Elazığ, depremi yaşayan bir şehir.
Ama asıl soru şu: Depremi mi yaşadık, yoksa sadece atlattığımızı mı sandık?
2020 depreminden sonra Elazığ’da büyük bir seferberlik yaşandı. Yıkılan binalar, ağır hasarlı yapılar, konteyner kentler, yeni konutlar… Herkes bir şeyler yaptı, bir şeyler değişti. Ancak aradan geçen zamanla birlikte, asıl tehlikenin sessizce geri döndüğünü görüyoruz.
Bugün Elazığ’da hâlâ:
Orta hasarlı olduğu halde güçlendirilmeden kullanılan binalar var.
Denetimi kâğıt üzerinde kalan yapılar var.
“Bir şey olmaz” anlayışıyla içine girilen riskli evler var.
Ve en tehlikelisi: Alışılmış bir unutkanlık.
Deprem Bitmedi, Sadece Gündemden Düştü.
Deprem bir doğa olayıdır, evet.
Ama ölüm, ihmalin sonucudur.
Bir binanın güçlendirilmemesi,
Bir raporun dikkate alınmaması,
Bir denetimin yapılmaması,
Bir uyarının ertelenmesi…
Bunların hiçbiri kader değildir.
Elazığ, Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde yer alan bir şehir. Bu gerçek değişmedi. Değişen tek şey, insanların tedbire olan mesafesi oldu.
Orta Hasarlı Binalar Sessiz Tehlike
En büyük risk, gözle görülmeyen risklerdir.
Orta hasarlı binalar yıkılmadı, ama güvenli de hale getirilmedi.
Birçok vatandaş, maddi imkânsızlıklar veya bürokratik süreçler nedeniyle bu binalarda yaşamaya devam ediyor. Oysa bu durum, sadece bireysel bir tercih değil; toplumsal bir güvenlik sorunudur.
Unutulmamalıdır ki:
Bir binada oturan sadece o dairenin sahibi değildir;
komşusu, misafiri, çocuğu, yaşlısı da o riskin içindedir.
Denetim Sadece Deprem Sonrası mı Olur?
Deprem sonrası denetim olur, sonra her şey eski haline döner.
Bu döngüyü Elazığ defalarca yaşadı.
Oysa denetim:
Sürekli olmalı
Şeffaf olmalı
Sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı
Aksi halde “kontrol edildi” denilen her bina, sadece bir cümleden ibaret kalır.
Vatandaş Ne Yapmalı, Ne Yapabilir?
Birçok vatandaş şunu düşünüyor:
“Ben ne yapabilirim ki?”
Aslında yapılabilecek çok şey var:
Riskli yapı tespitine itiraz hakkı
Güçlendirme talepleri
İdareye başvuru yolları
Hukuki süreçler
Ancak sorun şu ki, hak bilinmiyor, bilinmeyen hak da kullanılmıyor.
Son Söz: Deprem Değil, İhmal Öldürür
Elazığ’ın bir kez daha aynı acıyı yaşamaya tahammülü yok.
Depremi konuşmak için yeni bir felaketi beklememeliyiz.
Bugün alınmayan her tedbir,
yarın “keşke” olarak karşımıza çıkacaktır.
Unutmayalım:
Deprem unutulabilir, ama deprem bizi unutmaz.
Bu vesileyle 24 Ocak 2020 de yaşanan Elazığ depreminde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor, geride kalan ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekânları cennet olsun.












