• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
22:52
"18 Ay Dediler, 40 Ay Oldu" Batı Kent Villa Projesi'nde: Hak Sahibi Hukuki Süreci Başlattı
19:05
Tarihî Palu Köprüsü Restorasyona Kavuşuyor
18:37
FÜ'sinde, İŞKUR İUP Kurası Çekildi: 50 Asil, 50 Yedek Katılımcı Belirlendi
18:25
Elazığlı Milli Hentbolcu Hüseyin Ercan Gururlandırıyor
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. HADİ ÖNAL
  3. BİLİM, DEVLETE HÂKİM DEĞİLSE O DEVLET ÇÖKMEYE MAHKÛMDUR
Yayınlanma: 17 Temmuz 2026 - 18:13

BİLİM, DEVLETE HÂKİM DEĞİLSE O DEVLET ÇÖKMEYE MAHKÛMDUR

17 Temmuz 2026 - 18:13
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL

    Bilim, devlete hâkim değilse o devlet çökmeye mahkûmdur. Hiç bir devlet bir sabah uyandığında kendisini çökmüş bulmaz. Çöküş; yıllara yayılan, inatla ve ısrarla yürütülen, adım adım uygulanan bir sürecin sonunda gerçekleşir. Önce hukukun içi boşaltılır. Sonra eğitim niteliksizleştirilir. Ardından ekonomi üretimden koparılır. Devlet kurumları liyakatten uzaklaştırılır. Toplum ortak değerlerinden ve tarih şuurundan uzaklaştırılır. İnsanlar birbirine, sonunda da devletine güvenemez hâle getirilir. İşte o gün, o devletin sınırları yerinde duruyor olsa bile, aslında yıkım çoktan başlamıştır.
    15 Temmuzda yaşadıklarımız, yukarıda sıraladığımız süreçlerin sonunda gerçekleşti. O gün yaşadığımız o meşum olay, aynı hedefe hizmet eden tercihlerin doğal sonucuydu. Çünkü tesadüfler süreklilik göstermez. Aynı yanlışlar yıllarca tekrar ediliyorsa... Aynı uygulamalar aynı çevrelere kazandırırken millete kaybettiriyorsa... Aynı politikalar ülkeyi her defasında biraz daha güçsüz bırakıyorsa... Artık ortada yalnızca yanlış yönetim değil, sorgulanması gereken bir anlayış vardır. 
    Bir milleti yönetmenin en kolay yolu, onun düşünmesini engellemektir. Çünkü böylesi bir yönetim için soran insan tehlikelidir. Araştıran insan kontrol edilemez. Hukuk bilen vatandaş kolay kolay kandırılamaz. Bilim üreten millet kolay kolay sömürülemez. İşte bunun için tarih boyunca bütün otoriter yapılar önce eğitime müdahale etmiş, sonra hukuku kendi emrine almış, en sonunda da toplumu algıyla olmadı korkuyla yönetmeye çalışmışlardır.    Bilim, sadece laboratuvar değildir. Bilim; akıldır. Bilim; sorgulamaktır. Bilim; özgür vicdandır. Bilim; hukuktur. Bilim; üretmektir. Bilim; bağımsızlıktır. Bilim devleti ise vatandaşına kul değil, hak sahibi birey gözüyle bakan devlettir.
    Roma İmparatorluğu dışarıdan gelen saldırılar kadar içeride çürüyen kurumları nedeniyle çökmüştür. Osmanlı Devleti'nin son döneminde yaşanan askerî ve ekonomik gerilemenin temelinde yalnızca savaşlar değil; bilimden, üretimden ve kurumsal yenilenmeden uzaklaşılma vardır. Endülüs, ilimde dünyanın merkeziyken yükselmiş; ilim merkezleri dağıldığında ise tarih sahnesinden silinmiştir. Görüldüğü gibi tarih bize hakikatleri tekrar tekrar göstermektedir: Nedir o hakikatler? Adaletini kaybeden devlet ayakta kalamaz. Bilimini kaybeden millet bağımsızlığını koruyamaz. Liyakatini kaybeden kurum güven üretemez. Güven yıkılırsa devlet de yıkılır. Devlet, yalnızca kanunlardan oluşan bir yapı değildir. Devlet, vatandaşın vicdanında kurduğu güven kadar güçlüdür. İnsanlar mahkemeye güvenmiyorsa... Çalışarak yükselebileceğine inanmıyorsa... Çocuğunun alacağı eğitimin geleceğini değiştireceğini düşünmüyorsa... Kurumların adaletle değil, sadakatle yönetildiğine inanıyorsa... İşte orada yalnızca ekonomik kriz yoktur. Orada devletin görünmeyen temelleri çatlamaktadır.
    Devleti çökerten ekonomik kriz değildir. Ekonomik krizler aşılır. Devleti çökerten güven krizidir. Çünkü güven kaybolduğunda kanunlar işlememeye başlar. Kanun işlemeyince adalet zayıflar. Adalet zayıflayınca devlet otoritesi tartışılır. Devlet otoritesi tartışılınca millet ortak geleceğine olan inancını kaybeder. İşte gerçek yıkım budur.
    Bilim devleti, otoriter yönetimler için neden hedef tahtasına oturtulur? Çünkü bilim devleti, sorgulayan nesiller yetiştirir. Sorgulayan nesiller biat etmez. Haklarını bilir, hesap sorar, liyakat ister, şeffaflık isteri adalet ister. Tam da bu yüzden bilim devleti; cehaletten beslenen her anlayış için en büyük engeldir. Çünkü cehalet yönetilebilir, bilgi ise özgürleştirir.
