Hastanede tedavi gören bir çiftte, mikro-TESE ile elde edilen spermlerle gerçekleştirilen tüp bebek (ICSI) tedavisi sonucunda ilk gebelik elde edildi. Bu sonuç, hastanenin bilimsel altyapısının, deneyimli ekibinin ve multidisipliner çalışma anlayışının dikkat çeken bir göstergesi oldu.
“NOA Hastalarında Önemli Bir Başarıya Ulaştık”
Üroloji Uzmanı Doç.Dr. Sezai Oğraş mikro-TESE işlemlerindeki başarıya dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Erkek infertilitesinin en zor tedavi edilen formlarından biri olan NOA hastalarında uyguladığımız mikro-TESE işlemlerinde önemli bir başarı elde ettik. Merkezimizde tedavi gören bir çiftimizde mikro-TESE ile elde edilen spermlerle uygulanan tüp bebek (ICSI) tedavisi sonucunda ilk gebelik elde edilmiştir.”
Mikro-TESE’nin klasik biyopsi yöntemlerine göre daha hassas olduğuna dikkat çeken Oğraş, yöntemin testis dokusunu daha fazla koruduğunu ve sperm bulma oranlarını artırdığını söyledi. Dünya genelinde yüzde 30–60 arasında değişen sperm bulma oranlarının hastanede yüzde 52 olarak gerçekleştiğini ifade etti. ICSI sonrası gebelik oranlarının ise kadın yaşı ve laboratuvar koşullarına bağlı olarak %30–50 seviyelerine ulaşabildiğini belirtti.
“Multidisipliner Yaklaşım Başarıyı Getiriyor”
Kadın Doğum Uzmanı ve IVF Klinik Sorumlusu Uzm. Dr. Gülcan Kahraman elde edilen bu başarının üroloji, embriyoloji ve IVF birimlerinin güçlü iş birliğinin sonucu olduğunu vurguladı:
“Non-obstrüktif azoospermi gibi en zor infertilite tablolarında dahi, multidisipliner yaklaşım sayesinde hastalarımıza uluslararası standartlarda yüz güldürücü sonuçlar sunabiliyoruz. Mikro-TESE sonrası elde edilen her bir sperm, laboratuvarımızda titizlikle işlenmekte; ileri embriyoloji teknikleri ve kişiye özel IVF protokollerimizle yüksek gebelik oranları hedeflenmektedir.”
Embriyoloji Ekibinden Hassas Çalışma Vurgusu
Histoloji ve Embriyoloji Uzmanı Dr. Merve Kavak Balgetir mikro-TESE işlemlerinin başarısının cerrahi ve laboratuvar ekiplerinin eş zamanlı ve koordineli çalışması sayesinde mümkün olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Deneyimli üroloji ekibimizin cerrahi uzmanlığı ile embriyoloji laboratuvarımızın hassas çalışmasının birleşimi, hem cerrahi sürecin hem de elde edilen spermlerin değerlendirilmesinin en iyi koşullarda yapılmasına olanak sağlamaktadır. Modern teknolojilerle donatılmış laboratuvarlarımızda tüm embriyoloji işlemleri bilimsel hassasiyetle planlanmakta ve yürütülmektedir.”
Embriyoloji laboratuvarında Uzm. Dr. Sena Özcan Yıldırım ile birlikte büyük bir titizlikle çalıştıklarını belirten Balgetir, androloji laboratuvarının da sperm analizlerinin düzenli ve güvenilir şekilde yapılmasını sağladığını ifade etti.
“Birçok Aile İçin Yeni Bir Umut Işığı”
Hastane yönetimi, elde edilen bu ilk gebeliğin sadece tıbbi bir başarı değil, aynı zamanda azoospermi nedeniyle umutsuzluğa kapılan birçok çift için yeni bir umut olduğunu belirtti.
Tüm üroloji, kadın doğum, embriyoloji ve IVF ekibine; ameliyathane ve laboratuvar çalışanlarına teşekkür edilirken, tedavi sürecine sabırla katkı sağlayan çifte de teşekkür mesajı iletildi.



















