İlimizde geçen yaz yaşanan su sıkıntısı hakkında CHP Milletvekili Erol, Tarım ve Orman Bakanlığa 8.9.2025 tarihinde verdiği soru önergesi verdi. Bakanlık 25.11.2025 tarihinde yanıt verdi. Bakanlık verdiği yanıtta susuzluğun sorumlusunu Elazığ Belediyesi olduğunu
açıkladı. Aylar geçmesine rağmen bakanlığın yanıtına tepki göstermeyen Erol, Bakanlığın susuzluğun sorumlusu Elazığ Belediyesidir yönünde yanıt medya da yayınlanınca aklı başına geldi. Belediyeye şirin görünmek için sorun çözülünceye kadar takipçisi olacağını ifade ederek bir kez daha göstermelik şovunu gerçekleştirmiş oldu. Sorunun kaynağının yine Bakanlığa çevirmeye çalıştığı görüldü.
Erol yaptığı yazılı açıklama da Hamzabey Barajı’nın yapım aşamasında Elazığ’ın 40–50 yıllık içme suyu ihtiyacını karşılayacağı yönünde kamuoyuna güçlü vaatlerde bulunulduğunu hatırlattı. Bu iddiaların yalnızca yerel düzeyde değil, en üst siyasi makamlarca da dile getirildiğini ifade eden Erol, Elazığ halkının bu sözlere güvenerek projeye sahip çıktığını söyledi.
Ancak bugün Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verdiği resmi yanıtın, o dönem yapılan açıklamalarla açık bir çelişki içinde olduğunu belirten Erol, Bakanlığın kendi verilerine dikkat çekti. Buna göre Hamzabey Barajı’nın doluluk oranının 2021 yılında yüzde 0,5, 2025 yılında ise yalnızca yüzde 1,1 seviyesinde olduğunu kaydeden Erol, aradan geçen yıllara, yapılan enjeksiyon çalışmalarına ve harcanan milyarlarca liraya rağmen barajın hâlâ Elazığ’ın içme suyu ihtiyacını karşılayamadığını ifade etti.
“40–50 yıllık su ihtiyacını karşılayacağı söylenen bir baraj, neden 4–5 yıldır neredeyse boş?” diye soran Erol, sorunun yalnızca kuraklıkla ya da dağıtım yetkisiyle açıklanamayacağını vurguladı. Asıl problemin yanlış yer seçimi, yetersiz havza planlaması ve günümüz iklim koşullarını dikkate almayan projelendirme anlayışı olduğunu dile getirdi.
Barajda, yapımından yıllar sonra hâlâ iyileştirme enjeksiyonları yapılmasının ciddi bir planlama hatasına işaret ettiğini savunan Erol, buna rağmen barajın “Elazığ’ın su güvenliği açısından kritik” olarak tanımlanmasını eleştirdi. “Yüzde 1 doluluk oranıyla hangi su güvenliği sağlanmaktadır?” ifadelerini kullandı.
Erol ayrıca, çözüm olarak sunulan Tarhana Çayı’ndan Hamzabey Barajı’na su aktarımı planının da kamuoyuna yeterince şeffaf biçimde anlatılmadığını belirtti. Bu aktarımın Tarhana Havzası’ndaki tarım alanlarına, çiftçilere ve bölgenin gelecekteki su ihtiyacına etkilerine dair kapsamlı bir risk analizinin paylaşılmadığını vurgulayan Erol, “Bir sorunu çözmek adına başka bir alanın riske atılması kabul edilemez” dedi.
Baraj ve içme suyu tesislerinin maliyetinin 1 milyar 490 milyon TL’yi aşmasının meselenin vahametini daha da artırdığını söyleyen Erol, işlevini yerine getiremeyen bir projenin mali yükünün belediyelere ve dolayısıyla Elazığ halkına yüklenmesinin ne vicdanen ne de hukuken savunulabilir olduğunu ifade etti.
Açıklamasında, yıllar önce Elazığ halkına verilen sözlerle bugün yapılan resmi açıklamaların örtüşmediğini dile getiren Gürsel Erol, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü başta olmak üzere tüm ilgili kurumları Hamzabey Barajı’nın mevcut durumu, yapılan risk analizleri, alınan ve alınması planlanan önlemler ile barajın Elazığ’ın içme suyu geleceğindeki gerçek rolü konusunda kamuoyunu açık, net ve şeffaf biçimde bilgilendirmeye çağırdı.
Erol, Elazığ’ın su sorununun günü kurtarmaya yönelik açıklamalarla değil, bilimsel, gerçekçi ve hesap verebilir bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirterek, bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğini söyledi.















