Yüksel yaptığı açıklamada, “Adı iklim olan ama içeriği tamamen ticarete dayanan bu yasa; orman yangınlarına, kuraklığa ve tarımsal felaketlere çare olmaktan uzak. Bu yasa doğaya değil, küresel sermayeye hizmet edecek” diyerek sert eleştirilerde bulundu.
Bu yasa iklim için değil!
Yüksel, yasanın görünen yüzünün masum olduğunu ancak perde arkasında çok büyük riskler barındırdığını belirtti. “Bu kanun iklimle, çevreyle uzaktan yakından ilgili değil. Küresel elitlerin yeni sömürü aracı ve kapitalist sömürü düzenine en büyük dayanak” olduğunu diyerek yasayı hedef aldı. İklim krizinin bahane edilerek gelişmekte olan ülkelerin üretim gücünün bastırılmak istendiğini savundu.
Eleştirilen Maddeler Şu şekilde;
Kömür, Petrol ve Gaz Tüketimini Bitirme Hedefi Yok
İklim değişikliğiyle mücadelede en önemli adım fosil yakıtların terk edilmesi. Ancak, kanun teklifi kömür, petrol ve gaz kullanımının sonlandırılmasına dair bir hedef içermiyor.
Emisyon Ticaret Sistemini (ETS) Emisyon Azaltımına Hizmet Etmeyecek
Teklif, esasen Emisyon Ticaret Sistemini (ETS) düzenlemeye odaklanıyor. Ancak, sera gazı emisyonlarının azaltımını hedeflemeden devreye alınacak bir ETS, düşük karbon fiyatlarının oluştuğu, sığ bir emisyon piyasasına dönüşme riski taşıyor.
Adil Geçişin Adı Var Mekanizması Yok
Kömürlü termik santrallar gibi fosil yakıta dayalı sektörlerin kademeli olarak ortadan kalkmasıyla etkilenecek çalışanların ve geçim kaynakları bu sektörlere dayalı olan hane halklarının mağdur olmaması için adil bir geçiş mekanizması kurulması gerekiyor. Ancak, kanun teklifinde adil geçiş kavramı yer alsa da buna yönelik somut bir mekanizma sunulmuyor dedi.
Millet Sandıkta Cevabını Verecek!
Yasaya “EVET” oyu veren parti mensuplarına tepki gösteren Yüksel, “Bu halk seçimlerde gereken cevabı verecek. Bu yasaya destek vermek halkın vicdanını yok saymaktır.” Dedi.












