• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
17:10
İletişim öğrencilere, 'İnternet Haberciliği' ni anlattık
16:01
Elazığlı genç raketlerden çifte final başarısı
09:59
Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası resmen faaliyete başladı
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Bir kitap ve bir yazarın çığlığı
Yayınlanma: 19 Şubat 2026 - 10:15

Bir kitap ve bir yazarın çığlığı

19 Şubat 2026 - 10:15
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

 PKK her sıkıştığında ya ateşkes ilan etti, yahut müzakere çağrısı yaparak barış istediğini söyledi.

Oslo ve birinci Çözüm süreçleri başarısızlıkla sonuçlandı. Çünkü PKK terör yoluyla elde edemediğini müzakere yoluyla elde etmek istiyordu. İstediği barış veya demokrasi değil, bölünmeyi, parçalanmayı kolaylaştıracak düzenlemelerin yapılmasıydı.

Şimdi üçüncüsünü deniyoruz; PKK aynı PKK, taleplerinde değişen bir şey yok, ama topluma -Terörsüz Türkiye- adı altında pazarlanarak bir altın çağa geçiş gibi takdim ediliyor. Apo'yu kurucu önder yaparak, binlerce insanımızın katillerini serbest bırakarak, anayasayı değiştirerek, Apo'ya anayasanın kurucu taraflarından biri payesini vererek her şeyin düzeleceğini sanıyoruz.

Gidişattan endişe duyan milyonlarca insan var, haksız da değiller. Bilhassa Örgüt ve Öcalan'ı tanıyanlar, şapkadan ne çıkacağını tahmin edebiliyor, uyarılarda bulunarak yeni ve daha büyük bir felakete kapı aralanmasını önlemeye çalışıyorlar.

Onlardan biri de TSK'da sosyolog olarak çalışıp, Albaylığa kadar yükselen Alican Türk.

Alican Türk, daha önce bölgede gördüklerini, yaşadıklarını bir bilim adamı gözüyle kitaplaştırmış, kamuoyuna aktarmıştı. Aradan yıllar geçip yeni süreç başlatılınca kitabını genişletip güncelleştirerek," Güneydoğu'da PKK Entrikaları ve Faili Meçhuller" adı altında yeniden yayınladı. İyi de eti, kitabı okuyunca ihanete dışarıdan bakmakla içinden bakmak arasındaki farkı görebiliyorsunuz. Çalışmayı önemli hale getiren, Türk'ün sadece bir asker sosyolog olması değil, aynı zamanda kökeninin bir kolunun bu bölgeye dayanması, bölgenin geleneklerini, kültürünü, insan yapısını kısacası sosyolojisini iyi bilmesi.

Kitapta, askerin fedakarlıklarını, yaşadığı zorlukları, Örgüt'ün çalışma yöntemini, bebek, çocuk, kadın demeden yaptığı infazları bütün çıplaklığı ile görebiliyorsunuz.

Türk,Örgüt'ün ilk eylemlerine devletin ve TSK'nın hazırlıksız yakalandığını, 80'li yıllarda askerin terörle mücadele edecek teçhizattan yoksun olduğunu,bölgede PKK'nın müthiş bir psikolojik harekat yürüttüğünü, güvenlik güçleri ile halk arasında karşılıklı bir inanç ve güven zayıflığı oluşturduğunu söylüyor.(s.8) Bunun nedeni, PKK  güçlü propaganda ağıyla hep devleti suçlu, infazcı olarak gösterirken, devletin topluma, kamuoyuna zamanında, doğru ve doyurucu bilgi vermemesi, iletişim ve toplumu bilgilendirmeyi küçümseyerek, sağlıklı ve etkili bir iletişim kanalı oluştur(a)mamasıdır.(s.220)

Çalışmada, PKK'nın hedefi, çalışma yöntemi, vahşi cinayetleri çarpıcı örneklerle anlatılıyor. Şimdilerde vaziyetin gereklerini dikkate alarak her ne kadar barışçı bir dil kullanılıyor olsa da, Türk, bunun aldatıcı olduğunu, Öcalan'ın ipiyle kuyuya inilmeyeceğini, Onun paranoit kişiliğinden örnekler vererek anlatıyor. Birinci Çözüm sürecinde de Öcalan aynı barış ve demokrasi dilini kullanmış, ancak İmralı'ya giden Demirtaş'ın," sizin için bağımsızlıktan, özerklikten vazgeçti diyorlar diyince;  Öcalan," hiç bir şeyden vazgeçmedim, ben her şeyin zamanı var,  arabayı atın önüne bağlamayın diyorum" diyecekti. Yani sonra yapılması gereken işi öne almayın, her şey sırasıyla...

