Sarışın açıklamasında, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 5403 sayılı Toprak Koruma Kanunu’nda “hobi bahçeleri”ne ilişkin açık bir tanım bulunmadığına dikkat çekti. Buna rağmen yıllardır denetlenmeyen ve fiilen meşrulaşan yapılaşmaların bugün “kaçak” denilerek yıkım sürecine sokulmasını eleştirdi.
“Yıllarca göz yumuldu, şimdi yıkım gündemde”
Açıklamada, söz konusu alanların uzun süre denetlenmediği, aksine elektrik ve su gibi altyapı hizmetleri götürülerek kullanımının teşvik edildiği vurgulandı. Sarışın, “Yapılırken ve kullanılırken göz yumulan bir yapılaşma modeli, bugün bir anda kaçak ilan edilerek yıkım konusu yapılmaktadır” dedi.
“Devlet neredeydi?”
Sarışın, süreçte sorumluluğun yalnızca vatandaşa yüklenemeyeceğini belirterek şu soruları yöneltti:
Bu araziler bölünürken neredeydiniz?Satışlar yapılırken neden müdahale edilmedi?Elektrik ve su bağlanırken denetim neden yapılmadı?Vatandaş yatırım yaparken neden sessiz kalındı?Sürecin bu noktaya gelmesinde kamu kurumlarının sorumluluğu olduğunu savunan Sarışın, “Kaymakam, vali, belediye; görevini kim yapmadı?” diye sordu.
“Bu bir yönetim modeli haline geldi”
Sarışın, Türkiye’de benzer konularda tekrar eden bir yönetim anlayışı oluştuğunu ileri sürerek, “Önce görmezden gelinen, sonra büyümesine izin verilen, ardından cezalandırılan ve seçim dönemlerinde affedilen bir sistem oluştu” ifadelerini kullandı.
“Tarım arazileri korunmalı, ancak vatandaş mağdur edilmemeli”
Açıklamada iki temel gerçeğe dikkat çekildi:
Tarım arazilerinin korunmasının zorunlu olduğuMevcut yapılaşmanın yılların denetimsizliği sonucu ortaya çıktığıSarışın, bu nedenle çözümün yalnızca yıkım kararlarıyla sağlanamayacağını belirtti.
“Çözüm: planlı ve sürdürülebilir model”
Anahtar Parti olarak çözüm önerilerini de paylaşan Sarışın, yasak-ceza-af döngüsünden çıkılması gerektiğini vurguladı. Buna göre:
Doğayla temas ve üretim ihtiyacını gözeten,Planlı ve denetimli kullanım modelleri oluşturan,Mülkiyet yerine kullanım hakkı temelli bir sistem kurulması gerektiği ifade edildi.Sarışın, “Devletin görevi sonradan yıkmak değil, en baştan doğruyu yaptırmaktır” diyerek açıklamasını tamamladı.


















