• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
13:48
Prof. Dr. Akbulut'tan hayati uyarı
13:30
GSB spor okulları ile GSB engelsiz spor okulları'nın 2026 yaz dönemi kursları başladı
13:21
ELGASDER'den Milletvekili Nazırlı'nın "Baskil Kayısısı" hamlesine tam destek
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Lübnanlaşma ve kota siyaseti
Yayınlanma: 20 Temmuz 2025 - 14:59

Lübnanlaşma ve kota siyaseti

20 Temmuz 2025 - 14:59
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

İsmail Saymaz, MHP lideri Bahçeli'nin bir konuşmasında "CB yardımcılarından birinin alevi birinin Kürt olması gerektiğini" söylediğini yazdı.

Bu vahim sözler bugüne kadar yalanlanmadı.

Yalanlanacağını da sanmıyorum. Çünkü Bahçeli'nin liderlik tarzında -hata yaptım-erdemliliği yoktur. Her parti lideri(elbette istisnaları var) bir yarı Tanrı'dır,hata yaptım demeyi -kibirlerine- yediremezler.

Bir toplumda farklı renkler farklı etni ve meşrepler olabilir. Bu, millet olmaya mani değildir. Milletleşmek farklı grupları bastırmak değil, toplanmak, bütünleşmek ortak paydalarda buluşmaktır. Ortak noktalarınız yoksa nasıl bir arada yaşayacaksınız.

Bu paydaların başında; din vicdan hürriyeti, vatan, millet, dil ve devletin birliği, insan haklarına saygı gelir.

Her topluluğa bu makam senin, bu şunun diye kota ayırmak o ülkeyi paramparça etmektir.

Kota siyaseti Sevr'de galiplerin Osmanlı'ya dayattığı yönetim biçimidir ve 145/3. maddesinde şu şekilde ifade edilmiştir:" Hükûmet-i Osmaniye işbu muahedenin mevki-i meriyete vaz ından iki sene sonra ırkî ekaliyetlerin temsil-i nisbisi esasına müsteniden usul-i intihabın tertip ve tanzimi hakkında düvel-i müttefikaya bir proje ita edecektir."

Bugünkü Türkçe ile; galip devletler Osmanlı hükümetine azınlıkların nüfus oranlarına göre temsili için bir proje sunmak üzere iki yıl süre vermişlerdir. Milli Mücadele ve Lozan'la bu anlaşma çöp tenekesine atılınca azınlıkların kota usulü temsili kağıt üzerinde kalmıştır.

Bugün bu usül ile yönetilen ülkelerden biri Lübnan'dır. Lübnan'ın bağımsızlığına kavuştuğu 1943 yılından bugüne kadar iç çatışmalarla boğuşmasının, millet olamamasının nedeni bu yönetim tarzıdır. Daha Erdoğan "milletin çeşitliliğini yansıtan bir anayasa" dediğinde gidişatı sezmiş "Lübnanlaşma Temayülü" başlıklı yazımda şunları yazmıştım:"... Bugün Lübnan, din ve mezhep eşitliği, kolektif eşitlik üzerine kurulmuş parçalı bir toplumdur. Her dinin ve her din içindeki meşreplerin mecliste farklı sayılarda kotaları vardır. Hıristiyanlar: Maruniler, Rumlar, Ermeniler, Ortadokslar, Katolikler olarak bölünmüşlerdir. Müslümanlar: Sunniler, Şiiler, Dürziler olarak ayrışmışlardır. anayasaya göre,CB Hıristiyan, Başbakan Sunni, Meclis başkanı Şii olmak zorundadır. Bu ayrışma Lübnan'a barış değil iç savaş getirmiştir. Bu topluluklar, Lübnan'ın ortak menfaatleri için değil, hep kendi çıkarlarını için mücadele etmişlerdir. (Her birinin ayrı bir dış müttefiki vardır.) Onun için Lübnan tarihi bir iç savaşlar tarihidir. Milletleşip bütünleşemedikleri için sürekli işgaller, baskılar altında kalmışlardır. Bir dönem İsrail işgali yaşamışlar, uzun bir dönem Suriye'nin hegemonyası altında kalmışlardır. Başbakanları suikastlere kurban gitmiştir. Kolektifçilik Lübnan halkının milletleşmesini, ortak menfaatlerde ve bir üst kimlikte buluşmasını engellemiştir. Lübnan coğrafyası da bu kolektifler arasında paylaşılmış, bölünmüş bir coğrafyadır. Bu kavgalar bir dönem Lübnanlı politikacılara Türkiye gibi olmalı, hepimizi buluşturacak bir üst kimliğe sahip olmalıyız sözlerini söyletmiştir. Ne yazık ki, bu örneklik son yirmi yılın(AKP'nin) ulussuz, ulusu reddeden politikalarıyla yok edilmiştir. Bundan ders almak, millet/ulus gerçeğine dört elle sarılmak varken özerklik, ana dilde eğitim gibi laflar ederek bu ülkenin Lübnanlaştırılmasının yolunu açılmıştır. Türklük Türkleri, Müslümanlık Müslümanları birleştiren bir unsur olmaktan çıkarılmıştır."

Bahçeli'nin bu beyanı , toplumu etnik ve inanç temelli kompartımanlara ayıran, devleti -vatandaşlık bağı üzerinden değil, etnik ve mezhep toplulukları üzerinden biçimlendirmeye götüren talihsiz bir ifadedir.Burnumuzun dibindeki Lübnan'ın halini görmemektir. Sevr'de dayatılanı güncellemektir.

Kota sistemi, 1960 Anayasası ile Kıbrıs'ta da denenmiş sonu hüsran olmuştur.Kaldı ki böyle bir laf -bütün makamların Türk kökenli olanlara verildiği, ötekilere verilmediği- anlamı taşır. Bu ülkede köken ayrımcılığı olsa Gürcü kökeni itibarıyla Erdoğan, Kürt kökeni münasebetiyle Özal cumhurbaşkanı olabilir miydi?

Bu ülkede Türk'ün olup ta,Kürtün,Alevinin olamadığı hangi meslek, hangi makam vardır?

Lafı vahim hale getiren buna karşı çıkmanın Alevi ve Kürtlerde yaratacağı etkidir. İstismarcıların kışkırtmasıyla bu,(alevi ve Kürtler bakımından) bize bu makamları layık görmüyorlar kırgınlığına belki kızgınlığına dönecektir. Bir kuyuya bir taş atılmış, ortaya sonuçları kestirilemeyecek bir tablo çıkmıştır. Siyasetçi her konuda konuşmak zorunda değildir. Hele uzmanlık isteyen konularda daha dikkatli olmalıdır.

Terör ve etnik ayrılıkçılıkla mücadele büyük bilgi birikimi ve tecrübe isteyen bir konudur.Hem aynı sorunla karşı karşıya olan ülkelerin, hem de kendi tarihi tecrübelerimizden yararlanmak gerekir. Etnik kalkışmaların olduğu ülkelerin neredeyse ortak noktası uluslaşamamalarıdır. Ulus düşmanlığı yapmak ülke ve milletin bütünlüğüne düşmanlık yapmaktır.Bu sözleri ancak bu ülkenin birliği ile sorunu olan biri söyleyebilir. Bahçeli'nin bu konuda ne bir bilgisi ne bir gayreti vardır. Ülke ve kendisi için hayırlı olan susmasıdır. Bu sözler, sadece ülkeye zarar vermiyor, milliyetçiliği de içten çökertiyor.Milliyetçileri ezberleri ile duydukları arasında hareket edemez hale getiriyor. Birinci Çözüm sürecinde, -akil adamların- yaptığı toplumu ikna etme görevini şimdi Bahçeli yapıyor. Ülkeye de, Türk milliyetçiliğine de kötülük ediyor.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Dervişoğlu'nun çağrısı - 26 Haziran 2026
  • ZİHNİYET SORUNUMUZ - 20 Haziran 2026
  • Din siyasetin nesi olur? - 17 Haziran 2026
  • İşkenceyi savunmak - 14 Haziran 2026
  • Yargıda yandaşlık - 12 Haziran 2026
  • İsrail'i durdurmak - 09 Haziran 2026
  • Devlet aklı mı, hukuktan kaçmak mı? - 04 Haziran 2026
  • Tarihin tekerleği geriye dönmez - 31 Mayıs 2026
  • İhtiras aklı - 29 Mayıs 2026
  • Çare demokrasi ve adalettir - 25 Mayıs 2026
  • Yargının Butlanı - 23 Mayıs 2026
  • Sen değişmezsen ben değişmezsem hiçbir şey değişmez! - 19 Mayıs 2026
  • Emevilerin yolunda... - 18 Mayıs 2026
  • Dilden devlete uzanan yol - 15 Mayıs 2026
  • Din siyasallaşırsa... - 13 Mayıs 2026
  • Ülkeye başka ortaklar aramak - 10 Mayıs 2026
  • Kurucu önderlikten barış koordinatörlüğüne - 06 Mayıs 2026
  • Süreç tıkandı mı? - 04 Mayıs 2026
  • Din, dünya ve ulema - 01 Mayıs 2026
  • Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? - 26 Nisan 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 23
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
Direksiyondaki Sessiz Tehlike: Sahipsiz Hayvan Kazalarında Sorumluluk Kimin?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
EĞİLEREK KAZANILAN MAKAMIN BEDELİ
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
Yumuşak Gücün Sert Yüzü: Potemkinizm
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
LGS Sınav Sonucu Hayatımızın Tamamını Belirlemeyecektir'
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
TÜRKİYE'NİN ŞAHADETNAMELİ CÜHELA GÜRUHU
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Dervişoğlu'nun çağrısı
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Vitrindeki sloganlar ve arka bahçedeki çürümüşlük...
Çok Okunan Haberler
Özdoğan: Esnaf borç yükünden kurtulmak istiyor
Özdoğan: Esnaf borç yükünden kurtulmak istiyor
 Elazığ'da Su Kesintisi Tepkisi: İzzetpaşa Caddesi esnafı ve vatandaşlar çözüm bekliyor
Elazığ'da Su Kesintisi Tepkisi: İzzetpaşa Caddesi esnafı ve vatandaşlar...
Elazığ Hentbolundan Tarihi Başarı: Hem Kızlar Hem Erkekler Namağlup Yarı Finalde!
Elazığ Hentbolundan Tarihi Başarı: Hem Kızlar Hem Erkekler Namağlup...
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat