Her gün yüzlerce sürücü, özellikle gece saatlerinde ve şehirlerarası yollarda aynı korkuyla direksiyon başına geçiyor: Aniden yola çıkan sahipsiz bir hayvan…
Bir anda fren sesi, direksiyon hâkimiyetinin kaybolması ve ardından ciddi maddi hasar… Kimi zaman da can kaybıyla sonuçlanan trafik kazaları…
Peki bu durumda zarar gören vatandaşın hakkını kim koruyacak? Araçta oluşan zarardan kim sorumlu olacak?
Aslında mesele yalnızca bir trafik kazası değildir. Bu durum aynı zamanda yerel yönetimlerin sorumluluğu, şehir güvenliği ve kamu hizmetinin yeterliliği ile doğrudan ilgilidir.
Özellikle şehir merkezlerinde veya yerleşim alanlarına yakın bölgelerde başıboş sokak hayvanlarının kontrolsüz şekilde trafikte bulunması ciddi bir güvenlik sorunu oluşturmaktadır. Hukuken belediyelerin yalnızca yol yapmakla değil, şehir güvenliğini sağlamakla da yükümlü olduğu unutulmamalıdır.
Şehirlerarası yolda ise Karayolları’nın yükümlü olduğu unutulmamalıdır.
Danıştay kararlarında da idarenin; başıboş hayvanların kontrol altına alınmaması, gerekli önlemlerin alınmaması ve trafik güvenliğinin sağlanmaması nedeniyle “hizmet kusuru” kapsamında sorumlu tutulabildiği görülmektedir.
Vatandaş çoğu zaman şöyle düşünüyor:
“Benim hiçbir kusurum yoktu. Hayvan aniden önüme çıktı. Aracım ağır hasar aldı. Bu zararı kim karşılayacak?”
Ne yazık ki birçok kişi haklarını bilmediği için zararını kendi cebinden karşılamak zorunda kaldığını düşünüyor. Oysa şartları oluştuğunda belediyeye karşı maddi tazminat davası açılması mümkündür.
Diğer taraftan mesele yalnızca araç hasarı da değildir. Ani manevralar nedeniyle başka araçlara çarpılması, zincirleme kazalar ve hatta ölümle sonuçlanan olaylar yaşanabilmektedir.
Elbette burada dengeyi doğru kurmak gerekir. Sahipsiz hayvanların yaşam hakkı tartışmasızdır. Ancak insan hayatının ve trafik güvenliğinin korunması da aynı ölçüde önemlidir. Sorunun çözümü; hayvanlara zarar vermek değil, bilimsel ve sürdürülebilir yöntemlerle kontrol, bakım ve denetim mekanizmasını etkin işletmektir.
Bugün birçok şehirde vatandaş ile belediyeler arasında görünmeyen bir hukuk mücadelesi yaşanıyor. Çünkü artık mesele sadece “başıboş hayvan” meselesi değil; kamu güvenliği, şehir planlaması ve idari sorumluluk meselesidir.
Unutulmamalıdır ki hukuk, zarar gören vatandaşın yalnız olmadığını söyler. Önemli olan ise hakların zamanında ve doğru şekilde aranabilmesidir.













