• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
21:41
Elazığ için üretmeye ve ekonomiyi büyütmeye devam edeceğiz
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. 12 Eylül
Yayınlanma: 13 Eylül 2021 - 23:11

12 Eylül

13 Eylül 2021 - 23:11
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

12 Eylül'ün üzerinden 41 yıl geçti.

Bazıları için böyle olabilir, diğer bazılarımız için ise hiç geçmedi. 12 Eylül'ün acıları, tortuları, içimizde bıraktığı izler hala duruyor.

İnsan hayatının yüzde seksenini 15-30 yaşları arasında yaşar. Öncesi ve sonrası hayatın geriye kalan kısmıdır.

Bizim kuşak ömrünün bu yüzde 80'lik kısmını hücrelerde, mahpuslarda, sehpalarda bıraktı.

Seneler boyunca hep suçumuz neydi diye sorduk. Bu sorunun asla bir cevabı yok. Dünyanın hiç bir yerinde hayatlarını vatanlarına, bayraklarına, inançlarına siper edenlere suçlu muamelesi yapılmaz.

Bize yapıldı.

Afganistan'da Sovyet yayılmacılığına karşı duranlara mücahit, burada Rus emperyalizmine geçit vermeyen bizlere faşist denildi.

Yıllar yıllar boyu güneşi görmedik.

Küçük havalandırma alanlarında, üzerimizden geçecek bir kırlangıç kuşunu, bir güvercini hayal edip durduk.

Hapishanenin boğucu, ezici havasını haklılığımıza sığınarak, büyük divanda masumiyetimize inanarak aştık.

Yıllarca güneşe, ağaca, yeşile, bir dost sesine hasret olmak nedir, onu ancak yaşayanlar bilir. Çığlıklarımız hep mahpushane duvarları arasında kaldı.

Bir mezara diri diri gömülmüş gibiydik. Her gün üzerimize küreklerle toprak atıldı. Nefes alamaz olduğumuz, günlerce gözümüz kapıda görüşmeci veya mektup beklediğimiz günler oldu.Kapımız çok az çalındı, çok az hatırlandık.

Aradan 41 yıl geçti,acılarımız tap taze. Hlil Esendağ, Selçuk Duracık, Pehlivanoğlu, Ali Bülent ve diğerleri artık yok. Analarının, babalarının, kardeşlerinin, gönüldaşlarının kucağına bir ateş topu bırakıp gittiler. Yüreğimizi yakan, içimizi parçalayan, unutmak istesek de unutamayacağımız budur.

Geçmişe ağıt yakmayalım tamam, ama kendimize yapılanları da unutmayalım. Bu bana, Ahmet'e, Mehmet'e, Muhsin'e, Kürşat'a yapılan bir haksızlık değil, bu Türk milliyetçiliğine, bu milletin direnme iradesine, Türk vatanına yapılan bir haksızlık.Adımızdan dolayı yargılanmadık, al bayrağın yerini orak çekiç almasın diye vücutlarımızı, gençliğimizi siper ettiğimiz için yargılandık.

Siz hiç bir Türk milliyetçisinin ay yıldızlı bayrağımızdan başka bayrak taşıdığını gördünüz mü?

Görmediniz, göremezsiniz de.

Ama ya ötekiler? Kızıl Yıldızlar, Orak Çekiçler bayrakları olmuştu.

Bizi değil, bizi yargılayarak orak çekiçle- ay yıldızı aynı kefeye koydular.

Hazmedemediğim, hazmedemediğimiz budur.

Analarımız, babalarımız, kardeşlerimiz her gece çocuklarımız ne zaman asılacak korkusuyla yatıp kalktılar. Uykuları onlara işkence, yedikleri içtikleri zehir oldu. Bir evde bir mahkum varsa o evin hepsi mahkumdur. Sadece biz yatmadık ailelerimiz de mahpus yattı, onlar da hücre gördü, onlar a sehpanın eşiğine kadar geldiler.

Diyelim ki kendimize yapılanları unuttuk, ya ailelerimize yapılanları, onları unutturacak bir özür biçimi icat edildi mi?

Benim rahmetli babam evimizde rahmetli anamın ve evlatlarının önünde hırpalandı.

Bunu unutmak, sineye çekmek mümkün mü?

12 Eylül hep sağ -sol kavgası olarak değersizleştirilmeye çalışıldı.İki tane benzer grup anarşi çıkarıp ülkenin huzurunu bozmuştu. Halbuki bu sağ- sol kavgası değildi, Türk milletinin yeni bir işgale karşı namusunu, ezanını, bayrağın, vatanını, devletini koruma kavgasıydı. Kendi adımıza hiç bir şey istemedik, tek isteğimiz ezanımız-bayrağımız hür, milletimizin başı dik olsun içindi.

Sağ-sol kavgası denince darbe de meşrulaştırılmış oluyor. Siyaset bu kavgayı önleyemedi, askerlerden başka çare kalmadı diye düşünmemizi istiyorlardı. Oysa yetkiyi elinde bulunduranlar görevini yapsaydı, Rus emperyalizminin maşası olanların saldırıları bu kadar büyümez, binlerce genç hayatını vermeden önlenebilirdi, Ama gücü elinde bulunduranlar darbeye karar vermişlerdi. Toplumun buna hazırlanması, darbenin toplumsal meşruiyeti için kavgayı önlemek yerine seyrettiler. Hatta kavganın durduğu yerde onu yeniden tutuşturdular. MİT eski Müsteşarı Emre Taner 15 Temmuz Komisyonunda verdiği ifadede bir soru üzerine, MİT bu ülkeyi 2 defa uçurumun kenarından aldı diyor, biri 12 Mart, hatırlanacağı üzere o tarihte TSK içindeki sol cunta Mahir Kaynak vasıtasıyla deşifre edilmişti. İkincisini ise Emre Tamer söylemiyor, ama onun da 12 Eylül olduğu ayan beyan ortada. Devlet bütün kurumları ile kavgayı ya seyretti, ya kışkırttı, bilinçli olarak Türkiye 12 Eylül'e sürüklendi. Sonra da gençleri dövüştürenler siz misiniz kavga yapan diyerek hepsini birkaç günde etkisiz hale getirdiler.Kimse birkaç günde biten kavgayı niçin daha önce bitirmediniz diye sormadı. Bugün de soran çok az kişi var.

O günlerin acılarını yaşayamayanlar için 12 Eylül geçti gitti.

Ama evlatlarını toprağa veren, hapishane önlerinde kuzusunu kaybetmiş koyunlar gibi dolanan anne ve babalar için hiç bir şey geçmedi.Bir nesil tarafsız görünme uğruna yok edildi.Bu milletin milli refleksleri, direnme iradesi idam sehpasına çıkarıldı.Devlete inanç, fedakarlık duygusu yağmalandı.Bir daha öyle bir nesil gelmedi. Halbuki bugün o dostluğa, o özveriye, o mertliğe o kadar çok ihtiyacımız var ki!

Ahh Eylül'ün mazlum çocukları

Rüzgar gibi gelip, rüzgar gibi gittiniz,

Dönün artık geriye,

Siz hala umutsunuz.

https://www.habererk.com/12-eylul-makale,8523.html

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Devlet aklı mı, hukuktan kaçmak mı? - 04 Haziran 2026
  • Tarihin tekerleği geriye dönmez - 31 Mayıs 2026
  • İhtiras aklı - 29 Mayıs 2026
  • Çare demokrasi ve adalettir - 25 Mayıs 2026
  • Yargının Butlanı - 23 Mayıs 2026
  • Sen değişmezsen ben değişmezsem hiçbir şey değişmez! - 19 Mayıs 2026
  • Emevilerin yolunda... - 18 Mayıs 2026
  • Dilden devlete uzanan yol - 15 Mayıs 2026
  • Din siyasallaşırsa... - 13 Mayıs 2026
  • Ülkeye başka ortaklar aramak - 10 Mayıs 2026
  • Kurucu önderlikten barış koordinatörlüğüne - 06 Mayıs 2026
  • Süreç tıkandı mı? - 04 Mayıs 2026
  • Din, dünya ve ulema - 01 Mayıs 2026
  • Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? - 26 Nisan 2026
  • Ulema özgürlüğünü kaybedince - 24 Nisan 2026
  • Birlik olmak çok mu zor? - 21 Nisan 2026
  • Özgür Özel 'İn vaatleri - 19 Nisan 2026
  • Macaristan seçimleri: Hiçbir otokrat yenilmez değildir! - 13 Nisan 2026
  • Savaşın bir galibi var mı? - 10 Nisan 2026
  • Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu - 08 Nisan 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 22
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
Direksiyondaki Sessiz Tehlike: Sahipsiz Hayvan Kazalarında Sorumluluk Kimin?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
TARİHİ BİR ANI VE GÜNÜMÜZ
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
YEL BEYİNLİ YELKOVANLAR YİNE DÜMENDELER
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
Elazığspor Kongresi
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
Sorumluluklarının Farkında Olan, Mutlu ve Başarılı Çocuk Yetiştirmek İçin (1)
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
TÜRKİYE'NİN ŞAHADETNAMELİ CÜHELA GÜRUHU
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Devlet aklı mı, hukuktan kaçmak mı?
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Elazığ'ın sahibi varsa, bu sessizlik kimin eseri?
Çok Okunan Haberler
Elazığspor Emekçiler Platformu kamuoyuna hazırladığı deklarasyon yayınlandı
Elazığspor Emekçiler Platformu kamuoyuna hazırladığı deklarasyon...
Başkan Seyran, Kamuoyu yanıltılmıştır
Başkan Seyran, Kamuoyu yanıltılmıştır
Elazığ TSO'da geleneksel bayramlaşma programı düzenlendi
Elazığ TSO'da geleneksel bayramlaşma programı düzenlendi
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat