Projeden villa satın alan hak sahiplerinden Veysi Ergün, yaşadığı mağduriyeti anlatarak hem teslim sürecindeki gecikmeleri hem de projeye ilişkin iddialarını elaziginsesi.com haber sitesine konuşarak sorunları ve iddiaları kamuoyu ile şöyle paylaştı. Ergün, yaklaşık 18 ayda teslim edilmesi taahhüt edilen villaların aradan geçen yaklaşık 40 aya rağmen tamamlanmadığını belirterek hukuki süreç başlattığını açıkladı.
"Reklamları Görünce Güvendik, Villa Satın Aldık"
Batı Kent Prestij Villaları Projesi'ni ilk olarak yerel televizyonlarda yayınlanan tanıtım reklamları sayesinde duyduklarını belirten Veysi Ergün, satın alma sürecini şöyle anlattı:"Aslında villa alma gibi bir planımız yoktu. Eşim ve çocuklarım reklamları görünce merak ettik. Satış ofisine gittik. Projeyi anlattılar, güven verdiler. Sonuçta karşımızda Elazığ Belediyesi'nin iştiraki olan EBUAŞ vardı. Güvenerek 5+1 Tip-2 villa satın aldık."Ergün, sözleşmede villaların 18 ay içerisinde teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, buna güvenerek satın alma işlemini gerçekleştirdiklerini söyledi."18 Ay Yerine Yaklaşık 40 Ay Geçti"
Teslim tarihinin yaklaşmasıyla birlikte sık sık şantiyeye gittiklerini ifade eden Ergün, her defasında "Bitti, bitecek" cevabını aldıklarını ancak projenin sürekli ertelendiğini dile getirdi.Ergün, şunları söyledi: Süre yaklaştıkça bizde ne olacağını merak ettiğimiz için birkaç defa gittik geldik. Bitti bitecek şeklinde ifade edildi ama sürekli uzamaya başladı. Muhatapta netice bir devlet kurumu elazığ belediyesi, elazığ belediyesinin iştiraki olan EBUAŞ muhatabımız. Herhangi bir güven problemimizin olmasa gerekir normal şartlarda, şahıs şirketi olursa olumsuz durum söz konusu olabilir. Yapmadan kaçabilir. Yaşanmayan olaylar değil bu ülkede. Dolayısıyla bitme süresi yakın bir sürede gittik. Bitme süresini bekledik olmadı. Ama bir türlü belediye vaat ettiği sürede bitirmedi"18 ay denildi, bugün yaklaşık 40 aya ulaştık. Hâlâ teslim alamadık. Bana göre bu yıl içerisinde de tamamlanacak gibi görünmüyor. Muhtemelen önümüzdeki yılın sonuna doğru ancak oturulabilecek seviyeye gelir.""Dekorasyonu Hazırladım, Mobilyaları Aldım Ama Eve Giremedim"
Teslim tarihine güvenerek villanın iç dekorasyonu için anahtar teslim bir firmayla anlaştığını söyleyen Ergün, yaşadığı maddi kayıpları da anlattı."İnşaatın biteceğini düşünerek dekorasyon firmasıyla anlaştım. Ödemelerini yaptım. Ardından mobilyaları ve beyaz eşyaları satın aldım. Belediye taahhüt ettiği tarihte teslim etmeyince bütün planlarımız altüst oldu. Muhtemelende bu sene sonu bitecek gibi görünmüyor. Önümüzdeki senenin sonu gibi belki yaşam mümkün olabilir. "Yüzde 70 Tamamlanmadan Kalan Ödeme İstendi"Projede ikinci büyük sorunun ödeme sürecinde yaşandığını öne süren Ergün, sözleşmeye göre kalan ödemenin inşaatın yüzde 70 seviyesine ulaşmasının ardından istenmesi gerektiğini ancak bunun çok daha erken talep edildiğini iddia etti."İnşaat yüzde 30-35 seviyesindeyken bizden kalan ödeme talep edildi. EBUAŞ, inşaatın yüzde 70 seviyesine geldiğini söyledi. Doğal olarak şöyle yorumladık biz daha önce ödediğimizi tükettiler. Paraya ihtiyaç oldu. Dolayısıyla günü beklemeden erken tahsilata yöneldiler. Biz hukuki yollara başvurduk. Yapılan bilirkişi incelemelerinde inşaatın yüzde 70 seviyesinde olmadığı ortaya çıktı. Arkadaşlarda dediler ki proje yüzde otuz beş kırk aşamasında yüzde yetmiş aşamasından çok uzak bir durumda. İkinci problemimiz o oldu. "Sorunun Temelinde Liyakat Eksikliği Var"Projedeki gecikmenin nedenine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ergün, yaşananların temelinde yönetimsel sorunlar bulunduğunu savundu."Baştan sona ciddi bir liyakat problemi olduğunu düşünüyorum. Belediyeyi ve iştiraklerini yöneten kadrolar böylesine büyük projeleri yönetebilecek yeterliliğe sahip değil. Yanlış planlama yapıldı, süreç yönetilemedi.Sonuç olarak şu kanaata vardım. Baştan sona kadar bir liyakatsizlik problemi var. liyakatı olmayan kadroların belediyeyi, belediyenin iştiraki olan şirkete gelmesi, yönetmesi, başından büyük işlere kalkışması, işin içinden çıkamaması, bir türlü sonuca varamaması, öbür taraftan da hırsızlık yolsuzluk gibi bir sürü hikaye dolaşıyor kamuoyunda bunların gerçeklik payının da çok yüksek olduğunu da düşünüyorum. Netice de artık siyaset belediye de olsun milletvekilliği olsun, belediyeye bağlı iştiraklerde olsun devletin diğer kamu kurumları olsun. Bunların tamamında esas olan vatandaşa hizmettir. Mevcut durumda siyasetçi bununla beraber çalışan bürokratların bu konuda ki çabaları vatandaşın ve ülkenin sırtından ne kadar nemalanalım aşamasına geçti.” Dolayısıyla bu proje ile ilgili olsaydı. Doğru planlama yapılmış olsaydı. Proje bitmiş olurdu. Bu belediyedir. Kendi imkanları ile çok rahat yapabilecek bir durumda. Vatandaş parasını ödemiş olmasına rağmen villasını alamıyor. "500'e Yakın Hak Sahibi Mağdur"Projede yalnız olmadığını belirten Ergün, yüzlerce vatandaşın benzer mağduriyet yaşadığını ifade etti."Altınını satan var, arabasını satan var, evini satan var, tarlasını satan var. Başka ailelerin yanında kalmak zorunda kalan insanlar var. "Vatandaş Korktuğu İçin Hukuki Sürece Gitmiyor"
Hak sahiplerinin büyük bölümünün dava açmaktan çekindiğini öne süren Ergün, bunun en önemli nedeninin tapuların henüz verilmemesi olduğunu söyledi. vatandaş hakkını aramıyor, arayamıyor. Korkuyor. Mevcudunu kaybetme riski taşıyor. Burada da ben bir çok arkadaşlar görüştüm. Herkes perde gerisinde mağduriyetini çok çok uzun cümleler kurarak anlatıyor. Hakaretler ediyor. Bedduvalar ediyor. Süreç başlatılması, haklarımızı hukuki şartlarda arama safhasına gelince insanlar korkuyor. Tapu konusunda aylardır bu gün yarın gibi demelerine rağmen herhangi bir tapu veremediler. Başka problemlerinin olduğunu duymuştum ama SGK ile ilgili arazinin belediyeye, belediyeden EBUAŞA geçmesi ile ilgili bir takım teknik problemler var. vatandaş ben tapumu alamazsam. Verdiğim para giderse gibi akla hayale sığmayacak korkuları endişeleri var. İnsanlar haklarını aramak istiyor ama korkuyor. Tapular henüz verilmedi. 