• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
15:15
UNESCO Projesi Neden Yapılmıyor? Harput'ta Samimiyet Sorgulanıyor!
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. METİN AKGÜN
  3. Girmeden Tefrika Bir Millete, Düşman Giremez
Yayınlanma: 04 Mart 2026 - 12:08

Girmeden Tefrika Bir Millete, Düşman Giremez

04 Mart 2026 - 12:08
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN

“Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez;

Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.”

Bu mısralar yalnızca bir şiirin dizeleri değil; bir milletin hafızasına kazınmış tarihî bir hakikatin ifadesidir. Bir milletin gerçek zırhı tankı, topu, tüfeği, silahı değil; birlik ruhudur. Çünkü düşman önce sınırdan değil, kalpten girer. Önce gönülleri ayırır. Ailede başlayan ayrışma, kazandığı ivmeyle kontrolden çıkar; hızla büyür. Gönüllerde başlayan bu ayrışma sosyal çözülmeyi tetikler ve sürecin devamında vatanın mana derinliği bir anda kaybolur.

Tefrika yalnızca fikir ayrılığı değildir. Tefrika; ortak değerleri unutmaktır. Aynı bayrağın gölgesinde yaşadığımızı, aynı ezanla sabahladığımızı, aynı acıya ağlayıp aynı sevinci paylaştığımızı, aynı espriye benzer tepkiler verdiğimizi hatırdan çıkarmaktır. Bizi biz yapan müşterekleri ikinci plana itip ayrılıkları büyütmektir.

Unutmamalıyız ki bir milletin geleceği, çocuklarının zihninde kurulur. Eğer biz çocuklarımıza öfkeyi, tahammülsüzlüğü ve ötekileştirmeyi miras bırakırsak yarının toplumsal iklimini de sertleştirmiş oluruz. Ama onlara empatiyi, ortak paydada buluşmayı, farklı düşünse bile saygı duymayı öğretirsek; işte o zaman gerçek bir millî direnci inşa etmiş oluruz.

Unutmayalım: Düşman güçlü bir topluma cepheden saldırmaz; önce içeride ayrışma üretir. Sözü keskinleştirir, dili sertleştirir, kalpleri uzaklaştırır. Çünkü bilir ki kalpler ayrıldığında saflar da dağılır.

O hâlde soralım kendimize: Aynı gemide olduğumuzu ne kadar hatırlıyoruz? Bir tartışmada haklı çıkmaktan mı, yoksa birlikte ayakta kalmaktan mı yanayız? Fikirlerimiz farklı olabilir; ama kaderimiz ortaktır.

Düne baktığımızda, Irak lideri Saddam Hüseyin’in sonu, yanındakilerin ihanetiyle gelmiş; tek bir kurşun atılmadan, sahip olduğu uçaklar havalanmadan Irak teslim olmuş, Amerikan askerleri ülkeye zılgıtlarla karşılanarak girmiştir. Libya lideri Muammer Kaddafi de benzer bir sonla hayata veda etmiştir.

Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur. En güçlü devletler bile iç çekişmeler, hizipleşmeler, küçük hesaplar ve şahsî menfaatler yüzünden zayıflamış; dış tehditler ancak bu gedikten içeri sızabilmiştir. Birlik varken yenilgi yoktur. Gönül dünyasında yaşanan ayrışma, küçük bir dünyalık uğruna bizi biz yapan değerlerden kopuş ve değerlerin satışı çöküşü kaçınılmaz kılar. Değerlerden kopuş başladığında, en sağlam kaleler bile kumdan bir duvara dönüşür.

İstiklal ve istikbalimizin teminatı olacak neslin yetiştirilmesi sürecinde, farkında olmadan yaşadığımız kopuşların ağır bedelini ödemeden önce tedbir almamız gerekmiyor mu?

Küresel aktörlerin kurgusu olan “Yeni Dünya Düzeni”ne dair yaşananları idrak etmekte de geciktik. Pandemi sonrası etkisi hızla artan sosyal medya, küresel ölçekte büyük bir ivme kazandı ve farkında olmadan dijital bağımlılığın içine sürüklendik.

Alışkanlıklarımız değişti. Bize sunulan ve bize yabancı değerleri sorgulamadan kabul eden bir nesil, kartopu gibi büyüyor. Aile değerlerimiz dönüşüyor; sorgulamadığımız hayat şartlarımız değişiyor. İletişim araçlarıyla birlikte bakış açıları da değişti ve değişmeye devam ediyor. Kimse farkında değil mi? Bu hızlı değişim yalnızca çocukları değil, yetişkinleri de etkisi altına almadı mı? Ekranı kaydırmakla meşgul; üretmeyen, düşünmeyen, çevresinden kopuk yaşayan ve her gördüğüne inanan bireyler hâline gelmedik mi? Toplum olarak ne kadar farkındayız? Hayatlar kayıyor, farkında mıyız?

Gözden kaçan bir gerçek var: “Medya insanları düşündürmez; ne düşüneceklerini belirler.” Bugün en büyük tehlike belki de görünmeyen tehlikedir. Sosyal medya diliyle sertleşen tartışmalar, siyasî kutuplaşmalar, mezhep ve meşrep üzerinden yürütülen ayrıştırmalar; “biz” duygusunu zedeleyen her söylem… Düşünmeden, heva ve hevesle sarf ettiğimiz sözler; yakın çevremizden başlayarak uzağa yayılan bir etki oluşturuyor. Küresel kurgunun ve kontrol altındaki medyanın etkisiyle söylenen her söz, her eylem küçük bir çatlak gibi görünse de zamanla büyük bir fay hattına dönüşebilir. Oysa bir milletin gücü, farklılıklarını kavga sebebi değil; zenginlik vesilesi olarak görebilmesindedir.

