Büyükbaş hayvan yetiştiricilerinin son dönemde artan girdi maliyetleri ve düşük seyreden kesim fiyatları nedeniyle zor günler geçirdiğini belirten İş İnsanı ve besici Ercan, Et ve Süt Kurumu’nun 2026 yılı için 200 baş kapasitenin altında bulunan işletmelere 30’ar baş hayvan dağıtacağını açıkladığını hatırlattı.
Ancak dağıtılacak hayvanlar için yetiştiricilerden hayvan başına 50 bin TL teminat talep edildiğini ifade eden Ercan, 30 baş hayvan için istenen toplam teminatın 1 milyon 500 bin TL’ye ulaştığını söyledi.
Ercan, “2025 yılında Et ve Süt Kurumu’ndan hayvan alan yetiştiriciler, bu hayvanları 2026 yılında piyasaya sürdüklerinde ortalama 5 milyon TL gelir elde ediyor. Buna rağmen Et ve Süt Kurumu’nun hangi hesaplamaya dayanarak 1,5 milyon TL teminat istediği anlaşılır değildir” dedi.
Teminat olarak alınan paranın yaklaşık bir yıl boyunca kurumun bütçesinde kalacağını belirten Ercan, yetiştiricilerin aynı sayıda hayvanı yeniden alabilmek için yaklaşık 3 milyon TL hayvan alım bedeli ve 1,5 milyon TL besi gideri olmak üzere toplam 4,5 milyon TL daha kaynak ayırmak zorunda kaldığını ifade etti.
“Hayvanını 5 milyon TL’ye satan bir yetiştirici, üretime devam edebilmek için yaklaşık 6 milyon TL’lik bir sermayeyi hazır bulundurmak zorunda kalıyor” diyen Ercan, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu insanların evleri, aileleri, çocukları ve karşılamak zorunda oldukları birçok giderleri var. Küçük ölçekli üreticilerin bu kadar yüksek teminatları karşılaması son derece güç. Bizler, hayvan yetiştiricileri adına Et ve Süt Kurumu’nun teminat tutarlarını yeniden gözden geçirerek daha makul ve ödenebilir seviyelere çekmesini bekliyoruz.”
Yaklaşık 11 bin kişinin programa başvurduğunun ifade edildiğini belirten Ercan, bölgede ise tahminen 3 ila 5 bin baş hayvan girişinin söz konusu olacağını, bunun da yaklaşık bin yetiştiriciyi ilgilendirdiğini söyledi.
200 başın altında kapasiteye sahip işletmelerin hedeflendiği bir projede, milyonlarca liralık sermaye ve teminat şartı aranmasının çelişki oluşturduğunu savunan Ercan, “Bu kadar yüksek finansal güce sahip olan bir işletme nasıl küçük yetiştirici olarak değerlendiriliyor?” diye sordu.
Et ve Süt Kurumu’nun yetiştiricilere verdiği hayvanların 120 ila 270 gün arasında beslenmesini ve daha sonra belirlenen karkas et fiyatı üzerinden kuruma geri satılmasını şart koştuğunu belirten Ercan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kuruma satış yapılmadığı takdirde teminatın gelir kaydedileceği ifade ediliyor. Zaten yüksek yem ve üretim maliyetleri altında ayakta kalmaya çalışan sektör için bu uygulama ciddi bir tepkiye neden oluyor. Üreticiler, bu politikanın küçük yetiştiricileri zor durumda bırakıp bırakmadığını sorguluyor. Bu uygulamanın amacı büyük işletmeleri korumak mı, ithalatı azaltmak mı yoksa küçük üreticileri sistem dışına itmek mi? Bunun cevabını en iyi Et ve Süt Kurumu biliyor.


