'Tapumu alamazsam, param giderse' endişesi taşıyorlar. Bu nedenle birçok kişi sessiz kalıyor."Neticede kamuya karşı türkiyede birey çok zayıf. Bireysel haklar çok zayıf. Avrupadaki gibi devlet vatandaşa karşı zayıf durumda değil devlet her şey demektir. Mevcut statikoya karşı vatandaşın hak arama girişimi ihtimali son derece zayıf. "Tek Çözüm Hukuk"Sorunun çözümü için öncelikle EBUAŞ yetkilileriyle görüşmeye çalıştıklarını belirten Ergün, sonuç alamayınca hukuki süreci başlattıklarını ifade etti."Önce diyalog kurmaya çalıştık. Sorunlarımızı anlattık. Sonuç alamayınca hukuka başvurduk. Bundan sonra hukuk başta olmak üzere yerel medya, ulusal medya ve sosyal medya dahil tüm meşru yolları kullanacağız.""Eksik ve Hatalı İşçilikler Var"
Projede teknik açıdan da ciddi eksiklikler bulunduğunu iddia eden Ergün, şu değerlendirmelerde bulundu:İnşaat, en başından sonuna kadar standartlardan uzak keyfe keder bir şekilde yapıldı. İzolasyon, yalıtım, PVC doğramalar, denizlikler, dış cephe, cephe altı yalıtım, bina temel bohçalama, garaj, korkuluklar vs. a'dan z'ye ne varsa problemli. Yapan belediye, denetleyen belediye. Böyle şey olur mu? İnşaatı yapan belediye kendi kusurlarını görür mü? Çok ciddi eksiklikler ve aksaklıklar söz konusu olduğu için bilirkişiyi şantiye alanına sokmak istemiyorlar. Mevcut inşaat standardı, adeta 30-40 yıl öncesinin inşaat standardı gibi olmuş. İşçilik berbat, bir türlü düzelmiyor. Ortada vatandaşını çarpmaya çalışan belediye kılığına girmiş üçkağıtçı müteahhit modeli var..Dış cepheden çatıya, garajdan izolasyona kadar birçok noktada eksik ve hatalı uygulamalar olduğunu düşünüyorum. Vatandaşa vaat edilen kalite ile mevcut durum arasında ciddi fark var.""15-20 Milyon Liralık Mağduriyet"
Ekonomik kaybının oldukça büyük olduğunu belirten Ergün, yaptığı hesaplamayı şu sözlerle aktardı:"Bugüne kadar yaptığım ödemeler ve dekorasyon dahil eski rakamlarla yaklaşık 8 milyon lira harcadım. Günümüz şartlarında bunun karşılığı 15-20 milyon lira civarında. Bu parayla bugün Elazığ'da en lüks villalardan biri satın alınabilir. Maalesef böyle ciddi bir rakam harcamamıza rağmen elimizde bir enkaz var. şimdi teslime zorluyorlar vatandaşı. Gelin villanızı teslim alın. Bir sözleşme koymuşlar. Vatandaşa metazoru bir şekilde teslime zorluyorlar. "Teslime Zorlanıyoruz"Hak sahiplerinin eksik işler tamamlanmadan teslim almaya yönlendirildiğini de iddia eden Ergün, teslim tutanaklarının ileride hak kaybına neden olabileceğini düşündüğünü söyledi."Eksik işler tamamlanmadan teslim almamız isteniyor. Bu haliyle teslim alırsak ileride hak kaybına uğrayacağımızı düşünüyorum. Sonrasında bütün eksikleri kendi cebimizden tamamlamak zorunda kalacağız. Hadi onu da yaptık diyelim. Sonrasında orada kalitesi bir yaşamın olmasına olanak yok gibi diye düşünüyorum. "Hayal Kırıklığı Yaşıyorum"Sözlerinin sonunda yaşadığı süreci "büyük bir hayal kırıklığı" olarak değerlendiren Ergün, şöyle konuştu:"Ben üzerime düşen bütün yükümlülükleri zamanında yerine getirdim. Aynı hassasiyeti karşı taraftan göremedik. Sorun vatandaşın belediyeye güvenmesi değil, verilen taahhütlerin yerine getirilmemesidir. Umarım yaşanan mağduriyetler en kısa sürede giderilir."