Elazığspor eski Başkanı İrfan Yumakgil istifa sonrası yaşanan süreci elaziginsesi.com haber sitesine anlattı. Basın toplantısında çök önemli olan özellikle “Bu bir Projeymiş”, “Oyuna Geldik” ifadelerinin ne anlama geldiğini, neden oyuna geldiğini anlatan Yumakgil, Konuşmalarında verilen sözlerin yerine getirilmemesine üzgün olduğunu söyledi. Siyasilerin, Belediye ile Elazığspor’un kurtarılması için desteği verilmesinde ortak hareket etmelerine rağmen Belediye Başkanının mesafeli davrandığını bir anlamda Yanılmaz’ın, Elazığspor üzerinde “Ağar ve Yumakgil isimleri üzerinden siyasi hesaplar yaptığını”iddia etti. Röportajımızda Başkan Yumakgil’in sorularımıza verdiği dikkat çekici yanıtlar şöyle;
BEN TALİP OLMADIM, DAVET ÜZERİNE GÖREV ALDIM. AMA GÖRDÜM Kİ GÜNÜ KURTARMA POLİTİKASI UYGULANIYOR-İlk sorum şu oldu. Göreve gelmeden önce size sosyal medya üzerinde makama davet edilerek destek açıklandı. Kongreye gitmeden önce de Ağar ve Yanılmaz’ın desteğini aldığınızı söylediniz. Geçmiş yönetimlerde de hep böyle oldu. Kimi 3 gün kimi 13 gün dayanabildi. Bu konuda pek konuşmak istemiyorsunuz. Ancak diğer başkanlar adaylarından farklı, size ne gibi sözler verildi. Neden bu hale geldi?“Bu göreve bugünkü talip olan arkadaşlar ve diğer arkadaşlar gibi dahil olmadım, davet üzerine geldim. Bir buçuk iki saat kadar görüşüp, taşın altına erkler olarak, Elazığspor kongre üyeleri destek verdiğinde aday olacağımı belirttim. Belediye Başkanı da destek veriyoruz diye sosyal medyada açıklama yaptı. İdareci mutlaka katkı yapacaktır. Ona rağmen ben biraz kinaye yaptım. Biz emekli adamız dedim. Bu şekilde kendileriyle görüştük. Allah hayırlı etsin dedi. Daha Ticaret Odası’nda görüşmelerimiz oldu. Tek tek milletvekillerini arayarak hepsinden isim istedim. Kendim liste yapmadım. Yönetimi kendim yapmış olsaydım belki bir yıl kadar görevde kalabilirdik. İdare heyetinin katkılarını düşünerekten isim istedim. Dışarıdan bakınca güçlü bir yönetim olarak görünüyorduk. Organize Sanayi Odasının İkinci başkanı bile buradaydı. Sözde 1 Milyon TL sözü, ben söz verdim mi sözümü yerine getiririm. Toplaması gerekiyordu. Her gün işi savsakladılar. Bunun altında her şey de aranabilir. Daha sonra baktık ki, bu işte sadece Ticaret Odası Başkanımız, Alacakaya Mermer sahipleri, Koloğlu ve Yumakgil ailesi taşın altına elini koydu. Maddi katkıda bulunanlar da eşimiz dostumuzdu. Bu arada Vali Beyin kişisel çabalarıyla çabalar gerçekleştirildi. Kendisi yaklaşık 50 Bin TL vermiş ve amatör dairemizin malzemelerini tedarik etmiştir. Bu da yaklaşık 300 Milyon TL kadardır. Bir de belediye başkanımız hasbel kader gıda yardımında bulundu biraz. Onun dışında hiç yardımda bulunmadı. Peki, bu taşın altına elimi koyarım demek ne anlama geliyordu? 3 ayda bu içi doldurulmamış bir balona benzer. Günü kurtarma politikası gördüm. Bazı dedikodular duyuyoruz ve duyduğumuzda üzülüyoruz.
SEN; YUMAKGİL'İ NEDEN ÇAĞIRDIN.-Yönetime gelmeden önce şahsınıza bu taşın altına eliniz koymamanız noktasında mutlaka uyarılar yapılmıştır. Buna rağmen uyarıları ne hikmetse dikkate almadınız?Göreve gelme sürecinde eşimizden dostumuzdan çok uyarı aldık. Ben bu kulübü böyle bırakmayacaklarını ve mutlaka yardım edeceklerini düşünmüştüm. Yaklaşık 1 yıl önce dost meclisinde 45 Milyon TL borç civarında bırakırsa eski yönetim biz talip olalım ve alalım denirdi. Ben de hayır, biz sıfır borçla alalım ki rahat bir şekilde projelerimizi gerçekleştirelim derdim. Öyle bir hal aldı ki, durum her gün borçları düşünmekten hiçbir projemizi yapmayı bırakın düşünemedik. En büyük projemizi açıklamıştık. Bugün, Valimiz o projeyi başlatsaydı. Bu şehrin geleceğini bile kurtarırdı. Bütün milletvekili, erkler, STK’lar bu işin ana noktasının belediye fonları olduğunu anlamalı. Eski yönetim döneminde yapılanların hiç biri yapılmadı. O zaman sen İrfan Yumakgil’i neden çağırdın ve aday gösterdin?BİZ PROJELERİ ÇÖZERİZ DİYE DÜŞÜNDÜK-Başkanla yaptığınız görüşmelerde size yapılan uyarıları hiç aktarmadınız mı? Size karşı bir güvensizlik var. Beni de uyarıyorlar. Beni yalnız bırakırsanız, ben ne olacağım şeklinde konuşmadınız mı? Seçilmediğimiz dönemde TFF ile görüşmemiz etik değildi. O ara federasyonla içli dışlı olan Bakanımız aradığında 1 Milyon TL destek olunacak gibi söylemler vardı. 5-6 Milyon TL gibi de gelirler gelecek gibi olaylar vardı. O gelirse Selçuk Öztürk’e olan borçlar dışındaki hepsini temizler, transfer yapacağımız oyuncuların hepsini neredeyse bitirmişiz ve transfer tahtası konusunu 10 dakikada çözeriz diye düşünmüştük. Bu işin böyle olmadığı eylemde meydana çıktı. Geçen gün de açıkladım. TFF 9 Kasım’da gündeme geldiğinde ancak bu yardımları gerçekleştirebiliriz denildi. Bu da kurumları zora sokuyor. O zoru gördüm. Bazı futbolcu alacakları geldi. Eğer bir an evvel hamle yapılmazsa işin içinden çıkılmaz. Talep ettiğimizde hep olmaz, yapamayız dendi. Geçen yönetim döneminde nasıl oldu peki? Onlar sütlacı, künefeyi yedi de bu dönem neden olmuyor? Hep kaçamak cevaplar. En sonunda Bakan ve bazı Milletvekilleri kardeşim anahtarı götür ver dediler. Rasim Küçükel’in cenazesinden önce Bakanımızla görüştük. Ne yapalım diye. Biz bu zamana kadar sponsor ve desteklerle 3 Milyon TL’ye yakın katkılar sağladık. Futbolcu ve işçi borcu dışında 2 küçük borcumuz var. Birisi kasaptır. Kendi görevim döneminde kulübü 3 aylık süreci borçsuz olarak devretmek istiyorum. 1 galibiyet, 1 beraberliğin primlerini verdik. Bu primlerin birini biz verdik, birini de Valim, Belediye Başkanı ve Ticaret Odası Başkanı şehrin önde gelenlerini aradı. Netice alınamadı. En sonunda Ticaret Odası Başkanına borçlanarak bu primi ödeyebildik.
MEHMET AĞAR VE YUMAKGİL AİLESİNİ BİR ARAYA TOPLADIN, GETİRDİN VE BU ADAMLARIN ÜZERİNDEN BU UYGULAMAYI YAPTIN. BÖYLECE İKİSİNİ BERTARAF ETMEK İSTEDİN. PROJEDEN KASTIM BUYDU.-Bu kadar hadiseler yaşanmasına rağmen üç ay neden direndiniz. Tuncay Akgün basın toplantısına bir ay sonra bırakmanız konusunda uyarmış. Bir de basın toplantısında proje ürünü olduğumu yeni anladım dediniz. Bu ne anlama geliyor.Basın toplantısındaki projeden kastım; Bu şehirde bir Mehmet Ağar ve bir de Yumakgil ailesi var. Beni seveni de var, sevmeyeni de ama çarşıda gezdiğimizde kimse kaşının üstünde gözün var demez. Herkesle de iyi diyaloglarım var. Buradaki kastım. Mehmet Ağar ve Yumakgil ailesini bir araya topladın, getirdin ve bu adamların üzerinden bu uygulamayı yaptın. Bu uygulamayı yapmakla bu ikisini bertaraf etmek istedin. Projeden kastım buydu.-Ondan sonra neden üç ay devam ettiniz?Ben 1999 yılında kötü bir hadiseden sonra başkan oldum. O gün de bugünkü gibi her şey kötü gidiyordu ama takımı sahaya çıkarttım. 48 Bin TL borç bıraktım ama iki futbolcuyu satılar ve denge artıya geçti. O dönem güçlüklerle başa çıktık. O dönemde de kumpaslar yapıldı, bu dönemde de yapıldı. Taraftar gruplarını iyi analiz edin. Çoğu birileri tarafından yaptırılıyor ve basit düşünüyorlar. Ben memleketin çocukları buradan ekmek yesin dedim, gayemiz buydu. Bu dönemde de geçmiş dönemde olduğu gibi zorlukların üstesinden geliriz diye bırakıp gitmedik.
BEN HAKİKATLERİ DİLE GETİRDİM.-Siz proje olduğunu ve sizin üzerinden siyaset yapıldığını söylüyorsunuz. Zaman zaman Televizyon konuşmalarınızda Belediye Başkanı Yanılmaz’ı savunan konuşmalarınız oldu. Belediye destekli yönetimi eleştirmek yerine yerel seçimler öncesi rakibi Selmanoğlu dönemindeki yönetimleri hedef noktasına aldınız. Kamuoyunda böyle algılandıBen mesaj vermek istemedim. Bir hakikati dile getirdim. İkincisi son söylemlerimde değil, Ben ilk günde bile icraatlarında söyledim. Vitolo örneği vermiştim ki, dosyalarını bile tam tetkik etmemiştim. Hiçbir başkan da dosyaları tek tek inceleyemez. Selçuk Öztürk zamanında 250 Bin Euro… Daha sonra 3 Milyon 750 Bin Euro, daha 1 Milyon 250 Bin Euro… 3 tane grafik çizilebiliyor. Selçuk Öztürt’e göre Sedat Karataş başarılı ama 250 Bine göre başarısız. Bunları söyledim. Jeneratör olayını da anlattım. Maranhao olayına yine değindim. Birisi faiziyle aldığı parayı söylediğimde, bana git belediyede çalışan birine prim verildiğini söyledi. Bunlar öyle bir şey ki enteresan. Bakıyorsun bu işlerin arkasında hem nemalanan adamlar çıkıyor. Hepsi birbiriyle iç içe. Bunları zaman zaman sordunuz ve anlattım. Radikal karar almamız için maddi olarak rahat olmamız gerekiyor. İşçimiz ile futbolcu ile çok rahat diyaloğunuz olmalı. Maddi olarak elimiz kolumuz bağlıydı. Peki geçmişte o gün kulübü kurtarma kararı alıyorsun. Neden Mayıs ayında frene basıyorsun.-Ben de onu soracaktım. Hadi geçmiş yönetimlere güven duymadığını kabul edelim. Size güvenerek desteğini açıklamasına rağmen dışlanmayı, destek verilmemenin nedenini nasıl değerlendiriyorsunuz. Sizin açıklamalarınız mı etkili oldu, siyasi manevralarınız mı, sizin yalnız kalmanızda etkili oldu?Benim dünya görüşüm değişmedi. Benim dünya görüşüm Allah’a kul olmak. Kula kul olmamak.
SİYASİ HATASININ CEZASINI ÇEKECEK-Yine soruyorum. Konuşmalarınız da hep Ak Parti vurgusu yaptınız. Siz Ak Partilisiniz. Belediye Başkanı Ak Partili, elinizde tuttu. Size deste açıklaması yaptı. Ama aranıza bir süre sonra soğukluk girdi. Bu neden kaynaklandı?Bana destek verilmemesi, kendisinin 3 aydır uyguladığı siyasetin yanlış olmasına… Sonra o projenin ürünü olmamız nedendir Cumhurbaşkanımız bir açıklama yaptı, Eski başkanlarımız bir daha gelmesinler diye. Bundan sonra aday olmayacaklar diye…Bunlar da etkili olabilir. Bana Mücahit Yanılmaz cevap vermeyince whatsaptan da yazdım. İki yolu vardı. Eğer devam etmeyeceksen yine de destek verip kahraman başkan olursun, öyle gidersin. Bir diğeri de eğer devam edeceksen de yine destek verir, karlı ve kahraman başkan olarak yola devam edersin. İkisini de yapmadı ve yanlış yaptı. Mehmet Ağar DYP Genel Başkanı olduğunda 2 büyük hata yapıp siyasi bedelini ödediyse, Belediye Başkanı da bunun ileride sancılarını çekecektir. Bizi pansumanda kullanacağına kendisinin kadrosu vardı. Sedat Karataş ve Karahan Çelik partiden de dışlandı. Belediye de başka kadrolar vardı. Bizi çağıracağına onlara görevi verseydi. Bizi neden bu hale düşürdün? Sen kim olursan ol, o makam oturduğunda şahıslara 68 Milyon TL verdiysen o teşkilattan kim gelirse gelsin aynısını fonlardan vermeye mecbursun kulübü kurtarmak adına. Bu mecburiyeti etik anlamında söylüyorum. O dönem bana ben mecbur muyum yahu? demişti. Kulübü çıkmazdan çıkaracağız, borçları sileceği, sonra kimse bizin kapımıza gelmesin yağıyla kavrulsun dese, gelen yöneticiler de ona göre hareket eder. Biz de tüzük çalışmasında borçlar konusunda gelen idareci hükümlü olsun diye çalıştık ama olmadı. Biz kulübü düşünmesek borçlanıp hem tahtayı açar hem de şampiyonluğa oynayan takım kurardık. Kimse istifa demezdi ve kahraman olurduk.
SİYASİ ERKLER DESTEK VERDİ. BELEDİYE SORUNLAR ÇIKARTTI-Kendi yönetimindeki Belediye destekli yönetimden sonra Belediyenin daha sonraki yönetimlere fren yaptığını görüyoruz. Gerekçe olarak da siyasileri adres göstermişti. Yolsuz iddiaları etkili olmuş mudur? Siyasiler bu dönem size destek verdiler mi?Sedat Karataş döneminin son zamanlarında belediye hiçbir destekte bulunmamış. Onlar da kalkmış jeneratör satmış. Bugün deplasmanlara sadece bir yönetici gider ve kendi parasıyla gider. Sedat Karataş döneminde kafile grup sayısı 50-60 kişi. Bu bir israftır. Bunları biz frenledik ve başarılı olduk. Ama tabi başarılı olamadığımız yerler de var.Toplantılarda siyasi erklerin hepsi imza bile vermeye hazırdı. Hep Ferrokrom, Çimento vs.den bağış alalıma bağlandı. Biz bağış alabilmemiz için fonlar çıkartmamız gerek ama ihale yasası gibi sorunlar çıkartıldı. Sedat Karataş döneminde bu ihale yasası yok muydu? Hukuka göre hareket edelim ama sen söz verdin.ELAZIĞSPORA DESTEK KONUSUNDA SAMİMİ TAM GÖRMÜYORUM-Doksan günde Belediyenin Elazığspora bu aşamada samimi olduğunu düşünüyor musunuz?Onu biraz yumuşatarak ifade edeyim. Tam görmüyorum. Nedenine gelince, kongrelerde de söylüyorum. Elazığspor bir güç ama gücün arkasındaki sayı yetersiz. Kongre üyesinin 10 bin kişi olduğunu ya da stattaki taraftar sayısının 12 bin olduğunu düşünün. Çok daha farklı olabilirdi her şey.
ZEMİN HAZIRLAMAKTAN ÖTE VURDUMDUYMAZLIK VAR-Yaşanılan bu hadiselerle Elazığsporu zor durumda bırakarak kapatılmasına yönelik bir zemin hazırlanıyor diyebilir miyiz?Elazığspor kapatılmasının zemini hazırlanmıyor ama vurdumduymazlık var. Toplantılarda Elazığ’ın bin bir derdi var, bunlardan biri de Elazığspor dediler. Buradan herkes nasibini alabilir. Ben bir şey dimeyeyim. Şu anda iki aday var. TFF’den borçlarla ilgili belgeler gelmeye devam ediyor. Burada hareket edilmezse yarın çok geç olur. Borçları şehir olarak ödemek zorundayız. Bunları avukatsız, menajersiz, faizsiz ödeyelim. Bunlara faiz binmeden ödensin. Necati Erdem kulübe geldiğinde arkadaşlara bütün borçları, cezaları detaylı söylemelerini istedim. Hakikati söyledik. Örnek veriyorum, Sarpong’un 160 Bin, Hora’nın 100 Bin ve Maranhao’nun 10 Bin Euro alacağı var. Avukatlarla bu fiyatlarla da anlaşılabilir fakat nakit bir parayla bu futbolcularla daha az fiyatlara anlaşıp kulübe kazanç da sağlanabilir.
Spor
Yayınlanma: 31 Ekim 2018 - 11:25
SİYASİ HATASININ CEZASINI ÇEKECEK
Elazığspor eski Başkanı İrfan Yumakgil istifa sonrası yaşanan süreci elaziginsesi
Spor
31 Ekim 2018 - 11:25