Sınırlarımızda yaşanan elim hadiseleri gönül dünyamızda yeterince analiz edebildik mi? İran, her şeye rağmen Müslüman bir ülkedir. İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik saldırılarına bir Müslüman olarak ne kadar üzüldük?

Uluslararası analizlerde, İran’ın en zor anında yalnız bırakıldığı açıkça ifade edilirken; medyada yer alan Türkiye’ye yönelik imalı mesajları ne kadar doğru okuyabiliyoruz? Bu söylemler bize ne anlatıyor, ne kadar idrak edebiliyoruz?

Farkında mıyız? Amerika, İran’a yönelik saldırılarında Müslüman ülkelerde kurduğu üsleri kullanıyor. Daha da çarpıcı olan ise İran’daki bazı grupların bu saldırıları sevinçle karşılamasıdır. Neden? Yarın hedefte bizim olmayacağımızın bir garantisi var mı? İlim ehli, bu küresel tehditlere karşı bizleri uyarırken ne kadar kulak veriyoruz?

İnsan haklarının ve uluslararası hukukun yok sayıldığı bu yenidünya düzeninde, yarın bize yönelebilecek saldırılara ne kadar hazırız? O hâlde bir kez daha soralım: Aynı gemide olduğumuzu ne kadar hatırlıyoruz? Bir tartışmada haklı çıkmak mı, yoksa birlikte ayakta kalmak mı önceliğimiz?

Bugün bize düşen; ortak değerlerimizi diri tutmak, birbirimizi dinlemek ve anlaşamadığımız yerde bile saygıyı kaybetmemektir. Çünkü birlik, benzer olmak değil; beraber kalabilmektir.

Ve şunu akıldan çıkarmayalım:

Bir milleti yıkmak için önce kalplerini ayırmak gerekir.

Kalpleri bir olan bir millete ise hiçbir güç diz çöktüremez.

Birlik olalım. Dirlik bulalım. Çünkü tefrikanın giremediği yere, düşman asla giremez.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • 24 Temmuz, 'Hakikatin ve Özgür Kelamın Nöbetidir' - 25 Temmuz 2026
  • "15 Temmuz Demokrasi ve Milli, Birlik Günü" - 15 Temmuz 2026
  • Sorumluluklarının Farkında Olan, Mutlu ve Başarılı Çocuk Yetiştirmek İçin (2) - 07 Temmuz 2026
  • LGS Sınav Sonucu Hayatımızın Tamamını Belirlemeyecektir' - 13 Haziran 2026
  • Sorumluluklarının Farkında Olan, Mutlu ve Başarılı Çocuk Yetiştirmek İçin (1) - 04 Haziran 2026
  • '19 Mayıs Sıradan Bir Gün Değildi' - 18 Mayıs 2026
  • Verimli Bir Yaşam Sürdürmek İçin Rasyonel Ol - 14 Mayıs 2026
  • Cennetimiz Olan Annelerimizin Ellerinden Öpüyoruz - 10 Mayıs 2026
  • Yaşanan Şiddetin Gölgesinde Eğitimi Kaybetmeyelim - 02 Mayıs 2026
  • 18 Mart Çanakkale Zaferi' ve 'Ramazan Bayramı - 17 Mart 2026
  • İstiklal Marşı Kabulü - 12 Mart 2026
  • Bir Öğretmeni Kaybetmek - 09 Mart 2026
  • 8 Mart 2026, Yeni Bir Başlangıç Olsun - 08 Mart 2026
  • Ne Kadar Farkındayız? - 26 Şubat 2026
  • Ramazan-ı Şerif'i yüreğimiz buruk halde karşılıyoruz - 19 Şubat 2026
  • Kalabalıkta Yaşadığımız Yalnızlaşmaya Dur Diyelim… - 10 Şubat 2026
  • Berat Gecesi - 01 Şubat 2026
  • Yalnızlık, Kalabalıkta Başlıyor… - 24 Ocak 2026
  • 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü - 11 Ocak 2026
  • Mutluluk 'HUZUR' İle Başlar ve Gelişir - 05 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
SGK "Yanlış Emekli Ettik" Diyebilir mi? Vatandaşın Suçu Yoksa Bedeli Kim Ödeyecek?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
SİZİ GİDİ İKİYÜZLÜLER SİZİ…
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
FIFA Başkanı Neden Türk Olmasın?
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
24 Temmuz, 'Hakikatin ve Özgür Kelamın Nöbetidir'
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
AHBAP'IN PANAROMİK ANATOMİSİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Maç Sahada Seçim Sokakta Kazanılır
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
24 Temmuz: Bayram mı, Kara Gün mü?
Çok Okunan Haberler
3 Yıldır Tamamlanamayan Şuyulandırma Vatandaşı Mağdur Ediyor: Gözler Elazığ Belediyesi'nde
3 Yıldır Tamamlanamayan Şuyulandırma Vatandaşı Mağdur Ediyor: Gözler...
Gürsel Erol Hakkındaki İddialar Yeniden Gündemde: İrfan Bural'dan
Gürsel Erol Hakkındaki İddialar Yeniden Gündemde: İrfan Bural'dan...
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat