• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
21:47
Biçer: Destekler zamanında yeterli düzeyde olmalı
21:31
ETSO Başkanı Alan: ETAK ile doğru bir adım atıldı
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Abdullah Gül ve Cumhurbaşkanlığı
Yayınlanma: 05 Eylül 2021 - 14:03

Abdullah Gül ve Cumhurbaşkanlığı

05 Eylül 2021 - 14:03
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

Her şey Fehmi Koru'nun bir yazısı ile başladı. Koru, iktidarın kaybetme ihtimaline karşı Gül formülünü devreye sokabileceğini söyledi.

Formül açıktı; parlamenter sisteme geçilecek, Cumhurbaşkanı'nın yetkileri azaltılarak Başbakan'a devredilecek, Erdoğan Başbakan olarak devam edecekti.

Ama zaten sorun Erdoğan'ın yönetim tarzı değil miydi?

Bütün yetkiler aynı kişide olduktan sonra parlamenter sistemle başkanlık sistemi arasında ne fark var?

Kötü bir sistem, iyi yöneticilerin elinde -kötü taraflarından- arındırılabileceği gibi, iyi bir sistem de kötü yöneticilerin elinde tahrip edici bir silaha dönüşebilir: Misal Kuzey Kore.

Kuzey Kore, dünyanın en demokratik anayasalarından birine sahip, ama kağıt üzerinde yazılanlarla sahada uygulananlar arasında hiç bir benzerlik yok.

Bizim şansızlığımız hem kötü bir sisteme, hem de kendi yararını kamu yararından üstün tutan yöneticilere sahip olmamız.

Böyle bir kadronun eline, dünyanın en demokratik anayasasını bile verseniz değişen bir şey olmaz. Onun için sistem değişikliği yetmez, Erdoğanizm'in de tasfiye edilmesi gerekir. Kötü bir sistemi daha da kötü hale getiren Erdoğanizm'dir.

Gül formülünün arkasında şu hesap yatıyordu; Gül aday olursa, SP mecburen Cumhur ittifakında yer alacaktı. Çünkü geçen seçim, SP Gül'ün adaylığını teklif etmiş, ama Gül Cumhurbaşkanlığı mazbatasının cebine konulması şartıyla, yani herkes beni desteklerse evet derim demişti. Herkes evet demeyince o formül yatmıştı.

Bir diğer sebep de, DEVA partisinin Gül'ün partisi gibi değerlendirilmesi, Gül aday olursa DEVA'nın da çantada keklik gibi görülmesiydi.

Koru'nun yazıdan çok Saray'a mektup anlamı taşıyan yazısı üzerine uzun uzun analizler yapıldı. Fakat tek konuşmayan kişi eski Cumhurbaşkanı Gül'dü. Gül, bu yazının, Koru her ne kadar iyi niyetle yazmış olsa da tersi sonuçlar doğuracağını anladı. Amaç, Gül'ü Cumhurbaşkanlığına taşımak değil, adını Cumhur ittifakı ile çıkarıp başka tarafa gitmesini engellemekti. Hani bir söz vardır,bir erkekle adı çıkmış bir kadına kolay kolay başka erkekler talip olmazlar diye. Gül'ün Cumhur ittifakı ile adını çıkararak önünü kestiler.

17/25 ARALIK DAVASI

17/25 Aralık sürecinin Çevre Şehircilik bakanı E.Bayraktar 8 yıl sonra bir defa daha konuştu. Kendisi ile ilgili bütün tapelerin, belgelerin, dinleme kayıtlarının doğru olduğunu, montaj olmadığını söyledi.

Bayraktar, o süreçte de ne yapmışsa başbakan Erdoğan'ın emriyle yaptığını söylemiş, istifa etmesi gereken biri varsa o da Erdoğan'dır demişti. Şimdi daha önemli bir şey söyleyerek o görüntüleri, belgeleri, telefon kayıtlarının tamamını doğruladı. Halbuki Savcılık o belgelerin sahte ve montaj olduğunu kabul ederek kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti.Şimdi şüphelilerden biri her şey doğruydu, beni hırsızlarla aynı torbaya koydular diyor. Böylece diğer bakanlar hakkındaki hırsızlık suçlamasını doğruluyor. Bu saatten sonra yargının bu telefon kayıtları belgeler doğrudur diyen birine hayır montajdır deme imkanı kalmamıştır.

Takipsizlik kararı verilen dosyalarda zamanaşımı süresi içinde yeni delillerin ortaya çıkması halinde her zaman dosyanın yeniden açılması mümkündür. Bayraktar, itirafta bulunuyor, her şey doğruydu diyor. Zarrap Amerika'da o görüntü ve kayıtların hepsini doğrulamış kime rüşvet verdiğini isim isim açıklamıştı. Dünya tarihinde belki de ilk defa AKP hükümeti bir suçlu için Amerika'ya nota vermişti. Çünkü o konuştukça ve o konuşmalar Türkiye'ye yansıyınca neler olacağını biliyorlardı.

Evet,Gülen örgütü iktidarı düşürmek için bir kumpas yaptı. Ama kumpas, olmayan suçlamalar üzerine kurulu değildi. 17/25 Aralık'ta birçok kişinin pozisyon almakta gecikmesinin nedeni de rüşvetin, yolsuzluğun ayan beyan ortada olmasıydı. İktidarın, ya o taraf ya bu taraf resti, hırsızlardan mı yoksa polislerden mi yana olmak şeklinde anlaşılmıştı.

Şimdi yargıya düşen eğer bu ülkede adaletin a-sı kaldıysa bu dosyayı yeniden açmak, Türk devletini para için Zarrab'ın önüne yatıranları layık oldukları yerde yatırmaktır. Ya adalet diyerek devleti kurtaracağız, ya iktidar diyerek adaleti ve devleti feda edeceğiz.
https://www.habererk.com/abdullah-gul-ve-cumhurbaskanligi-makale,8504.html

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Din, dünya ve ulema - 01 Mayıs 2026
  • Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? - 26 Nisan 2026
  • Ulema özgürlüğünü kaybedince - 24 Nisan 2026
  • Birlik olmak çok mu zor? - 21 Nisan 2026
  • Özgür Özel 'İn vaatleri - 19 Nisan 2026
  • Macaristan seçimleri: Hiçbir otokrat yenilmez değildir! - 13 Nisan 2026
  • Savaşın bir galibi var mı? - 10 Nisan 2026
  • Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu - 08 Nisan 2026
  • Hukuka bağlılık mı,güce bağlılık mı? - 05 Nisan 2026
  • Bir yiğit öldü diyeler... - 27 Mart 2026
  • Süreci anlamak - 25 Mart 2026
  • Bir uluslaşma aracı olarak Nevruz - 22 Mart 2026
  • Adalet terazisi şaibe kaldırmaz - 20 Mart 2026
  • Bugün ile aramızdaki dün - 17 Mart 2026
  • Din savaşı mı, çıkar savaşı mı? - 09 Mart 2026
  • İran'a bakmak - 06 Mart 2026
  • Bir hatıra ve Türk düşmanlığı - 02 Mart 2026
  • BOP'a selam sürece devam - 27 Şubat 2026
  • Laiklik bildirisi - 25 Şubat 2026
  • Ver cumhurbaşkanlığını, al istediğini - 23 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 22
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
ELAZIĞ'DA ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI: DÜZENLEME Mİ, MAĞDURİYET Mİ?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
TARİHİ BİR ANI VE GÜNÜMÜZ
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
HATALI POLİTİKALAR SONUCU YOK EDİLEN BİR İLÇE: MADEN. YETTİ Mİ? VE ŞİMDİ…
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
Play-Off'un Beyi Elazığspor
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
Yaşanan Şiddetin Gölgesinde Eğitimi Kaybetmeyelim
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
T.D.K.
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
HARAÇ-MEZAT SATIŞLAR
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Din, dünya ve ulema
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Karamanın koyunu, sonra çıkar oyunu
Çok Okunan Haberler
Anahtar Partisinden sağnak sonrası tepki geldi
Anahtar Partisinden sağnak sonrası tepki geldi
Elazığ'da sağlık arazilerinin satışına İl Müdürlüğü'nün ihmali mi var...!
Elazığ'da sağlık arazilerinin satışına İl Müdürlüğü'nün...
Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı Yüksel'den kamu arazileri tepkisi
Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı Yüksel'den kamu arazileri tepkisi
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat