Açıklamada, Ebeler Haftası’nın yalnızca sembolik bir anma dönemi olmadığı vurgulanarak, bu sürecin ebelerin emeklerinin değerlendirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğu ifade edildi. Ebelerin, hayatın başladığı en kritik anda görev aldığına dikkat çekilen metinde, doğumhanelerde 7 gün 24 saat esasına göre, yüksek dikkat ve uzmanlık gerektiren şartlar altında hizmet verildiği belirtildi.
Doğum süreçlerinin hem anne hem de bebek açısından riskler barındırdığına işaret edilen açıklamada, doğumhanelerin acil müdahale gerektiren, yoğun stres altında çalışılan ve yüksek koordinasyon isteyen birimler olduğu kaydedildi. Sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda, ebelerin üstlendiği sorumluluk ve risk düzeyi ile mevcut çalışma koşulları ve özlük hakları arasında uyumsuzluk bulunduğu ifade edildi.
Sendika tarafından yapılan açıklamada, özellikle teşvik ve ek ödeme mekanizmalarında benzer risk grubundaki birimlere kıyasla farklılıklar olduğunun sahada açıkça hissedildiği belirtildi.
Açıklamada şu taleplere yer verildi:
- Doğumhanelerin, çalışma koşulları ve risk düzeyi göz önünde bulundurularak yeniden değerlendirilmesi,
- Ebelerin teşvik ve ek ödeme haklarının, yaptıkları işin niteliğiyle uyumlu hale getirilmesi,
- Fazla mesai ve çalışma şartlarının eşitlik ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde yeniden düzenlenmesi.
Ebelerin yalnızca doğum yaptırmadığı, aynı zamanda toplumun geleceğine eşlik ettiği vurgulanan açıklamada, bu meslek grubunun emeğinin görmezden gelinemeyeceği ifade edildi.
Sendika, bu Ebeler Haftası’nda beklentilerinin yalnızca teşekkür edilmesi değil, sahaya yansıyan somut adımlar ve kalıcı çözümler olduğunu belirterek, sağlık çalışanlarının haklarının korunması için mücadelelerini sürdüreceklerini bildirdi.
















