Yeni düzenleme ile aday memurların memuriyetle ilişiğinin kesilmesine ilişkin yetkinin, fiilen ilk disiplin amiri düzeyine kadar indirilmesi dikkat çekti. Bu değişikliğin, idarenin takdir yetkisini ölçüsüz biçimde genişlettiği; keyfî uygulamaların, kişisel tutumların ve baskıların önünü açabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar ve sendika temsilcileri, kamu yönetiminde esas olması gereken nesnellik ve liyakat ilkelerinin bu düzenleme ile zedelendiği görüşünde.
Öte yandan, disiplin soruşturması açılmasını gerektiren fiillerde zamanaşımı süresinin bir aydan iki yıla çıkarılması da eleştiri konusu oldu. İdarenin fiili bildiği hâlde uzun süre işlem yapmamasına imkân tanıyan bu yaklaşımın, disiplin hukukunun özüne aykırı olduğu; “beklet–uygun zamanda işlem yap” anlayışını meşrulaştırarak disiplin süreçlerini bir baskı aracına dönüştürme riski taşıdığı vurgulanıyor.
Düzenleme kapsamında; aday memurların temel eğitim, hazırlayıcı eğitim veya staj aşamalarından herhangi birinde başarısız olmaları, birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almaları ya da aylıktan kesme veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası almaları hâlinde, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla memuriyetle ilişiklerinin kesilebilmesi öngörülüyor. Bu durumun, mesleğe yeni başlayan ve kurumu tanıma sürecinde olan aday memurları savunmasız ve güvencesiz bir konuma ittiği, savunma hakkı ve hukuk güvenliği ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtiliyor.
Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Timur Gök, yaptığı değerlendirmede, aday memurlar üzerinden normalleştirilen bu yetki genişlemesinin ilerleyen süreçte tüm kamu çalışanlarını kapsayacak tehlikeli bir emsal oluşturabileceğine dikkat çekti. Gök, adaylık sürecinde kabul edilen güvencesizlik anlayışının, uzun vadede kamuda çalışma güvencesinin aşındırılmasının ilk adımı olabileceğini ifade etti.
Açıklamada, kamu yönetiminde esas olanın cezalandırma değil rehberlik, baskı değil liyakat, keyfilik değil hukuk güvenliği olduğu vurgulandı. Yetkililer, aday memurların haklarını zedeleyen bu düzenlemeleri yeniden değerlendirmeye ve kamu çalışanlarının hukuki güvencelerini esas alan adımlar atmaya davet edildi.

