    Bugün kendimize sormamız gereken soru: Son çeyrek asırda yaşanan tartışmaların her biri elbette farklı açılardan değerlendirilebilir. Ancak üzerinde durulması gereken asıl mesele, hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, laiklik, eğitimin niteliği, liyakat, kurumsal bağımsızlık ve ekonomik üretkenlik gibi alanlarda ortaya çıkan sorunların ülkenin geleceğini nasıl etkilediğidir. Bir ülkenin geleceği; kurumlarının gücüyle, hukukun üstünlüğüyle, bilimsel düşünceye verdiği değerle ve vatandaşlarının devlete duyduğu güvenle şekillenir. Bu alanlarda yaşanan aşınmaların ciddiyetini görmezden gelmek, geleceğe dair riskleri de görmezden gelmek anlamına gelir.
    Biz, millet olarak, Amerika’nın A planı olan 15 Temmuz FETÖ cemaat yapılanmasının devletimizi yıkma girişimini yaşadık. Bu girişim de bize açıkça gösterdi ki milletleri tanklar değil, inanç sömürüsünü ardına alan cehalet yıkar. Devletleri bombalar değil, hukuksuzluk çökertir. Ekonomileri ambargolar değil, üretimsizlik tüketir. Tekrar söylemek gerekirse bir ülkenin en büyük serveti yer altındaki madenleri değildir. En büyük serveti; adaletidir, hukukudur, bilimidir, liyakatidir ve elbette üreten, devletine güvenen vatandaşlarıdır. Çünkü bilimin sustuğu yerde hurafe konuşur. Hukukun sustuğu yerde güç konuşur. Vicdanın sustuğu yerde korku konuşur. Korkunun hüküm sürdüğü yerde ise ne özgür birey yetişir ne de devlet ayakta kalabilir. O nedenle devlet ve devleti yönetenler, bilimin ışığında yürümek zorunda ve mecburiyetindedirler. 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • 15 TEMMUZ İHANETİNİN 10. YIL DÖNÜMÜ - 15 Temmuz 2026
  • BİR ŞİRKETE BU GÜCÜ VE PERVASIZLIĞI KİM VERİYOR? - 13 Temmuz 2026
  • DEVLET ADAMLIĞI BİLGİDEN UZAKLAŞIRSA NE OLUR? - 08 Temmuz 2026
  • İHANET NEDEN ÇOĞALDI? - 06 Temmuz 2026
  • EĞİLEREK KAZANILAN MAKAMIN BEDELİ - 30 Haziran 2026
  • GENÇLER NEDEN ROL MODELSİZ BIRAKILDI? - 17 Haziran 2026
  • KİŞİNİN NAMUS VE ŞEREFİNİ ORTAYA KOYARAK VERDİĞİ SÖZ - 15 Haziran 2026
  • BİR ÜLKENİN VİCDANI NEREDE ARANIR? - 08 Haziran 2026
  • YEL BEYİNLİ YELKOVANLAR YİNE DÜMENDELER - 06 Haziran 2026
  • BİR DEVLET NE ZAMAN ÇÖKER? - 26 Mayıs 2026
  • ELAZIĞ VALİSİ SAYIN NUMAN HATİPOĞLU'NA AÇIK MEKTUP - 25 Mayıs 2026
  • VİCDANI OLMAYANIN UTANMASI DA YOKTUR - 23 Mayıs 2026
  • BİLİM KÖRLÜĞÜ, KÖRLERİN GÖREMEDİĞİ HAZAR GÖLÜ VE ÇEVRESİ… - 17 Mayıs 2026
  • HAVAYA ASILI KALAN SORULAR YETKİLİLERDEN CEVAP BEKLİYOR - 14 Mayıs 2026
  • SEVGİLİ ANNE - 10 Mayıs 2026
  • HATALI POLİTİKALAR SONUCU YOK EDİLEN BİR İLÇE: MADEN. YETTİ Mİ? VE ŞİMDİ… - 29 Nisan 2026
  • 23 NİSAN MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI - 23 Nisan 2026
  • BİZ NE YAPTIK DA OKULLARIMIZ BU HALE GELDİ? - 20 Nisan 2026
  • ŞİRAZE- ŞAFT- ZIVANA - 15 Nisan 2026
  • ZULÜM NEDEN SESSİZLİĞİ SEVER? - 13 Nisan 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
SGK "Yanlış Emekli Ettik" Diyebilir mi? Vatandaşın Suçu Yoksa Bedeli Kim Ödeyecek?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
BİLİM, DEVLETE HÂKİM DEĞİLSE O DEVLET ÇÖKMEYE MAHKÛMDUR
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
NATO'nun Spor Paktı
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
"15 Temmuz Demokrasi ve Milli, Birlik Günü"
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
TÜRKİYE'NİN ŞAHADETNAMELİ CÜHELA GÜRUHU
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
15 Temmuz ve Otokratlaşma
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Algı mı, Şehir Vizyonu mu?
Çok Okunan Haberler
Elazığ Sağlık Camiasında Sendikal Tarafsızlık Tartışması: İdari Uygulamalara İlişkin Dikkat Çeken İddialar
Elazığ Sağlık Camiasında Sendikal Tarafsızlık Tartışması: İdari...
Spor Ekonomisi Profesörü Sebahattin Devecioğlu; FIFA Başkanı Infantino'ya İstifa Çağrısı
Spor Ekonomisi Profesörü Sebahattin Devecioğlu; FIFA Başkanı Infantino'ya...
Sağlık-Der Elazığ Şube Başkanı Ahmet Eskin:
Sağlık-Der Elazığ Şube Başkanı Ahmet Eskin: "Elazığ 112 Çalışanlarımızla...
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat