Fırat Üniversitesi Hastanesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koca, Deriden göze, beyinden damarlara, bağırsaklardan eklemlere kadar geniş bir etki alanına sahip olan hastalığın özellikle genç yaşlarda ortaya çıktığını belirten Koca, diğer inflamatuar romatizmal hastalıklardan farklı olarak erkeklerde daha sık görüldüğünü ve daha ağır seyrettiğini ifade etti.
Hastalığın en yaygın belirtilerinden birinin ağız içinde tekrarlayan, ağrılı ancak iz bırakmayan yaralar olduğunu söyleyen Koca, genital bölgede oluşan yaraların ise çoğu zaman ağrısız olabildiğini belirtti. Bunun yanı sıra hastalarda deri altında ağrılı ve kızarık şişlikler ile sivilce benzeri cilt bulgularının da görülebildiğini, hastalığın ataklar halinde ilerlediğini kaydetti.
Behçet hastalığının yalnızca ciltle sınırlı kalmadığını vurgulayan Koca, toplardamarlarda pıhtı oluşumu ve atardamarlarda anevrizma (damar balonlaşması) gelişebileceğini, bu durumların hayati risk taşıdığını ifade etti. Eklem tutulumu görülen hastalarda özellikle diz ve ayak bileği gibi büyük eklemlerde şişlik oluştuğunu belirten Koca, göz tutulumu halinde üveit gelişebileceğini ve tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına yol açabileceğini söyledi.
Bağırsak tutulumunun da son derece önemli olduğuna dikkat çeken Koca, zamanında tedavi edilmeyen vakaların ölümcül sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi.
Behçet hastalığının tarihsel olarak İpek Yolu güzergahındaki toplumlarda daha yaygın görüldüğünü belirten Koca, Çin, Japonya, İran ve Türkiye’nin bu hastalığın sık rastlandığı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. En yüksek görülme oranının ise Anadolu coğrafyasında olduğunu ifade etti.
Türkiye’de hastalığın görülme sıklığının binde dördün üzerinde olduğunu belirten Koca, vatandaşların belirtiler ortaya çıktığında durumu ciddiye alarak vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurmalarının büyük önem taşıdığını vurguladı.


















