Elazığ Stratejik Derneği Başkanı Av. Murat Erdoğan konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu sorun Elazığ'ın gündeminde yazın en sıcak döneminde geldi oturdu. İzmir'de su sorunu var, İstanbul'da su sorunu var. Türkiye'deki barajlar kuruyor. Halk susuzluk yaşayacak korkusu var. Çünkü iklim değişikliği var, kuraklık var. Biz Elazığ'ın 40 yıllık su meselesini bitirmişken birden bire susuz kalıyoruz. Barajda su kalmıyor" dedi. Dönemin siyasilerinin "40-50 yıllık su ihtiyacını çözdük" iddialarına rağmen suyun bittiğini belirten Erdoğan, sorunun kökeninde baraj yapımındaki sızıntıların önceden tespit edilememesi gibi büyük hatalar olduğunu savundu. Baraj inşası öncesi aylarca süren kontroller, izlemeler, incelemeler, raporlamalar ve testlere rağmen bu hataların gözden kaçırıldığını ifade etti.
DSİ'NİN "ÜCRETLİ SU SATIŞI" ELEŞTİRİSİ
Erdoğan, DSİ'nin Elazığ Belediyesi'ne barajı ücretsiz yapmadığını, Hamzabey'den Palu ve yol üzerindeki yerlere kadar olan bölgeler için suyun bedelini satarak masrafları çıkaracağını söylediğini aktardı. "Aslında biz size bu barajı ücretsiz yapmıyoruz, ücretli yapıyoruz. Bir defa bu mantık yanlış" diyen Erdoğan, DSİ'nin kuruluş amacının şehirlerdeki su ihtiyacını gidermek olduğunu hatırlattı. DSİ 9. Bölge Müdürlüğü'nün hazine bütçesiyle finanse edildiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Sizin tabii görevlerinizden birisi buradaki insanların su ihtiyacını karşılama. Siz Elazığ'a diyorsunuz ki 'Ben yasal hakkımı kullanarak size suyu para ile satacağım.' Bir defa bu yasaya ve anayasaya aykırı. Burada böyle bir yanlış var.
TÜCCAR GİBİ DAVRANIŞ VE KAMU ZARARI
İkinci büyük yanlışı "tüccar gibi hareket etmek" olarak nitelendiren Erdoğan, kamu kurumlarının vatandaşın su ihtiyacını kamu yararını gözeterek karşılaması gerektiğini vurguladı. DSİ'nin sözleşmeye koyduğu maddelerle belediyeyi zamlara bağladığını belirten Erdoğan, "Elazığ Belediyesi yüzde 30 zam yaptı diyelim, DSİ'nin 5 milyar alacağı yüzde 30 oluyor, 6,5 milyar. Sen burada çok aşırı derecede bir kamu kurumunu zor duruma düşürecek derecede bir iş yapıyorsun" dedi.Erdoğan, sözleşmede 40 yıl ödeme garantisi verilmesine rağmen projenin eksik yapıldığını, kırk yıl su garantisinin getirilmediğini, anayasal haklara aykırı davranıldığını ve işin ticarete dönüştürüldüğünü iddia etti. Fiyat farkları ve aşırı gazil maddelerle belediyenin 7-8 milyar TL'lik borçla karşı karşıya kaldığını belirten Erdoğan, "Kırk yıllık hedefini belirleyememişsin. Projeni eksik yapmışsın" eleştirisinde bulundu.
HUKUKİ ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Bu meselenin siyasi olarak çözülmemesi halinde hukuki yolların açık olduğunu belirten Erdoğan, sözleşmenin 9. ve 11. maddelerinin incelendiğini ve iptali için idare mahkemesinde dava açılabileceğini söyledi. "O ayrı bir mesele. Bir Elazığ meselesi olduğunu düşünmek lazım" diyerek konuyu yerel bir sorun olarak çerçeveledi.
















