Dr. Utku Yavuz sunumunda, öfkenin doğal bir duygu olduğunu ve bireyin tehlike algıladığı durumlarda devreye giren bir alarm sistemi gibi çalıştığını vurguladı. Özellikle sağlık çalışanlarının yoğun iş temposu, yüksek stres düzeyi ve hasta ya da hasta yakınlarıyla yaşadıkları zorlayıcı etkileşimler nedeniyle öfkeyi daha sık deneyimleyebileceğini belirtti.
Öfkenin bedensel belirtilerine de değinen Dr. Yavuz, bu durumun kalp atış hızında ve kan basıncında artış, göz bebeklerinde büyüme, kas gerginliği, nefes alıp verme hızında artış, terleme ve ağız kuruluğu gibi fizyolojik tepkilerle kendini gösterebileceğini ifade etti.
Bireylerin öfke yaşamasına neden olan durumlar arasında tehdit algısı, haksızlık ve adaletsizlik duygusu, engellenme, kontrol kaybı, saygısızlık, değersizlik hissi ve karşılanmayan beklentilerin yer aldığını söyleyen Dr. Yavuz, öfkeli bireylerle iletişim kurarken dikkat edilmesi gereken hususlara da değindi. Bu çerçevede güvenli mesafe korunması, sakin ve düşük tonda konuşulması, aktif dinleme yapılması, empatiyle sınır koyulması, kısa ve net mesajlar verilmesi ve kişilere seçenek sunulmasının önemli olduğunu belirtti.
Eğitim sonunda katılımcılardan gelen soruları yanıtlayan Dr. Yavuz, sağlık çalışanlarının tükenmişlikten korunmasında öfke kontrolünün kritik bir rol oynadığını hatırlatarak, bu tür farkındalık çalışmalarının düzenli aralıklarla yapılmasının önemine değindi.

















