TBMM’de yaptığı konuşmada, Maden’deki diyaliz hastalarının haftada iki, bazı durumlarda üç kez ilçe dışına gitmek zorunda kaldığını belirten Dinç, ilçe devlet hastanesinde ya diyaliz ünitesinin bulunmadığını ya da mevcut kapasitenin ihtiyacı karşılamadığını ifade etti. Bu nedenle hastaların Elazığ merkeze veya Diyarbakır’ın Ergani ilçesine yönlendirildiğini dile getirdi.
“Diyaliz tedavisi ertelenebilir bir hizmet değildir” diyen Dinç, tedavinin bir gün dahi aksamasının hastaların hayatını riske atabileceğine dikkat çekti. Özellikle yaşlı ve refakatçi ihtiyacı bulunan hastalar için bu sürecin hem fiziki hem de psikolojik yıpranmaya yol açtığını kaydetti.
Kış şartları, yol güvenliği ve tedavi sonrası yaşanan halsizlik nedeniyle saatler süren yolculukların mağduriyeti artırdığını belirten Dinç, sorunun yalnızca bir sağlık hizmeti eksikliği değil, aynı zamanda sosyal adalet ve kamu hizmetlerine eşit erişim meselesi olduğunu vurguladı.
Elazığ merkezde Fethi Sekin Şehir Hastanesi gibi donanımlı sağlık tesislerinin bulunduğunu hatırlatan Dinç, aynı ilin ilçesinde temel bir diyaliz hizmetinin sağlanamamasının ciddi bir planlama eksikliğine işaret ettiğini söyledi. Sağlık hizmetlerinin merkezde yoğunlaşmasının kırsal ilçeleri ikinci plana ittiğini ifade etti.
HÜDA PAR’ın yaklaşımının net olduğunu belirten Dinç, “Devlet, vatandaşı merkeze çağıran değil; hizmeti vatandaşın ayağına götüren anlayışı benimsemelidir. Sağlık lütuf değil, haktır” dedi.
Sağlık Bakanlığı’na Çağrı
Milletvekili Dinç, Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunarak şu talepleri sıraladı:
Maden Devlet Hastanesi bünyesinde tam teşekküllü bir diyaliz ünitesinin ivedilikle kurulması,
Yeterli sayıda cihaz ve kalıcı uzman personelin görevlendirilmesi,
Geçici çözüm olarak hasta nakil ve ulaşım destek mekanizmalarının güçlendirilmesi,
İlçe hastanelerinin altyapısını güçlendirecek özel yatırım programlarının devreye alınması.
Dinç, ilçelerde kamu hizmetlerinin zayıflamasının göçü hızlandırdığını, bunun da sosyal yapıyı daha kırılgan hale getirdiğini belirterek sağlık altyapısının güçlendirilmesinin göçü azaltacak stratejik bir adım olacağını ifade etti.
“Maden’de bir hasta haftada üç gün hayatta kalabilmek için kilometrelerce yol gitmek zorunda kalıyorsa, bu tabloyu görmezden gelemeyiz” diyen Dinç, konunun siyasetin değil insanlığın meselesi olduğunu sözlerine ekledi















