Ülkede gerçek bir demokratik ortamın sağlanabilmesi için ilk şartın hukukun üstünlüğü olduğunu belirten Yüksel, “Anayasa Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bağlayıcı kararlarına eksiksiz uyulmalıdır” dedi.
“ELAZIĞ’DA GERÇEK GÜNDEM UNUTTURULUYOR”
Gündem tartışmaları devam ederken Elazığlı vatandaşların asıl sorunlarının kamuoyunun gözünden kaçırıldığını söyleyen Yüksel, özellikle Sayıştay’ın Elazığ Belediyesi’ne ilişkin 2024 raporuna dikkat çekti.“Sayıştay’ın raporu açıklandı ama duymadık; çünkü birileri önümüze başka konuları koydu” diyen Yüksel, rapordan bazı dikkat çekici bulguları kamuoyuyla paylaştı:
- Mal ve hizmet alımı ihalelerinde, alımla ilgisi olmayan taşıt ve malzeme temin edilmesi,
- İhale ile alınması gereken organizasyon ve fuar hizmetlerinin doğrudan teminle yapılması,
- Belediyenin mali durumu göz ardı edilerek amatör spor kulübüne nakdi ve gıda yardımı yapılması,
- Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’ne aykırı temsil, tören, ağırlama ve tanıtım harcamaları.
“Sayıştay Elazığ Belediyesi ile ilgili 30’dan fazla bulgu tespit etti” diyen Yüksel, raporun belediyenin mali disiplinini büyük ölçüde kaybettiğini ortaya koyduğunu ifade etti.
“BELEDİYENİN KAYNAKLARI HOYRATÇA HARCANMIŞ”Yüksel açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Rapor adeta ‘belediye kaynakları iş bilmez yöneticiler tarafından hoyratça harcandı’ diye haykırıyor. Bir dönem ‘yetimin hakkını kimseye yedirmem’ diyenlerin elinde yetimin, garibanın hatta daha doğmamış çocukların hakkı gasp edilmiştir. Yüzbinlerce liralık harcamaların belgesi yok, ihaleler şeffaf yürütülmemiş, hizmet alımları tanıdık firmalar arasında paylaştırılmıştır.”Bu durumun bir anlık hata değil, yıllardır süregelen bir denetimsizlik sonucu ortaya çıktığını söyleyen Yüksel, kamu kaynaklarının “kişisel mal gibi kullanıldığını” belirtti.“VATANDAŞA UNUTTURULANLARI UNUTMADIK”
Yüksel, Elazığ’da vatandaşların karşı karşıya olduğu fakat gündemden düşürülen sorunları şöyle sıraladı:- Yıllardır çözülemeyen imar planı sorunu,
- Kentteki hizmet eksikliği: akmayan sular, bozuk yollar, trafik ve altyapı problemleri,
- Kentsel dönüşüm projelerinin rantsal dönüşüme dönüşmesi,
- Depremin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen bazı köklü mahallelerin hâlâ “harpten çıkmış” görüntüde olması.
“Saadet Partisi olarak biz unutmadık, takipçisiyiz” diyen Yüksel, bu sorunların çözüme kavuşması için mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti.
“ŞEFFAF OLMAYAN YÖNETİM BU ŞEHRE KAYBETTİRİR”Yüksel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Adalet ve şeffaflıktan uzak bir yönetim bu şehre kaybettirir. Sayıştay’ın ortaya koyduğu bulguların düzeltilip düzeltilmediğini takip edeceğiz. Yoksulluk sınırının altında çalışan personele yapılan haksızlıkları, siyasi görüş nedeniyle uygulanan mobbingi, personeller arasındaki ayrımcılığı takip edeceğiz. Ta ki yönetim adil, uygulamalar şeffaf ve hesap verebilir hâle gelene kadar bu mücadelemiz devam edecektir.”















