HÜDA PAR Elazığ İl Başkanı Metin Suiçer imzasıyla yayımlanan açıklamada, “Maden’in yer altı zenginlikleri kullanılırken bölge halkı sadece yükü taşıyan taraf olmamalıdır” denildi. Açıklamada, yıllardır ekonomik olarak geri bırakılan Maden ilçesinin kaynaklarının kullanıldığı, ancak bölge halkının bundan yeterli pay alamadığı ifade edildi.
“Kapalı konteyner açıklaması endişeleri gidermiyor”
Açıklamada, cevher taşıma sürecine ilişkin kamuoyunun ciddi soru işaretleri taşıdığı belirtilerek, yetkililerin ve şirketlerin tatmin edici açıklamalar yapmadığı kaydedildi.
Özellikle;
- Taşımanın hangi güvenlik standartlarıyla yapılacağı,
- Olası dökülme, sızıntı ve kimyasal yayılma risklerine karşı hangi önlemlerin alınacağı,
- Sert kış şartlarında yaşanabilecek kazalara karşı hazırlık olup olmadığı,
- Taşıma güzergâhındaki yerleşim alanları ve tarım arazilerinin nasıl korunacağı
konularında kamuoyunun hâlâ net bilgi alamadığı vurgulandı.
Açıklamada, “Sadece ‘kapalı konteyner kullanılacak’ denilmesi kamu vicdanını rahatlatmaya yetmiyor. Şeffaflık ve bağımsız denetim zorunluluktur” ifadelerine yer verildi.
“Hazar Gölü telafisi olmayan bir tehdit altında”
Hazar Gölü çevresinde yürütülen depolama ve sevkiyat çalışmalarının bölgenin doğal yapısını tehdit ettiği belirtilen açıklamada, gölün yalnızca Elazığ’ın değil Türkiye’nin önemli doğal miraslarından biri olduğu hatırlatıldı.
Gezin bölgesindeki faaliyetlerin; tarım alanlarını, hayvancılığı, arıcılığı ve ekolojik dengeyi riske attığı ifade edilirken, özellikle Bermaz Ovası üzerindeki olası etkilerin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi.
Sit alanlarında yürütülen çalışmalar ve ağaç kesimlerinin kamuoyunda rahatsızlık oluşturduğu belirtilen açıklamada, flotasyon yöntemiyle elde edilen bakır konsantresinin kimyasal risklerine ilişkin yeterli güvence verilmediği kaydedildi.
“Halkın iradesi yok sayılmamalı”
HÜDA PAR açıklamasında, süreçte bölge halkının görüşlerinin dikkate alınmadığı eleştirisi de yer aldı. Açıklamada;
- Güncel ÇED raporlarının açıklanması,
- Bağımsız çevresel risk analizlerinin yapılması,
- Tüm teknik verilerin kamuoyuna açılması,
- Sürecin bağımsız kurumlarca denetlenmesi
çağrısında bulunuldu.
Başta Elazığ Valiliği olmak üzere ilgili tüm kurumlara çağrı yapılan açıklamada, “Bölgenin geleceğini ilgilendiren böylesine kritik bir süreçte kamu yararı şirket çıkarlarının gerisinde bırakılmamalıdır” denildi.
Açıklama, “Doğal yaşamı, halk sağlığını ve bölgenin geleceğini riske atan hiçbir süreç kabul edilemez” mesajıyla sona erdi.


















