Dünya Sağlık Asamblesi tarafından 2021 yılında ilan edilen Dünya İhmal Edilmiş Tropikal Hastalıklar Günü’nün, söz konusu hastalıkların görünürlüğünü artırmayı amaçladığını belirten Prof. Dr. Tartar, bu özel günün hastalıkların kontrol altına alınması, ortadan kaldırılması ve tamamen yok edilmesine yönelik küresel çabalara ivme kazandırdığını ifade etti.
İhmal edilmiş tropikal hastalıkların dünya genelinde 21 farklı hastalık ve hastalık grubunu kapsadığını vurgulayan Tartar, bu hastalıkların ölümden çok; yüksek morbidite, kronik sakatlık, organ hasarı ve ciddi sosyoekonomik kayıplarla karakterize edildiğini söyledi. Bu durumun, söz konusu hastalıkları yalnızca klinik bir sorun olmaktan çıkararak aynı zamanda bir kalkınma ve eşitsizlik meselesi haline getirdiğine dikkat çekti.
“1,6 Milyardan Fazla İnsan Risk Altında”
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünya genelinde 1,6 milyardan fazla insanın en az bir ihmal edilmiş tropikal hastalık açısından risk altında olduğunu belirten Prof. Dr. Tartar, her yıl 200 binden fazla ölümün doğrudan ya da dolaylı olarak bu hastalıklarla ilişkili olduğunu aktardı. Tartar, bu hastalıkların yoksulluk, yetersiz sanitasyon, temiz suya erişim eksikliği ve sağlık hizmetlerine ulaşımda yaşanan kısıtlılıklarla yakından ilişkili olduğunu dile getirdi.
İklim Değişikliği Yayılımı Artırıyor
İklim değişikliği, vektör ekolojisindeki değişimler, uluslararası göç ve küresel hareketliliğin ihmal edilmiş tropikal hastalıkların coğrafi yayılımını artırdığını belirten Tartar, Türkiye’de özellikle şark çıbanı (leishmaniasis), kist hastalığı (ekinokokkoz) ve diğer paraziter enfeksiyonlarda görülen artışın bu durumun somut göstergeleri olduğunu ifade etti.
“Bu Mücadele Çok Disiplinli Bir Küresel Çabadır”
İhmal edilmiş tropikal hastalıklarla mücadelenin yalnızca mikrobiyal bir mücadele olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ayşe Sağmak Tartar, şu ifadeleri kullandı:
“Bu mücadele aynı zamanda sağlık eşitsizliklerini, yoksulluğu ve sosyal belirleyicileri hedef alan çok disiplinli bir küresel çabadır. Bu hastalıkların ihmal edilmediği bir gelecek ancak bilimsel kararlılık, politik irade ve küresel dayanışma ile mümkün olacaktır.”


















