Şair ve yazar Zekeriya İlhan şiire başlamasının çocukluk yıllarına dayandığını edebiyatla tanışma sürecini şu sözlerle anlattı “Ortaokul yıllarında Han Duvarları şiirini okumuştum. Sonra tesadüfen Yolcu ile Arabacı şiirini okudum. O gün içimde var olan ama farkında olmadığım bir duygu canlandı. O şiirler beni derinden etkiledi. Yaradılışımdan gelen bir duygusallık taşıyorum; bir kedi bir fareyi incitse yüreğim acır, bir kırağı bir dala konsa içimde bir sızı hissederim. Bu duygusallık kelimeleri yan yana getirip ahenk oluşturmama, şiirin doğmasına vesile oldu.”
“Birinci kitabım sevda yüklüydü, ikinci kitabım daha yoğun”
İlhan, ilk kitabındaki şiirlerin sadece beşeri aşka değil, yaşadığı ve etkilendiği pek çok güzelliğe dair olduğunu söyledi:
“Birinci kitabımda sevda dolu şiirler vardı. Bu sevda illa ki bir beşeri aşk değildir. Yaşadığım, gördüğüm ve çok sevdiğim konularda da şiirler yazdım. İkinci kitabımda duygu yoğunluğu daha fazladır. İlk kitabımdaki duyguların etkisinden doğan şiirlerdi bunlar.”
Usta şairlerden de ilham aldığını belirten İlhan, “Bazen büyük üstatlardan; Necip Fazıl’dan, Nazım Hikmet’ten, Ömer Seyfettin’den esinlenerek şiirler yazdım. Onların bir kelimesi bende dörtlükler doğurdu” dedi.
“İlk kitabım beklediğimden fazla ilgi gördü”
Tanınmamış bir yazar olmasına rağmen ilk kitabının beklenenden çok ilgi gördüğünü ifade eden İlhan, “O dönemde yaptığımız programlar ve tanıtımların etkili olduğunu düşünüyorum. Bu ilgi, ikinci kitabımı çıkarmak için bana cesaret verdi” diye konuştu.
Elazığ Kitap Fuarı: “Eksikleri var ama büyük bir hizmet”
Bu yıl düzenlenen Elazığ Kitap Fuarı’nı da değerlendiren İlhan, fuarın önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Elbette eksikleri var fakat emeği geçenlere teşekkür ediyorum. İnsanları kitaplarla buluşturdular. En çok kitaba ihtiyaç olan dönemdeyiz. İnsanlar sosyal medyanın esiri olmuş durumda. Okumanın bittiği, anlamsız videolara teslim olunan bu çağda böyle bir fuarın düzenlenmesi kitabı hatırlatmak açısından çok büyük bir hizmet.”
“Okumanın yaşı geçmez, bu sözü gençlerin yanında söylemeyin”
Fuarda yaşadığı bir olayı da paylaşan İlhan, toplumdaki okuma alışkanlığı eksikliğine dikkat çekti:
“Yanında 18–19 yaşlarında gençlerle fuara gelen bir vatandaş vardı. Kitabımı incelemesini rica ettim. ‘Bizden geçti artık’ dedi. Okumanın yaşı geçer mi? Araştırmanın yaşı geçer mi? Emekli olmuşsun, kitap okumaya daha çok vaktin var. Bunu gençlerin yanında söylemeyin dedim.”
Fuar ziyaretçilerinin büyük bölümünün bilinçli okur olmadığını, kitaplara çoğu zaman sadece kapak ve isim üzerinden yaklaşılabildiğini söyleyen İlhan, “Bu durum toplumun genel bir sorunu. Bilerek, araştırarak gelen çok az” değerlendirmesinde bulundu.
İlhan, edebiyatın ve okumanın önemini vurgulayarak, gelecek yıllarda kitap fuarlarının daha sık ve daha nitelikli bir şekilde devam etmesini temenni etti.



















