Algoloji Anabilim Dalı Başkanı ve Palyatif Bakım Kliniği Sorumlusu Doç. Dr. Sibel Özcan, palyatif bakımın önemine dikkat çekerek, bu bakım modelinin ciddi hastalıklarla yaşayan bireylerde semptomları hafifletmeyi ve yaşam kalitesini artırmayı hedeflediğini vurguladı. Özcan, “‘Palyatif’, Türkçede hafifletici, yatıştırıcı ve geçici çare anlamına gelir. Bu bakım, hem hastaya hem ailesine önemli bir destek sağlar ve tedavi sürecine olumlu katkıda bulunur” dedi.
Palyatif bakımın ekip çalışması ile yürütüldüğünü belirten Doç. Dr. Özcan, “Bakım süreci; doktor, hemşire ve gerektiğinde fizyoterapist, diyetisyen gibi çeşitli sağlık profesyonellerinden oluşan bir ekip tarafından yürütülür. Amacımız yaşam süresini uzatmaktan çok mevcut yıllara yaşam katmaktır” ifadelerini kullandı.
Toplumsal değişimlerin ve kronik hastalıkların artmasının palyatif bakıma olan ihtiyacı yükselttiğine dikkat çeken Özcan, ailelerin çeşitli nedenlerle kronik hastalara yeterli bakımı sağlayamayabildiğini belirterek, “Bu noktada palyatif bakım, yaşamı tehdit eden hastalıklarla karşı karşıya kalan hastaların ve yakınlarının gereksinimlerini karşılamak için geliştirilmiş bir yaklaşımdır” dedi.
Kliniğe kabul edilen genç hastanın durumuyla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Özcan, hastanın 4 Ağustos’ta palyatif bakım kliniğine devralındığını aktararak, “Kliniğe geldiğinde bilinci tam açık değildi ve solunum cihazına bağlıydı. Ekibimizin özverili çalışmaları sayesinde artık bilinci açık, solunum cihazından bağımsız ve uzuvlarını hareket ettirebilecek durumda” diye konuştu.
Klinik ekibinin, çok sevdikleri genç hastanın 14 Kasım’daki doğum günü için küçük bir sürpriz hazırladığını belirten Özcan, “Kızımıza sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyoruz” dedi.
Doç. Dr. Özcan, palyatif bakımın temel amacını ise şu sözlerle özetledi:
“Palyatif bakımın amacı, yaşam süresini uzatmak değil, mevcut yıllara yaşam katmaktır.”



















