CEZMİ ORKUN

CEZMİ ORKUN


Akkuyu ve Soçi(Hürriyet mi, kölelik mi)

07 Ağustos 2022 - 11:06

Değerli vatandaşlar, Tüm hisseleri Rus firmalarına ait olan 150 milyon TL sermaye ile kurulan “Akkuyu NGS Elektrik Üretim A.Ş.” 2014 yılında yaptığı değişiklikle “Akkuyu Nükleer A.Ş.” adını almıştır. Türk hukukuna tabi olarak kurulan Ankara merkezli bu şirketin çoğunluk hissesi Rus firma Rosatom’da olup 8 kişilik yönetim kurulunda tek Türk olarak AKP’nin kurucularından, TÜSİAD üyesi iş insanı Hasan Cüneyd Zapsu yer almaktadır.

Rus devletine ait olan Rosatom (Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu’nun) şirketi , stratejik ortaklarından “Concern Titan-2” firmasıyla %50-50 oranında hisseye sahip ortak girişim şirketi olarak 2019 yılında kurulmuştur. Ancak hisselerinin %75’ine Rosatom’un yan kuruluşu Rusatom’un sahip olduğu Akkuyu Nükleer A.Ş. İçtaş A.Ş. ile yapılan sözleşmeyi feshetti ve firmayı proje dışında bıraktı. Fesih gerekçesi ise, İçtaş A.Ş.’nin iş güvenliğini sağlamaması ve proje kapsamında gönderilen 59 milyon 428 bin TL’nin gerektiği şekilde harcanmaması olarak gösterildi.

IC İçtaş; Rosatom şirketinin Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin sözleşmeyi feshetmesinin “kanunlara, sözleşmeye aykırı, hileli ve geçersiz bir işlem” olduğunu, sahadaki işlerin durdurulduğunu ve on binlerce çalışanın mağdur edilmemeleri adına ücretli izne çıkarıldığını ve konuyu mahkemeye taşıdığını açıklamıştır.

Türkiye’nin elektrik talebinin %10’unu karşılaması planlanan Akkuyu NGS’nin temeli 3. Nisan.2018’de atılmıştır. AKP’nin 2023 yılında hizmete almayı hedeflediği ancak, santralin ilk ünitesinin faaliyete geçmesi için ilk reaktör inşaatının, temel atıldıktan yedi yıl sonra yani, 30.Haziran.2025’te bitirilmesi gerekiyor. Görüldüğü gibi iktidarın bilimsel dayanaktan yoksun hedefi bir algı operasyonu olup sadece seçim malzemesi olarak kullanılmaya yönelik bir söylemden ibarettir.

Değerli vatandaşlar, Bloomberg’in haberine göre Rosatom, NGS santral yapımında harcanmak üzere yaklaşık 15 milyar dolarlık tutarın ilk etabı olan 5 milyar doları geçen hafta Türkiye’ye aktardı. Geriye kalan 10 milyar doları da gelecek hafta sonuna kadar Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin Türkiye’deki hesabına aktarması bekleniyor.

Türk firmasının bu projeden alınması gerekçeleri incelendiğinde;
• Eğer firma tarafından yapılan işlerin güvenliğinin sağlanamaması söz konusu ise bugüne kadar yapılan işlerin güvenliğinin sorumluluğu kimde olacak ve bu işler güvenli hale nasıl getirilecek?
• Proje için aktarılan paranın amacı doğrultusunda kullanılmadığı gerekçesi de şaibe içeren bir konudur. (Kesin olmamakla beraber aldığım duyum ise firmanın 800 Trilyon TL. Naylon fatura kullandığıdır.)

DOĞRU PARTİ enerji, tabii kaynaklar ve Madencilik Politikaları başkanı olarak projeyi yakından takip etmekteyim. Bu konuda ki yanlışlar ve önerilerimizi bir yıl öncesinden itibaren yazılı ve görsel medya aracılığı ile kamuoyuna aktarıyorum. Bana göre bu projeden Türk firmasının çıkarılmasının amacı;
• Yüklenici değişikliği projenin gecikmesine neden olacağından AKP, Proje tamamlanma süresinin uzatılmasına gerekçe gösterecek. Çünkü hala projenin 1/3 oranında tamamlandığı bilinmektedir.
• Türk devleti tarafından 15 yıl süreyle 12.35 cent üzerinden alım garantisinin süre ve bedel olarak yeniden tadil edilmesidir. (Türkiye ve Rosatom arasındaki fiyat mekanizmasının hayata geçmesi durumunda santralde üretilen gücün yarısı kWh başına 12,35 sentten diğer yarısı ise piyasa fiyatından satılacak. EPİAŞ verilerine göre piyasa fiyatları 1 Ağustos itibarıyla 18,6 sente yükselmiştir.)
• Rusya yapacağı yatırımları kendi kontrolüne almak istemektedir.
• AKP ise ülkeye Rusya’dan gelecek bakiye 10 milyar dolar için bu fesih işlemi karşısında sessiz kalacaktır.

DOĞRU PARTİ olarak, beşli çete içerisinde yer alan söz konusu firmaya yapılan tek taraflı bu muamele karşısında, firmayı değil onu bu duruma düşüren AKP yönetiminin duyarsız kalmasına itiraz ediyoruz. AKP’nin iç siyasete malzeme yaptığı ve eyyyyy diye başladığı yüksek perdeli çıkışlarına ne oldu? Bu bir çaresizlik değil mi? bunun sebebi yatırım için Rusya’dan gelecek 10 milyar dolar bakiyeyi kaybetme korkusu mu? varın siz değerlendirin.

Değerli vatandaşlar, Cenevreli filozof ve yazar J. J. ROUSSEAU “Eldeki para hürriyetin aletidir. Fakat peşi kovalanan para, tam tersine kölelik aletidir.” Sözünden esinlenerek Erdoğan’ın, 5.Ağustos Cuma günü Rusya’nın Soçi kentinde Rusya lideri Putin ile bir araya gelmesi sonucunun “Hürriyet” mi, yoksa “Kölelik” mi olduğunu merak ediyorum. Hep birlikte göreceğiz!
Selam ve Saygılarımla

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum