Elazığ Muhtarlar Federasyon Başkanı ve Gümüşkavak Mahallesi Muhtarı, Güneykent Mahallesi Muhtarı, Sarayatik Mahallesi Muhtarı, Akpınar Mahallesi Muhtarı, Sanayi Mahallesi Muhtarı, Çatalçeşme Mahallesi Muhtarı, İcadiye Mahallesi Muhtarı, Kültür Mahallesi Muhtarı, Nailbey Mahallesi Muhtarı, Zafran Mahallesi Muhtarları sosyal medya hesaplarından ortak bir çağrı yayımladı.
Muhtarlar açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:“2020 ve 2023 depremlerinin ardından Elazığ şehir merkezi ve kenar mahallelerimizde yüzlerce bina yıkıldı, birçok mahallemiz adeta harabeye döndü ve kaderine terk edildi. Aynı süreçleri yaşayan Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya gibi illerde yerinde dönüşüm projeleriyle şehir merkezlerini yeniden canlandırırken, ne yazık ki Elazığ bu fırsatlardan yeterince yararlanamadı.
Belediye eliyle yapılan bazı kentsel dönüşüm girişimleri ise vatandaşın sırtına yüklenen yüksek geri ödemeler nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı.
Bugün devletimizin hayata geçireceği 500 bin sosyal konut projesi, Elazığ için tarihi bir fırsattır. Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Erhun Karakuş’un dile getirdiği ‘Sosyal konutlar harabe hâline gelmiş mahallelerde yapılsın’ önerisi son derece uygulanabilir ve kıymetli bir modeldir.
Bu modelle;
-Şehir merkezindeki yıkılmış ve çöküntü halindeki mahalleler dönüştürülecek,
-İmar artışından elde edilecek fazladan konutlar sosyal konut olarak vatandaşlara sunulacak,
-Ticari ve sosyal hayat yeniden canlanacak,
-Dağın eteklerinde sıfırdan yeni yerleşim alanları kurmaya göre çok daha düşük maliyetle dönüşüm gerçekleştirilecektir.”
Muhtarlar, az sayıda sosyal konutun bile bir mahallenin kaderini değiştireceğini, dönüşümün önünü açacağını vurguladı.
Çağrının sonunda şu ifadeler kullanıldı: “Başta milletvekillerimiz olmak üzere tüm siyasi temsilcilerimizi bu modele destek vermeye ve konuyu ivedilikle Ankara gündemine taşımaya davet ediyoruz. Elazığ, harabe görüntüleriyle değil, modern ve yaşanabilir bir şehir olarak anılmayı hak ediyor.
”Elazığ’daki mahalle muhtarlarının bu ortak çağrısı, deprem sonrası yıllardır çözülemeyen kentsel çöküntü sorununa yönelik en geniş katılımlı sivil toplum girişimi olarak dikkat çekti.














