• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
12:41
Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası'ndan Elazığ Belediyesi'ne "Hasta Nakil Ambulansı" Çağrısı
12:19
Türkiye Sakatlar Derneği'nden Yeşil Pasaport Çağrısı: "Engelli Bireylere Bu Hak Tanınmalı"
11:46
Başkan Ulaş'tan Esnaf İçin Destek Çağrısı: "Esnafımıza Sahip Çıkmak, Ekonomiye Sahip Çıkmaktır"
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. CEZMİ ORKUN
  3. KİRLİ SİYASET" istemiyoruz.
Yayınlanma: 18 Ağustos 2025 - 12:53

KİRLİ SİYASET" istemiyoruz.

18 Ağustos 2025 - 12:53
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN

“Siyaset, siyasetçinin kendi servetini değil milletin servetini artırma sanatıdır! Bunun tersini yapanlara da politikacı değil, hırsız denir.” Temiz bir toplum yaratmanın yolu temiz siyasetten geçer. Temiz siyaset ise ilkeli ve siyasi etik kurallarına göre işleyen denetlenebilen bir sistemin varlığı ile mümkündür. Ancak günümüz siyasi arenasında oynanan oyunlar sonucu; milletin seçtiği vekile, ülkeyi yöneten AKP iktidarı ve koşulsuz destekçileri dahil tüm siyasetçilere olan güven tümüyle tükenmiş durumdadır. Bu duruma gelinmesinin  en büyük sebebi “yargının bağımsızlığını yitirmesi ve iktidarın arka bahçesi haline getirilmesi, yasamanın parmak sayısına indirgenmesi ve yürütmenin tek kişinin emrine verilmesini sağlayan” mevcut ucube sistemin varlığıdır. Bunlara ilave olarak bürokrasinin sorgulanamaması ve denetim organlarının kaldırılması, yönetim kademesinde “önce ben, sonra çevrem, kalırsa millet!” anlayışını hakim kılmış ve siyasetçilerin vekilliği menfaate dayalı bir meslek olarak görmeleri sonucu bu alanda kirlenme kaçınılmaz duruma gelmiştir.

Oysa, günümüzde saray ve eşrafı ülkeyi yönetmede bir araç olduklarını unutup ganimet olarak algılamakta, devleti ise bu paylaşımın aracı olarak görerek tüm imkanlarını kullanmaktadır. Son zamanlarda ortaya çıkan siyaset, mafya ve devlet ilişkileri ile taraflı medya bunun en bariz delilidir. Ne yazık ki bu anlayış, AKP yandaşlarına ve oradan da giderek topluma yayılmış ve çürümeye yol açmıştır. Bu da sadece mevcut siyaseti ve ondan nemalanan toplumu kirletmesi yanında gelecek kuşakları da tehdit ederek toplumun geleceğini de rehin almıştır. 

Güçlünün kuralları belirlediği bu AKP anlayışı, üretmeden köşeyi dönme tutkusuna dönüşmüş, kolay yoldan para kazanmak bütün değerlerin üzerine çıkmaya başlamış, nasıl para kazanıldığı değil ne kadar para kazanıldığı sorgulanır olmuştur. Bu süreçte adalet sisteminin oluşturduğu boşluğu yasadışı ilişkiler doldurmuş, bunlar siyaset bürokrasi üçgeninde yeni zenginler ortaya çıkarmıştır.  Günümüz siyasetçilerinin sebep olduğu siyasi arenanın kirliliği karşısında toplumsal yapıdaki kirlilik ve yozlaşmanın da şu ya da bu biçimde siyasete yansıması elbette kaçınılmaz olmuştur. Çünkü "siyaset" bir yerde toplumun aynasıdır. AKP iktidarının kurumsallaştırdığı siyasi kirlilik, toplumu baştan aşağı saran yolsuzluklar, rüşvet, hırsızlıklar ve siyasi çeteleşme ile her alanda kendini göstermektedir. Hatırlayalım lütfen;

Kamu bankalarının siyasilerin kredi kaynağı haline gelmesi, örtülü ödeneğin kişisel amaçlar için kullanılması, bürokratların İsviçre hesapları, teşviklerin paylaşımı, merkezi ve yerel düzeyde kamu ihalelerinden alınan komisyonlar, değersiz arazilere siyasilerce değer kazandırılması, devlet dairelerinde rüşvetsiz iş yapılmaması, siyasilerin ve yakınlarının kaynakları hiçbir zaman açıklanmayan servetleri, özelleştirme adı altında bir kısım insanların zenginleştirilmesi, medyanın siyasi iktidarın emrinde olması, yargının bütün bu olanlar karşısında sessiz kalması sonucu mafyanın devlet, devletin mafya olması siyasi kirliliğin, kokuşmuşluğa varan boyutlarını ortaya koymaktadır.

AKP devleti ile demokratik devlet arasındaki temel fark, günümüzde olduğu gibi devletin faaliyetlerinin denetlenmemesi ve hesap verme mekanizmalarının olmamasıdır. Yani, sorumluluk ve hesap vermenin olmadığı, yapanın yanına kar kaldığı bu AKP devleti yolsuzluk-yoksulluk ve yasaklarla varlığını sürdürmektedir.

Böylece dünya lideri…(!), kamu kaynaklarının kendi ailesine ve yakın çevresine akmasına yol açar ki, Parti devleti olarak AKP; İhale verme, kamu bankalarından kredi sağlama, devletin kasasından proje adı altında para aktarma, liyakat değil sadakat eksenli adamlarını çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarına atama; partililerin beğenmedikleri kamu görevlilerini başka yerlere sürülmesi gibi mekanizmaları devreye almaktadır.

Sonuçta "devletin malı deniz, yemeyen domuz", "bal tutan parmağını yalar" zihniyeti ile yolsuzluk ve umutsuzluk o kadar büyük bir ağ halinde ülkeyi sarar ve sürekli hale gelir ki artık bu ilişkiler ve yaşananlar meşruiyet kazanır. Bütün bu gelişmeler çürüyen sistemin çöktüğünü göstermektedir.

Değerli okurlar, Yolsuzluk ekonomisi siyaseti kirleten önemli bir unsur olup, siyaset kurumunun ağırlığını ve saygınlığını zedeler, gerçek işlevlerinden uzaklaşmış ve saygınlığı zedelenmiş olan siyaset kurumunun siyasi aktörleri yolsuzluğa daha çok bulaşır, bu da kirliliği çoğaltır ve bu durum giderek topluma sirayet eder. DOĞRU PARTİ temsilcileri bizler sosyal medyada yer alan “Beni temizle…Toprağımı çöpten, sularımı zehirden, ormanlarımı ateşten, sokaklarımı belalardan, İnsanımı kötülükten, Vatanımı terörün kanlı ellerinden, Gençleri sahte diplomalılardan… Siyasetimi kirli pazarlıklardan, Kurtar! BEN TÜRKİYE’YİM… KİRLİ BIRAKMA.”

Diyen vicdanların sesi olarak yönetme yetkisine haiz olduğumuzda; DOĞRU PARTİ milletimizle birlikte, Türkiye'de artık tıkanmış ve tükenmiş bu mevcut ucube sisteme kaynaklık eden ve siyasi partilerin dayandığı yasal ve hukuksal statüyü yeniden ele alacak "temiz" ve "çağdaş" bir toplumu yeniden tesis edecek biçimde değiştirilmesi için öncülük edecektir. Ülkeyi kirleten kadar, kirlenmeye göz yuman da suçludur. Millet olma şuuru çerçevesinde; Toprağımızı, suyumuzu, insanımızı, siyasetimizi yıkamak zorundayız. Çünkü; bu ülke bizim, başka Türkiye yok anlayışı ekseninde Artık ülkemizde “KİRLİ SİYASET” istemiyoruz.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE - 31 Mayıs 2026
  • HARAÇ-MEZAT SATIŞLAR - 28 Nisan 2026
  • SOSYAL ÇÜRÜME - 23 Nisan 2026
  • ORTADOĞU ve KANLI SİYASET - 17 Nisan 2026
  • KAZANAN ve KAYBEDEN… - 13 Nisan 2026
  • SU HAYATTIR AMA… - 09 Nisan 2026
  • İBİŞLİK VERGİSİ!.. - 05 Nisan 2026
  • MİLLET KARAR VERSİN - 31 Mart 2026
  • ELİ bağlı, AĞZI bantlı ÖZGÜR BASIN!... - 25 Mart 2026
  • BİR ÖYLE, BİR BÖYLE… - 17 Mart 2026
  • İMHA EDİLEMEYEN FÜZELER!... - 12 Mart 2026
  • GÖZDEN KAÇAN GERÇEKLER(Günümüz Ortadoğu Savaşında) - 09 Mart 2026
  • BU FIKRAYI BEN UYDURMADIM… - 06 Mart 2026
  • 3D ve AKP - 01 Mart 2026
  • MANİPÜLATÖR AKP… - 22 Şubat 2026
  • BU GİDİŞAT, İYİ Mİ? - 19 Şubat 2026
  • NELER GÖRDÜK, NELER!… - 14 Şubat 2026
  • NEDEN "…., değil de TORYUM?" - 10 Şubat 2026
  • NEDEN "….. değil de BOR"? - 05 Şubat 2026
  • BOR STRATEJİSİ NASIL OLMALI? - 01 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 20
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
SGK "Yanlış Emekli Ettik" Diyebilir mi? Vatandaşın Suçu Yoksa Bedeli Kim Ödeyecek?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
BİLİM, DEVLETE HÂKİM DEĞİLSE O DEVLET ÇÖKMEYE MAHKÛMDUR
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
NATO'nun Spor Paktı
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
"15 Temmuz Demokrasi ve Milli, Birlik Günü"
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
BU KAÇINCI ALDANIŞ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Artık bir muhasebe yapmak gerekmez mi?
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Algı mı, Şehir Vizyonu mu?
Çok Okunan Haberler
3 Yıldır Tamamlanamayan Şuyulandırma Vatandaşı Mağdur Ediyor: Gözler Elazığ Belediyesi'nde
3 Yıldır Tamamlanamayan Şuyulandırma Vatandaşı Mağdur Ediyor: Gözler...
Gürsel Erol Hakkındaki İddialar Yeniden Gündemde: İrfan Bural'dan
Gürsel Erol Hakkındaki İddialar Yeniden Gündemde: İrfan Bural'dan...
Sağlık-Der Elazığ Şube Başkanı Ahmet Eskin:
Sağlık-Der Elazığ Şube Başkanı Ahmet Eskin: "Elazığ 112 Çalışanlarımızla...
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat