İddialara göre, bölgede faaliyet gösteren bir madencilik şirketinin flotasyon işleminden geçirdiği ürünü taşımak amacıyla Gezin Tren İstasyonu’nu kullanma girişimi, çevresel etkiler açısından endişe oluşturdu. Bölge sakinleri, söz konusu faaliyetlerin hem doğal yaşamı hem de sulak alan ekosistemini tehdit edebileceğini savunuyor.
Hazar Gölü’nün Ekolojik Önemi
Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, Hazar Gölü Havzası Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat bölümünde, Elazığ ili sınırları içerisinde yer alıyor. Yaklaşık 274,9 km²’lik havza alanına ve 78,8 km² su yüzeyine sahip olan göl, 9 Nisan 2015 tarihinde “Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan” ilan edildi.
Tatlı su özelliği taşıyan Hazar Gölü, yıl boyunca ekosistem işlevlerini sürdürebilecek hidrokimyasal yapıya sahip. Bölgede yapılan araştırmalarda 14’ü endemik olmak üzere 226 bitki türü, 5 balık türü (2’si endemik), çeşitli amfibi ve sürüngen türleri ile birlikte toplam 66 kuş ve 21 memeli türü tespit edildi. Ayrıca, sulak alan su kuşları açısından zenginliğiyle dikkat çekiyor.
Türkiye genelinde ise 138 sulak alan bulunuyor. Bunların 14’ü “Ramsar Alanı”, 59’u “Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan” ve 65’i “Mahalli Öneme Haiz Sulak Alan” statüsünde yer alıyor.
Yetkililere Çağrı
Yasalar gereği, “Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan” statüsündeki bölgelerin korunması ve denetimi valilik ve ilgili kamu kurumlarının sorumluluğunda bulunuyor. Bu kapsamda Elazığ Valiliği ve Orman işletmeleri başta olmak üzere ilgili kurumların sürece müdahil olması bekleniyor.
Öte yandan, Fırat Üniversitesi Su Ürünleri Bölümü’nün de bilimsel sorumluluk çerçevesinde konuya ilişkin görüş ve değerlendirmeleri merak ediliyor.
Bölgedeki gelişmeler yakından takip edilirken, çevresel etkiler ve hukuki süreçlere ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde devam etmesi bekleniyor.

















