Elazığ Valiliği’nin açıkladığı resmi verilere göre, 2025 yılı kamu yatırım programı kapsamında kent genelinde 1.156 proje yürütülüyor. Bu projelerin toplam bedeli 59 milyar 771 milyon TL (yaklaşık 59,7 milyar TL) olarak kaydedildi. Yıl ödeneği 15 milyar 451 milyon TL iken, harcanan miktar 10 milyar 238 milyon TL oldu ve harcama oranı %66,26 seviyesinde gerçekleşti.
İl merkezinde 481 proje için 43 milyar 967 milyon TL’lik bütçe ayrılırken, ilçelerdeki 675 proje için ise 15 milyar 800 milyon TL’lik yatırım öngörüldü. Bu rakamlar, tartışmaların ötesinde somut bir tablo sunuyor: Elazığ’a yönelik devasa bir kamu yatırımı söz konusu.
HÜDA PAR Elazığ İl Başkanı Metin Suiçer, yükselen gerginliğe dair çarpıcı bir değerlendirme yaptı. Suiçer, Elazığ’ın siyaset anlayışının sosyal medya üzerinden yürütülen algı operasyonlarıyla uyuşmadığını vurguladı:“
Elazığ’ın dili sosyal medya dili değildir. Bu şehirde siyaset, algıyla değil, hizmetle karşılık bulur. Elazığ insanı manipülasyonu sevmez. Söz sahada söylenir, güven yüz yüze kurulur. Sosyal medyada yürütülen algı dili, Elazığ’ın ruhuna yabancıdır.”
Suiçer, eleştirilerini yalnızca muhalefetle sınırlı tutmayarak iktidar temsilcilerine de seslendi. Hizmetlerin görünürlüğündeki eksikliğin polemiklere zemin hazırladığını belirten Suiçer, “Eğer sahada güçlü bir hizmet dili kurulmuş olsaydı, bugün kimsenin elinde tartışma malzemesi olmazdı. Algı, boşlukta filizlenir” dedi.
AK Partili vekillere yönelik uyarısı ise net: “Sosyal medya tartışmalarına yetişmeye çalışmak zaman kaybıdır. En güçlü cevap, bitmiş bir projedir.”
Halkın önceliği ise belli: Tamamlanan yollar, açılan okullar, iyileştirilen altyapı... Elazığlı, kimin ne yazdığına değil, kimin ne yaptığına bakıyor.
HÜDA PAR’ın pozisyonu ise net ve tarafsız: Parti, ne algı ne de polemiğin parçası olmayı tercih ediyor. Suiçer, partilerinin duruşunu şöyle özetledi:“
Biz ne algının ne de polemiğin tarafıyız. Rakamların, bütçelerin ve projelerin takipçisiyiz. 59,7 milyar lira varsa, bunun sahadaki karşılığını sorarız.”
Sonuç olarak, Elazığ’ın ihtiyacı sosyal medya atışmaları değil; bu büyük yatırım bütçesinin somut hizmetlere dönüşmesi ve vatandaşın günlük hayatına doğrudan yansıması. Tartışmalar yerine takip ve hesap sorma mekanizması, şehrin gerçek gündemi olmaya devam ediyor.














