Ne oldu? Dilinizi mi yuttunuz? Hani Filistin sizin kırmızıçizginizdi? Hani Kudüs, ümmetin namusuydu? Hani Gazze için gözyaşı döküyor, meydanları dolduruyor, kürsülerden dünyaya meydan okuyordunuz? Ne oldu o gür seslerinize? Yoksa mikrofon kapanınca vicdanlarınız da mı sustu?
Yıllardır "Batı ikiyüzlü" diyerek en ağır eleştirileri yönelttiğiniz ülkeler var ya... İrlanda, Belçika, Fransa, Slovenya, Danimarka, Hollanda, Finlandiya, İsveç, Portekiz, İspanya, Norveç, Kanada... Uluslararası hukukun gereğini yerine getireceklerini açıkça ilan ediyorlar. UCM’nin (Uluslararası Ceza Mahkemesi) kararına dayanarak, hakkında tutuklama kararı bulunan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın ülkelerine adım atar atmaz onu tutuklayacaklarını söylüyorlar. Peki ya siz? Siz ne söylüyorsunuz bu kararla ilgili? Nerede İslam ülkeleri? Nerede "Filistin bizim namusumuzdur" diye haykıranlar? Nerede meydanlarda konuştukları zaman mangalda kül bırakmayanlar? Yoksa Filistin sadece seçim meydanlarında alkış toplamanın, slogan atmanın ve hamaset üretmenin bir aracı mıydı?
Sosyal medyada birkaç paylaşım yapmakla, milleti galeyan getirip topladığınız meydanlara kurulan kürsülerde birkaç öfkeli cümle kurmakla Siyonist İsrail’in Gazze’de uyguladığı soykırımın karşılığını verdiğinizi mi sanıyorsunuz? Mazlumun arkasında öyle miting meydanlarında atıp tutmakla, bağırıp çağırmakla olmuyor. Bedel ödemek gerekiyor. Gerçek samimiyet, bedel ödemeyi göze alabilmektir. Yıllarca Batı'yı hukuk tanımamakla suçlayanlar, bugün aynı Batı ülkelerinin uluslararası hukuka dayanarak ortaya koyduğu tavrı neden görmezden geliyor? Söyler misiniz Allah aşkına Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kararının arkasında duran kaç İslam ülkesi var? Varsa söyleyin de biz de bilelim.
Bir yanda "Kudüs davamızdır" diye haykırıp, öte yanda ticaret yollarını açık tutarak İsrail'in ekonomik gücüne güç katmak nasıl bir vicdandır? Bir yanda Gazze için gözyaşı döküp, öte yanda Siyonist İsrail’in en büyük hamisi, silah sağlayıcısı ABD Başkanı Donald Trump’a secde edercesine saygıda kusur etmemek nasıl bir duygudur? Meydanlarda aslan kesilip, sıra gerçek tavır almaya gelince süt dökmüş kedi yavrusuna dönmek hangi inancın, hangi ahlakın, hangi devlet ciddiyetinin eseridir?
Söyler misiniz nedir ikiyüzlülük? Söyleyemiyorsunuz değil mi? O halde ben söyleyeyim: İkiyüzlülük, Bir yanda Gazze için gözyaşı dökmek, diğer yanda ona her türlü desteği verenleri alkışlamaktır. Bir yanda ağıt yakmak diğer yanda hiçbir bedel ödememektir. Bir yanda kınamak öte yanda gereğini yapmamaktır. Dün tükürdüğünü bugün yalamaktır. Gerçeklerin karşısında karanlığa gömülmektir. İkiyüzlülük, mazlumun acısını siyasi rant aracı yapıp gösteriye dönüştürmektir.
Unutulmasın ki tarih; söylenen nutukları değil, atılan adımları yazar. Gazze'de enkaz altında kalan çocuklar, açlıktan can veren bebekler, evsiz bırakılan aileler bir gün mutlaka insanlığın vicdan mahkemesinde hesap soracaktır. Tarih; elbet sizin bu ikiyüzlülüğünüzü, korkaklığınızı ve samimiyetsizliğiniz yazacaktır. Gazze’de bombalar altında can veren çocukların veballeri de sorulacaktır ve o çocukların elleri eğer azıcık iman sahibi iseniz ahrette yakalarınızda olacaktır.













