmesi gerekmektedir.”

“1 YIL SÜRECEK TEDBİR VE TEŞVİKLER HEMEN UYGULAMAYA ALINMALIDIR”
Hayatın normalleşmesi için yapılması gerekenlerin de altını çizen Elazığ TSO Başkanı Arslan: İlimizde hayatın normalle dönmesi bundan sonraki süreçte sosyal patlamalara neden olacak sorunların ve dramların yaşanmaması için çok ivedi bir şekilde, 7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında ilin hiçbir siyasi söyleme mahal vermeyecek şekilde Afet Bölgesi ilan edilmesi gerekmektedir. Adı AFET BÖLGESİ olmasa dahi ilin hiçbir alanını ve vatandaşını mağdur etmeyecek ve en az 1 yıl sürecek tedbirler ve teşvikler getirilmeli ve hemen uygulanmaya alınmalıdır” dedi.

“HİÇBİR ALANI İHMAL ETMEDEN RAPOR OLUŞTURARAK İLGİLİ MAKAMLARA ULAŞTIRDIK”
Deprem sonrası ilimizde toplumun neredeyse tüm kesimlerini temsil eden STK temsilcileriyle ilin deprem sonrası önceliklerini belirlediklerini ifade eden Başkan Arslan, “İlimizde hiçbir kesimi ihmal etmeyecek şekilde talep ve beklentilerimizi 12 ana başlıkta toplayarak Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere ilgili tüm mercilere ulaştırdık. Bu raporumuzda, sanayi kuruluşundan, ticarethanelere, küçük esnaftan, çiftçiye, memurdan, emekliye, öğrenciden işsize kısaca toplumu oluşturan tüm kesimlerin hayatlarına dokunacak şekilde deprem sonrası hayatın normalleşmesini hedefleyen talep ve beklentilerimiz konusunda uzman bir heyet tarafından oluşturulmuştur.”

YARDIM VE DESTEKLER
Türkiye’nin dört bir yanından yardım ve desteklerin ildeki tüm mağdur vatandaşlara ulaştırılması noktasında büyük bir seferberlik olduğunun altını çizen Arslan, “Sayın Valimiz öncülüğünde AFAD ve ilgili tüm kurumlar ile gönüllü kuruluşların organizasyonu ile hiçbir vatandaşımızın mağdur olmaması için büyük bir gayret içerisindeyiz. Odamız tarafından oluşturulan kriz masası da bu konuda elinden geleni yapmaktadır. İlimiz zor bir süreçten geçiyor. Bu zorlu süreci birlik beraberlik ve birbirimize kenetlenerek inşallah atlatacağız” şeklinde konuştu.
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum