İddiaya göre, mevcut oda yönetimi tarafından Barış Aydın’ın adres değişikliğini bildirmediği gerekçesiyle Aralık 2025’te üyelik düşürme işlemi yapıldı. Herhangi bir yazılı tebligat yapılmaksızın gerçekleştirildiği öne sürülen bu işlem kapsamında Aydın’ın ismi kısa süre askıda tutulduktan sonra üye listesinden çıkarıldı.

Ancak 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nda, adres değişikliğinin bildirilmemesinin doğrudan üyelikten çıkarma sebebi olarak düzenlenmediğine dikkat çekiliyor. Hukukçular, üyelikten çıkarma gibi ağır yaptırımlar için yazılı tebligat yapılması, savunma hakkının tanınması ve gerekçeli bir yönetim kurulu kararının bulunmasının zorunlu olduğuna vurgu yapıyor.
Öte yandan, üyeliğin düşürüldüğü iddia edilen süreçte Barış Aydın’dan yıllarca aidat tahsil edilmiş olması, oda tarafından fiilen üye olarak kabul edildiğinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Adaylığın açıklanmasının hemen ardından alınan bu kararın, seçme ve seçilme hakkına müdahale niteliği taşıdığı ileri sürülüyor.
Edinilen bilgilere göre konu yargıya taşındı. Üyeliğin iptali ve ihtiyati tedbir talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldığı ve hukuki sürecin başlatıldığı öğrenildi. Oda yönetiminden ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Barış Aydın yaptığı açıklamada, yaklaşık 10 yıldır üyesi olduğu Elazığ Bakkallar ve Tekel Bayileri Odası’nda adaylığını açıklamasının ardından hukuka ve mevzuata aykırı bir uygulamayla karşı karşıya kaldığını belirterek şunları söyledi:
“Tarafıma herhangi bir yazılı tebligat yapılmadan, savunma hakkım tanınmadan ve gerekçeli bir karar bildirilmeksizin, adres değişikliğini bildirmediğim iddiasıyla oda üyeliğimin sona erdirildiğini sonradan öğrendim. 5362 sayılı Kanun’a göre adres değişikliği bildiriminin yapılmaması tek başına üyeliğin düşürülmesini gerektiren bir sebep değildir. Kaldı ki bugüne kadar odamız tarafından düzenli olarak aidat tahsil edilmiştir. Adaylığımı açıklamamdan hemen sonra yapılan bu işlem, demokratik bir meslek örgütünde kabul edilemez ve seçme ile seçilme hakkına açık bir müdahaledir. Hukuki haklarımı sonuna kadar kullanacak, sürecin yargı önünde takipçisi olacak ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğim.”
Yaşanan gelişmelerin, oda seçim sürecini ve meslek örgütlerindeki demokratik işleyişi nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.

















