Çelik, imar planlarının yalnızca fiziksel değil, sosyal, ekonomik ve çevresel faktörleri de içeren kapsamlı bir süreç olduğunu vurgulayarak, planların hazırlanması kadar uygulanmasının da büyük önem taşıdığını ifade etti.
Hukuki Sorunlar Öne Çıkıyor
Çelik’in açıklamalarına göre, imar planlarının uygulanmasında en çok karşılaşılan sorunların başında hukuki belirsizlikler geliyor. İmar mevzuatındaki sık değişiklikler, çakışan yetki alanları ve yargı kararlarındaki tutarsızlıklar, planlama sürecini zora sokuyor. Belediyeler ile bakanlıklar arasında yaşanan yetki karmaşası ise uygulamada büyük aksaklıklara neden oluyor. Ayrıca, alt ölçekli planların çoğu zaman üst ölçekli planlara uygun olmadan hazırlanması, plan bütünlüğünü bozan bir diğer unsur olarak dikkat çekiyor.
Planlama Sürecinde Eksiklikler Var
Planlama süreçlerinin uzun sürdüğüne ve çoğu zaman eksik ya da güncel olmayan verilerle hazırlandığına değinen Çelik, yerel halkın, meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının planlama süreçlerine yeterince dahil edilmediğine işaret etti. Planların teknik verilere dayalı olarak değil, çoğu zaman siyasi baskılarla şekillendiğini ifade eden Çelik, bu durumun planın uygulanabilirliğini olumsuz etkilediğini söyledi.
Finansman Sorunları ve Spekülatif Plan Değişiklikleri
İmar projelerinin hayata geçirilmesinde karşılaşılan finansal zorluklara da dikkat çeken Çelik, kamu-özel sektör iş birliğinin yetersizliğine vurgu yaptı. Planlanan projeler için yeterli mali kaynağın bulunamaması ve spekülatif amaçlarla yapılan plan değişikliklerinin, kamu yararını geri plana ittiğini ifade etti. Bu tür değişikliklerin, şehir planlamasına olan güveni zedelediğini belirtti.
Teknik ve İdari Uygulama Sorunları
Uygulama aşamasında da pek çok teknik ve idari sorunla karşılaşıldığını belirten Çelik, altyapı yatırımları ve kamulaştırmalar için gerekli bütçenin çoğu zaman bulunamadığını ifade etti. Mülkiyet yapısındaki karışıklıklar, hisseli ya da ihtilaflı tapuların süreci zorlaştırdığını dile getiren Çelik, parselasyon işlemlerinde yapılan hataların da planın sağlıklı bir şekilde uygulanmasını engellediğini söyledi.
“Sık Plan Değişiklikleri Güveni Zedeliyor”
İmar planlarında sık sık yapılan değişikliklerin, yatırımcılar ve vatandaşlar nezdinde güven kaybına yol açtığını vurgulayan Çelik, bu değişikliklerin plan bütünlüğünü bozarak şehirlerin sağlıklı gelişimini tehdit ettiğini ifade etti.
Yüksek Şehir Plancısı Nihan Yeşilgül Çelik, tüm bu sorunların çözümü için planlama sürecinin şeffaf, katılımcı ve bilimsel verilere dayalı şekilde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Planların kamu yararını esas alacak biçimde, uzun vadeli bir vizyonla hazırlanmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.