Bugün adliyelerin en yoğun koridorlarından biri artık icra daireleri. Elazığ’da da durum farklı değil. Açılan dosya sayıları her geçen gün artıyor; vatandaş borcunu tahsil etmeye çalışıyor, borçlu ise ayakta kalmaya uğraşıyor.
Eskiden icra denildiğinde akla yalnızca ödenmeyen senetler gelirdi. Şimdi ise tablo çok daha geniş. Kira borçları, kredi kartları, telefon faturaları, esnaf alacakları, işçilik alacakları, hatta komşular arasındaki küçük borçlar bile icra dosyasına dönüşebiliyor.
Türkiye genelinde icra ve iflas dosya sayılarındaki artış son yıllarda dikkat çekici seviyelere ulaştı. Ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve alım gücündeki düşüşün bu tabloyu doğrudan etkilediği değerlendiriliyor.
Özellikle küçük esnaf açısından tahsilat sorunu artık ciddi bir krize dönüşmüş durumda. Çünkü piyasada birçok işletme satış yapıyor ama parasını zamanında alamıyor. Bu durum zincirleme bir ekonomik baskı oluşturuyor. Birinin ödeyemediği borç, başka bir işletmenin de ödeme dengesini bozuyor.
Konut kiralarındaki artış da icra dosyalarının büyümesinde önemli bir etken hâline geldi. Kiracı ile ev sahibi arasındaki uyuşmazlıklar artık yalnızca tahliye davalarıyla sınırlı kalmıyor; birçoğu icra takiplerine dönüşüyor.
Bir başka dikkat çekici konu ise vatandaşın hukuki süreçleri yeterince bilmemesi. Pek çok kişi e-tebligatı ya da ödeme emrini zamanında fark etmiyor. Süresinde yapılan küçük bir itirazla çözülebilecek meseleler bazen haciz aşamasına kadar ilerliyor.
Oysa icra hukuku yalnızca “borç tahsilatı” değildir. Aynı zamanda ekonomik düzenin ayakta kalmasını sağlayan sistemlerden biridir. Alacağını tahsil edemeyen esnaf da, maaşını alamayan işçi de, kirayı ödeyemeyen kiracı da aslında aynı ekonomik sıkışmanın farklı yüzlerini yaşıyor.
Tabiki artan icraların sebeplerinden birisi de hukukun zaafiyetir. Enflasyon karşısında ödenecek miktarın değersizleştirilerek verilmesi amaçlanmasından da kaynaklanmaktadır. 2026 yılının ilk çeyreğinde Elazığ genelindeki icra dosyası 10 bin civarında!!!
Bugün artan icra dosyaları bize sadece hukuki bir tablo göstermiyor. Aynı zamanda toplumun ekonomik stresini, geçim mücadelesini ve büyüyen güvensizliğini de ortaya koyuyor.
Belki de artık şu soruyu sormak gerekiyor:
İcra dosyaları gerçekten arttı mı, yoksa insanlar artık borçla yaşamaya mı alıştı?













