Elazığ Hak Adalet ve Kardeşlik Platformu Toplumsal sorumluluk alanında, çok önemli iki sivil unsur olan Sivil Toplum Kuruluşları ile Basın-Yayın Kuruluşlarının hayır üzere yardımlaşmasına zemin hazırlayacak tanışma ve istişare oluşturma toplantısı gerçekleştirdi
Zor zamanlar yaşandığını, Dünyada yeni bir döneme geçiş için kartların yeniden karıldığı, küresel güçlerin İslam Coğrafyasını kozlarını paylaştıkları bir arenaya çevirdikleri dile getiren Dönem Sözcüsü Ersin Eryılmaz; “Türkiye’nin ayağındaki prangaları parçalamaya başladığı, bu nedenle ülkemize bedel ödetilmek istendiği, kıyılarımızda savaş çanlarının çaldığı, pandeminin tüm dünya ülkelerini ekonomiden eğitime, siyasetten sosyal hayata derin bir belirsizliğe sürüklediği zor bir dönemden geçiyoruz.
Daha kötüsü, toplumsal yozlaşmanın tavan yaptığı, manevi değerlerin yitirildiği, kimliklerin silikleştiği zor bir zamandan… Böyle bir zamanın tanığı olmak bizlere ağır bir sorumluluk yüklemektedir.
Kötülüğün karşısında direnebilmek, yozlaşma rüzgârının karşısında “kendimiz” olarak kalabilmek, ülkemiz üzerine oynanan oyunları bozabilecek toplumsal bir şuuru diriltebilmek için, omuz omuza vermek ve aktif iyi olabilmek sorumluluğunu…
Elazığ Hak Adalet ve Kardeşlik Platformu kısa adıyla EL-HAK PLATFORMU, yaklaşık iki yıl önce, bu sorumluluk bilinci ve Yüce Rabbimizin; “…İyilik ve takvada yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah'tan korkup-sakının…” (Maide/2) buyruğu gereğince, Elazığ’da İslami çalışmalar yürüten altı sivil toplum kuruluşu tarafından oluşturuldu. Abdullah bin Cüd’an’ın evinde ahitleşen, Peygamber Efendimizin de içinde bulunduğu Faziletliler topluluğunun dayanışma ruhuyla…
İyiliği yaymak, kötülüğü engellemek, haksızlıklar karşısında birlikte durmak için…Zira bizler “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz.2019 yılı Ocak ayında çıktığımız bu yolda bizleri bir araya getiren saik, hesap günü tarihi lehimize şahit kılmak üzere bu toplumsal şahitlik görevini üstlenmektir.
İyilik ve takva hususunda yardımlaşarak…Kötülüğün ve ifsadın karşısında set olarak…
Kimliğini sorgulamaksızın, her zaman ve zeminde, mazlumun yanında, zalimin karşısında durarak…İslami bir toplumsal şuur inşası ile küresel ve kültürel emperyalizme karşı kurşunla kaynatılmış binalar gibi saf bağlayarak…Hep Hak yolunda, Hep Haktan yana ve sadece Hakk’ın rızası için…
Yaklaşık iki yıldır süren çalışmalarımızla, şehrimize, ülkemize, İslam Dünyasına dair meselelerle ilgili, toplumsal bir duyarlılık oluşturabilmek için bazı etkinlikler gerçekleştiriyoruz.
Her ay sonunda yaptığımız basın açıklamaları ile önemli olaylar hakkındaki değerlendirmelerimizi kamuoyuna arz ediyoruz.
Geçen yıl, etkinliklerimizin ana temasını “Toplumun Son Kalesi: Aile” olarak belirlemiştik.
Aile yapımızın korunmasının toplumsal bekamız açısından önemini vurgulamak için 2019 yılında dört konferans düzenledik. Bu arada, aile kurumunun temeline konulmuş bir bomba olarak gördüğümüz ve “altın tas içinde sunulan ağu” olarak değerlendirdiğimiz “İstanbul Sözleşmesi’nin” iptali ve ona dayalı olarak çıkarılan 6284 sayılı yasa gibi aileyi tahrip eden, mağduriyetler doğuran mevzuatın yürürlükten kaldırılması konusunda kesin tavrımızı her fırsatta ortaya koyduk.
Her türlü şiddetle beraber kadına şiddete de; cinsel sapıklığı meşrulaştırıcı maddeler içeren İstanbul Sözleşmesine de karşı olduğumuzu haykırdık ve yine haykırıyoruz!
Şiddeti önlemek için kendi toplumsal değerlerimize uygun düzenlemeler yapmaktan aciz olmadığımızı vurgulayarak...
Bu yıl için etkinlik ana teması olarak “Geleceğimiz: Gençliğimiz” konusunu belirlemiştik.
Ancak şehrimizde yaşadığımız deprem ve ardından dünyayı etkisi alan pandemi nedeniyle, hedeflediğimiz sosyal etkinlikleri şu ana kadar gerçekleştirmek mümkün olmadı. Bu vesileyle deprem ve salgın nedeniyle vefat eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, hastalarımıza hayırlı şifalar diliyoruz. Her zorluk karşısında ayakta kalabilmek ancak toplumsal dayanışmayla mümkündür.
Tarih boyunca bizim milletimizi ayakta ve birlikte tutan çimento “İslam” olmuştur.
Bugün de ayakta kalabilmek, zorlukları aşabilmek için muhtaç olduğumuz şey bu toplumsal şuurdur. Sivil toplum ve medya, toplum şuuruna hitap eden iki önemli güçtür. Bu iki sivil gücün hayır üretebilmesi, topluma faydalı olabilmesi için taşıması gereken iki temel özelliğin olduğunu düşünüyoruz: Bağımsızlık ve dürüstlük.
Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmek ve toplumu doğruya sevk edebilmek için ayaklarımızın bu sivil ve samimi zeminden ayrılmaması gerekir.
Ayaklarımızın bu zemine sağlam basabilmesi ve istikamet üzere kalabilmesi için, Sivil toplum ve medya kuruluşlarının dayanışması elzemdir” dedi.
Elazığ Hak Adalet ve Kardeşlik Platformu Dönem Sözcüsü Eryılmaz, Bugün teşriflerinizle gerçekleştirdiğimiz bu “buluşma”nın amacı, toplumsal sorumluluk alanında, çok önemli iki sivil unsur olan Sivil Toplum Kuruluşlarımız ile Basın-Yayın Kuruluşlarımızın hayır üzere yardımlaşmasına zemin hazırlayacak bir tanışma ve istişare ortamı oluşturmak olduğunu söyledi
KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

https://www.youtube.com/channel/UCBp7IrFjc8aeXGDe4LQuRcQ
Zor zamanlar yaşandığını, Dünyada yeni bir döneme geçiş için kartların yeniden karıldığı, küresel güçlerin İslam Coğrafyasını kozlarını paylaştıkları bir arenaya çevirdikleri dile getiren Dönem Sözcüsü Ersin Eryılmaz; “Türkiye’nin ayağındaki prangaları parçalamaya başladığı, bu nedenle ülkemize bedel ödetilmek istendiği, kıyılarımızda savaş çanlarının çaldığı, pandeminin tüm dünya ülkelerini ekonomiden eğitime, siyasetten sosyal hayata derin bir belirsizliğe sürüklediği zor bir dönemden geçiyoruz.
Daha kötüsü, toplumsal yozlaşmanın tavan yaptığı, manevi değerlerin yitirildiği, kimliklerin silikleştiği zor bir zamandan… Böyle bir zamanın tanığı olmak bizlere ağır bir sorumluluk yüklemektedir.
Kötülüğün karşısında direnebilmek, yozlaşma rüzgârının karşısında “kendimiz” olarak kalabilmek, ülkemiz üzerine oynanan oyunları bozabilecek toplumsal bir şuuru diriltebilmek için, omuz omuza vermek ve aktif iyi olabilmek sorumluluğunu…
Elazığ Hak Adalet ve Kardeşlik Platformu kısa adıyla EL-HAK PLATFORMU, yaklaşık iki yıl önce, bu sorumluluk bilinci ve Yüce Rabbimizin; “…İyilik ve takvada yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah'tan korkup-sakının…” (Maide/2) buyruğu gereğince, Elazığ’da İslami çalışmalar yürüten altı sivil toplum kuruluşu tarafından oluşturuldu. Abdullah bin Cüd’an’ın evinde ahitleşen, Peygamber Efendimizin de içinde bulunduğu Faziletliler topluluğunun dayanışma ruhuyla…
İyiliği yaymak, kötülüğü engellemek, haksızlıklar karşısında birlikte durmak için…Zira bizler “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” buyuran bir Peygamberin ümmetiyiz.2019 yılı Ocak ayında çıktığımız bu yolda bizleri bir araya getiren saik, hesap günü tarihi lehimize şahit kılmak üzere bu toplumsal şahitlik görevini üstlenmektir.
İyilik ve takva hususunda yardımlaşarak…Kötülüğün ve ifsadın karşısında set olarak…
Kimliğini sorgulamaksızın, her zaman ve zeminde, mazlumun yanında, zalimin karşısında durarak…İslami bir toplumsal şuur inşası ile küresel ve kültürel emperyalizme karşı kurşunla kaynatılmış binalar gibi saf bağlayarak…Hep Hak yolunda, Hep Haktan yana ve sadece Hakk’ın rızası için…
Yaklaşık iki yıldır süren çalışmalarımızla, şehrimize, ülkemize, İslam Dünyasına dair meselelerle ilgili, toplumsal bir duyarlılık oluşturabilmek için bazı etkinlikler gerçekleştiriyoruz.
Her ay sonunda yaptığımız basın açıklamaları ile önemli olaylar hakkındaki değerlendirmelerimizi kamuoyuna arz ediyoruz.
Geçen yıl, etkinliklerimizin ana temasını “Toplumun Son Kalesi: Aile” olarak belirlemiştik.
Aile yapımızın korunmasının toplumsal bekamız açısından önemini vurgulamak için 2019 yılında dört konferans düzenledik. Bu arada, aile kurumunun temeline konulmuş bir bomba olarak gördüğümüz ve “altın tas içinde sunulan ağu” olarak değerlendirdiğimiz “İstanbul Sözleşmesi’nin” iptali ve ona dayalı olarak çıkarılan 6284 sayılı yasa gibi aileyi tahrip eden, mağduriyetler doğuran mevzuatın yürürlükten kaldırılması konusunda kesin tavrımızı her fırsatta ortaya koyduk.
Her türlü şiddetle beraber kadına şiddete de; cinsel sapıklığı meşrulaştırıcı maddeler içeren İstanbul Sözleşmesine de karşı olduğumuzu haykırdık ve yine haykırıyoruz!
Şiddeti önlemek için kendi toplumsal değerlerimize uygun düzenlemeler yapmaktan aciz olmadığımızı vurgulayarak...
Bu yıl için etkinlik ana teması olarak “Geleceğimiz: Gençliğimiz” konusunu belirlemiştik.
Ancak şehrimizde yaşadığımız deprem ve ardından dünyayı etkisi alan pandemi nedeniyle, hedeflediğimiz sosyal etkinlikleri şu ana kadar gerçekleştirmek mümkün olmadı. Bu vesileyle deprem ve salgın nedeniyle vefat eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, hastalarımıza hayırlı şifalar diliyoruz. Her zorluk karşısında ayakta kalabilmek ancak toplumsal dayanışmayla mümkündür.
Tarih boyunca bizim milletimizi ayakta ve birlikte tutan çimento “İslam” olmuştur.
Bugün de ayakta kalabilmek, zorlukları aşabilmek için muhtaç olduğumuz şey bu toplumsal şuurdur. Sivil toplum ve medya, toplum şuuruna hitap eden iki önemli güçtür. Bu iki sivil gücün hayır üretebilmesi, topluma faydalı olabilmesi için taşıması gereken iki temel özelliğin olduğunu düşünüyoruz: Bağımsızlık ve dürüstlük.
Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmek ve toplumu doğruya sevk edebilmek için ayaklarımızın bu sivil ve samimi zeminden ayrılmaması gerekir.
Ayaklarımızın bu zemine sağlam basabilmesi ve istikamet üzere kalabilmesi için, Sivil toplum ve medya kuruluşlarının dayanışması elzemdir” dedi.
Elazığ Hak Adalet ve Kardeşlik Platformu Dönem Sözcüsü Eryılmaz, Bugün teşriflerinizle gerçekleştirdiğimiz bu “buluşma”nın amacı, toplumsal sorumluluk alanında, çok önemli iki sivil unsur olan Sivil Toplum Kuruluşlarımız ile Basın-Yayın Kuruluşlarımızın hayır üzere yardımlaşmasına zemin hazırlayacak bir tanışma ve istişare ortamı oluşturmak olduğunu söyledi
KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

https://www.youtube.com/channel/UCBp7IrFjc8aeXGDe4LQuRcQ