Örgüt ve başı, bugün bir Kürt ulus devletinden vazgeçmiş  görüntüsü vermeye çalışsada, sahneye çıkışından itibaren,uzun süreli bir halk savaşı ile önce bir ulus, sonra da bir ulus-devlet yaratmayı hedeflemiştir. Bugün de gerçek hedefi odur. Onun karşı olduğu, bu amacın önünde engel olarak gördüğü Türk ulus devletidir. Nitekim Kuruluş Bildirisinde; PKK Kürdistan halkı için siyasal,kültürel,sosyal alanda gelişmenin ancak savaş ortamı içinde mümkün olacağına inanır denilerek,Kürtlüğün savaşla dirileceği ifade edilmiştir.(s.85) Öcalan'a göre Kürtler köleleştirilmiş,korkutulmuş,bilinçsizleştirilmiştir.Bu kanlı eylemler sayesinde uykusundan uyanacak, direniş büyüdükçe kendine güveni artarak kölelikten kurtulacaktır.Yarım asır süren kanlı eylemlerle işte bu Kürtlük ve özgürleşme bilincini oluşturmak hedeflenmiştir.

Gelinen noktada, silahla elde edilebilecek olanın elde edildiği düşünüldüğü için, ikinci bir aşamaya geçmek için yeni bir plan devreye sokulmuştur. O aşama, silahla sağlanan bilincin siyasetle devletleşmeye taşınması, bunun için de şartların bu mücadeleye uygun hale getirilmesidir. Bunun için silahı bırakıp, siyaset silahını kuşanmak gerekli hale gelmiştir. Barış, kardeşlik, demokrasi nutuklarının arkasındaki gerçek niyet budur;ulus bilincini devletleşmenin harcı yapmak ve devletleşmek. Zira sadece devletleşmiş  yahut  bunu hedeflemiş toplumların  dillerini  -resmileştirme ve eğitim sistemine sokma- talepleri olur.Anayasal statü  bu amaçla istenir.PKK ne istiyorsa, barış veya demokrasi için değil, kedi amacına hizmet etmesi için istiyor.

Çalışmada PKK'nın bölge halkını devlet ve TSK ile karşı karşıya getirme amaçlı birçok iddiasına ikna edici cevaplar veriliyor. Dağa çıkışları haklılaştırmak için bazı çevrelerin PKK sanki 12 Eylül'den sonra Diyarbakır cezaevinde yapılan işkencelerden hareketle kurulmuş gibi yaptıkları yorumlar cevaplandırılır. Oysa PKK bundan iki yıl önce 1978'de kurulmuş ama eylemlerine bundan çok önce başlamıştır. (s.86) Daha Diyarbakır cezaevi yokken PKK, Apocular ismi altında vardır.

Alican Türk'ün çalışmasını değerli hale getiren konulardan biri de, çok istismar edilen faili meçhul cinayetlere getirdiği izah ve verdiği somut, belgeli örneklerdir. Telsiz kayıtları, itiraflar, ele geçen belge ve raporlar, bu faili meçhullerin bir kısmının aslında yaşadığını, bir kısmının Örgütte olduğunu, büyük bir kısmının ise Öcalan'ın talimatıyla şu veya bu sebeple infaz edildiğini gösteriyor.

Kaçma teşebbüsünde bulunanlar, farklı düşünenler, Apo'nun yatağına girmeyenler,eylem yapmakta başarısız olanlar, hatta uzun süre yaşayanlar bile muhakkak ajandır diyerek yok edilmiş devletin,TSK'nın üzerine atılmıştır.

Türk kitabında, buna güya İnsan Hakları için kurulmuş bazı derneklerin nasıl çanak tuttuklarını, TSK operasyonlarına  nasıl blokaj uygulamaya çalıştıklarını da anlatıyor. Bunların başında  hiç şüphesiz İHD' geliyor. Bu dernek, hazırladığı bir raporda, 1995-1997 yılları arasında gözaltına alınan 271 kişinin kaybolduğunu iddia edince, Emniyet Genel Müdürlüğü " Kayıp İddiaların Gerçek Yüzü" diye bir rapor hazırlamak zorunda kalmıştır.Rapora göre kaybolduğu iddia edilen 271 kişiden 72 kişinin cezaevinde olduğu belirlenmiş, 48 kişi bulunup ailelerine teslim edilmiş, 16 kişinin halen örgüt içinde faaliyet yürüttüğü, 3 kişinin ise örgüt tarafından infaz edildiği  belgeleri ile ortaya konulmuştur. Geriye kalanlar hakkında ise  yeterli bilgi verilmediği için akibetleri  hakkında bilgi elde edilememiştir. EGM'ye göre İHD,yasadışı PKK terör örgütü mensuplarına yönelik olarak yürütülen operasyonlarda yakalanan ve suçları adli makamlarca sabit olan terör örgütü mensuplarının sözcülüğünü yapmaktadır.(s.215) PKK'nın partilerinde siyaset yapan, milletvekili seçilen birçok ismin yolunun İHD'dan geçmesi EGM raporunu doğrulamaktadır.

Kitapta örgütten ayrılanların yazdıkları kitaplardan örnekler verilerek Öcalan'ın emriyle yapılan binlerce infaz Şemdin Sakık, Selim Çürükkaya gibi olaylara birebir tanık olmuş isimlerin ağzından  anlatılıyor.

Yazar aslında bu değerli çalışması ile yeni bir sürece girmiş terör ve bölücülük meselesinde bir uyarı fişeği atmakta, Terörsüz Türkiye masasının etrafında toplananları, bölücülüğü daha üst bir safhaya taşıyacak bu tuzağa düşmemeye çağırmaktadır. Dilerimi İktidarda kalma hırsı, bu ve benzeri sesleri duymaya engel olmaz.

Not:Türlü sıkıntılarla yeni bir Ramazan'ı idrak ediyoruz. Bütün okuyucularımın Ramazan'ının hayırlı olmasını ve  iç dünyamıza manevi zenginlik katmasını diliyorum.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Savaşın bir galibi var mı? - 10 Nisan 2026
  • Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu - 08 Nisan 2026
  • Hukuka bağlılık mı,güce bağlılık mı? - 05 Nisan 2026
  • Bir yiğit öldü diyeler... - 27 Mart 2026
  • Süreci anlamak - 25 Mart 2026
  • Bir uluslaşma aracı olarak Nevruz - 22 Mart 2026
  • Adalet terazisi şaibe kaldırmaz - 20 Mart 2026
  • Bugün ile aramızdaki dün - 17 Mart 2026
  • Din savaşı mı, çıkar savaşı mı? - 09 Mart 2026
  • İran'a bakmak - 06 Mart 2026
  • Bir hatıra ve Türk düşmanlığı - 02 Mart 2026
  • BOP'a selam sürece devam - 27 Şubat 2026
  • Laiklik bildirisi - 25 Şubat 2026
  • Ver cumhurbaşkanlığını, al istediğini - 23 Şubat 2026
  • Fenerbahçe- Notthingham maçı ve... - 21 Şubat 2026
  • Ahde vefa ve parti değiştirmek - 13 Şubat 2026
  • Tek kutsal, seçim kazanmaktır! - 10 Şubat 2026
  • Apo'ya övgü terör mücadelesine darbedir - 06 Şubat 2026
  • Maskeli bölücülük - 04 Şubat 2026
  • Tarih bize diyor ki… - 30 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 21
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
Elazığ'da Konut Hakkı Alarmı: Süreler Bitiyor, Haklar Gidiyor…
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
NE İŞE YARAR BU SENDİKALAŞMA?
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
Başbuğ Alpaslan Türkeş,
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
Dünya Kupasının Ekonomik Değeri
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
18 Mart Çanakkale Zaferi' ve 'Ramazan Bayramı
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
MEBUS CENNETİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
SU HAYATTIR AMA…
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Savaşın bir galibi var mı?
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Elazığ'ın Sorunu Çalıştay Değil, Cesaret
Çok Okunan Haberler
Elazığ Firması Dev İhaleyi Kazandı: Diyarbakır'da şaşkınlık yarattı
Elazığ Firması Dev İhaleyi Kazandı: Diyarbakır'da şaşkınlık...
Saadet Partisi'nden Elazığ'a yatırım müjdesi: Uçak ve çelik fabrikası planı
Saadet Partisi'nden Elazığ'a yatırım müjdesi: Uçak ve çelik fabrikası...
Arıkan
Arıkan "Hükümet sorumluluk almıyor, bedeli halka ödetiyor"
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat