• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
13:04
Elazığ OSB ile Fırat Sürücü ve Operatörlük Kursu arasında indirim protokolü imzalandı
11:24
Elazığ'da broiler yetiştiricileri "Yapı kullanım izin belgesi" şartından şikayetçi
11:09
Online kumar bağımlılığı alarm veriyor: Uzmanlardan kritik uyarılar
10:42
TÜRFAD Elazığ Şube Başkanı Ahmet Polat'tan Elazığspor'a Play-Off mesajı
09:58
Elazığ'da yol çökmesi tepki çekti
09:03
KKYP 2026 Bilgilendirme toplantıları başlıyor
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Lübnanlaşma ve kota siyaseti
Yayınlanma: 20 Temmuz 2025 - 14:59

Lübnanlaşma ve kota siyaseti

20 Temmuz 2025 - 14:59
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

İsmail Saymaz, MHP lideri Bahçeli'nin bir konuşmasında "CB yardımcılarından birinin alevi birinin Kürt olması gerektiğini" söylediğini yazdı.

Bu vahim sözler bugüne kadar yalanlanmadı.

Yalanlanacağını da sanmıyorum. Çünkü Bahçeli'nin liderlik tarzında -hata yaptım-erdemliliği yoktur. Her parti lideri(elbette istisnaları var) bir yarı Tanrı'dır,hata yaptım demeyi -kibirlerine- yediremezler.

Bir toplumda farklı renkler farklı etni ve meşrepler olabilir. Bu, millet olmaya mani değildir. Milletleşmek farklı grupları bastırmak değil, toplanmak, bütünleşmek ortak paydalarda buluşmaktır. Ortak noktalarınız yoksa nasıl bir arada yaşayacaksınız.

Bu paydaların başında; din vicdan hürriyeti, vatan, millet, dil ve devletin birliği, insan haklarına saygı gelir.

Her topluluğa bu makam senin, bu şunun diye kota ayırmak o ülkeyi paramparça etmektir.

Kota siyaseti Sevr'de galiplerin Osmanlı'ya dayattığı yönetim biçimidir ve 145/3. maddesinde şu şekilde ifade edilmiştir:" Hükûmet-i Osmaniye işbu muahedenin mevki-i meriyete vaz ından iki sene sonra ırkî ekaliyetlerin temsil-i nisbisi esasına müsteniden usul-i intihabın tertip ve tanzimi hakkında düvel-i müttefikaya bir proje ita edecektir."

Bugünkü Türkçe ile; galip devletler Osmanlı hükümetine azınlıkların nüfus oranlarına göre temsili için bir proje sunmak üzere iki yıl süre vermişlerdir. Milli Mücadele ve Lozan'la bu anlaşma çöp tenekesine atılınca azınlıkların kota usulü temsili kağıt üzerinde kalmıştır.

Bugün bu usül ile yönetilen ülkelerden biri Lübnan'dır. Lübnan'ın bağımsızlığına kavuştuğu 1943 yılından bugüne kadar iç çatışmalarla boğuşmasının, millet olamamasının nedeni bu yönetim tarzıdır. Daha Erdoğan "milletin çeşitliliğini yansıtan bir anayasa" dediğinde gidişatı sezmiş "Lübnanlaşma Temayülü" başlıklı yazımda şunları yazmıştım:"... Bugün Lübnan, din ve mezhep eşitliği, kolektif eşitlik üzerine kurulmuş parçalı bir toplumdur. Her dinin ve her din içindeki meşreplerin mecliste farklı sayılarda kotaları vardır. Hıristiyanlar: Maruniler, Rumlar, Ermeniler, Ortadokslar, Katolikler olarak bölünmüşlerdir. Müslümanlar: Sunniler, Şiiler, Dürziler olarak ayrışmışlardır. anayasaya göre,CB Hıristiyan, Başbakan Sunni, Meclis başkanı Şii olmak zorundadır. Bu ayrışma Lübnan'a barış değil iç savaş getirmiştir. Bu topluluklar, Lübnan'ın ortak menfaatleri için değil, hep kendi çıkarlarını için mücadele etmişlerdir. (Her birinin ayrı bir dış müttefiki vardır.) Onun için Lübnan tarihi bir iç savaşlar tarihidir. Milletleşip bütünleşemedikleri için sürekli işgaller, baskılar altında kalmışlardır. Bir dönem İsrail işgali yaşamışlar, uzun bir dönem Suriye'nin hegemonyası altında kalmışlardır. Başbakanları suikastlere kurban gitmiştir. Kolektifçilik Lübnan halkının milletleşmesini, ortak menfaatlerde ve bir üst kimlikte buluşmasını engellemiştir. Lübnan coğrafyası da bu kolektifler arasında paylaşılmış, bölünmüş bir coğrafyadır. Bu kavgalar bir dönem Lübnanlı politikacılara Türkiye gibi olmalı, hepimizi buluşturacak bir üst kimliğe sahip olmalıyız sözlerini söyletmiştir. Ne yazık ki, bu örneklik son yirmi yılın(AKP'nin) ulussuz, ulusu reddeden politikalarıyla yok edilmiştir. Bundan ders almak, millet/ulus gerçeğine dört elle sarılmak varken özerklik, ana dilde eğitim gibi laflar ederek bu ülkenin Lübnanlaştırılmasının yolunu açılmıştır. Türklük Türkleri, Müslümanlık Müslümanları birleştiren bir unsur olmaktan çıkarılmıştır."

Bahçeli'nin bu beyanı , toplumu etnik ve inanç temelli kompartımanlara ayıran, devleti -vatandaşlık bağı üzerinden değil, etnik ve mezhep toplulukları üzerinden biçimlendirmeye götüren talihsiz bir ifadedir.Burnumuzun dibindeki Lübnan'ın halini görmemektir. Sevr'de dayatılanı güncellemektir.

Kota sistemi, 1960 Anayasası ile Kıbrıs'ta da denenmiş sonu hüsran olmuştur.Kaldı ki böyle bir laf -bütün makamların Türk kökenli olanlara verildiği, ötekilere verilmediği- anlamı taşır. Bu ülkede köken ayrımcılığı olsa Gürcü kökeni itibarıyla Erdoğan, Kürt kökeni münasebetiyle Özal cumhurbaşkanı olabilir miydi?

Bu ülkede Türk'ün olup ta,Kürtün,Alevinin olamadığı hangi meslek, hangi makam vardır?

Lafı vahim hale getiren buna karşı çıkmanın Alevi ve Kürtlerde yaratacağı etkidir. İstismarcıların kışkırtmasıyla bu,(alevi ve Kürtler bakımından) bize bu makamları layık görmüyorlar kırgınlığına belki kızgınlığına dönecektir. Bir kuyuya bir taş atılmış, ortaya sonuçları kestirilemeyecek bir tablo çıkmıştır. Siyasetçi her konuda konuşmak zorunda değildir. Hele uzmanlık isteyen konularda daha dikkatli olmalıdır.

Terör ve etnik ayrılıkçılıkla mücadele büyük bilgi birikimi ve tecrübe isteyen bir konudur.Hem aynı sorunla karşı karşıya olan ülkelerin, hem de kendi tarihi tecrübelerimizden yararlanmak gerekir. Etnik kalkışmaların olduğu ülkelerin neredeyse ortak noktası uluslaşamamalarıdır. Ulus düşmanlığı yapmak ülke ve milletin bütünlüğüne düşmanlık yapmaktır.Bu sözleri ancak bu ülkenin birliği ile sorunu olan biri söyleyebilir. Bahçeli'nin bu konuda ne bir bilgisi ne bir gayreti vardır. Ülke ve kendisi için hayırlı olan susmasıdır. Bu sözler, sadece ülkeye zarar vermiyor, milliyetçiliği de içten çökertiyor.Milliyetçileri ezberleri ile duydukları arasında hareket edemez hale getiriyor. Birinci Çözüm sürecinde, -akil adamların- yaptığı toplumu ikna etme görevini şimdi Bahçeli yapıyor. Ülkeye de, Türk milliyetçiliğine de kötülük ediyor.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? - 26 Nisan 2026
  • Ulema özgürlüğünü kaybedince - 24 Nisan 2026
  • Birlik olmak çok mu zor? - 21 Nisan 2026
  • Özgür Özel 'İn vaatleri - 19 Nisan 2026
  • Macaristan seçimleri: Hiçbir otokrat yenilmez değildir! - 13 Nisan 2026
  • Savaşın bir galibi var mı? - 10 Nisan 2026
  • Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu - 08 Nisan 2026
  • Hukuka bağlılık mı,güce bağlılık mı? - 05 Nisan 2026
  • Bir yiğit öldü diyeler... - 27 Mart 2026
  • Süreci anlamak - 25 Mart 2026
  • Bir uluslaşma aracı olarak Nevruz - 22 Mart 2026
  • Adalet terazisi şaibe kaldırmaz - 20 Mart 2026
  • Bugün ile aramızdaki dün - 17 Mart 2026
  • Din savaşı mı, çıkar savaşı mı? - 09 Mart 2026
  • İran'a bakmak - 06 Mart 2026
  • Bir hatıra ve Türk düşmanlığı - 02 Mart 2026
  • BOP'a selam sürece devam - 27 Şubat 2026
  • Laiklik bildirisi - 25 Şubat 2026
  • Ver cumhurbaşkanlığını, al istediğini - 23 Şubat 2026
  • Fenerbahçe- Notthingham maçı ve... - 21 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 22
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
ELAZIĞ'DA ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI: DÜZENLEME Mİ, MAĞDURİYET Mİ?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
SENDE Mİ BRÜTÜS!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
23 NİSAN MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
Sporda Sürükleyici Teknolojiler
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
18 Mart Çanakkale Zaferi' ve 'Ramazan Bayramı
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
MEBUS CENNETİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
SOSYAL ÇÜRÜME
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi?
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Elazığ'ın Sorunu Çalıştay Değil, Cesaret
Çok Okunan Haberler
Elazığ ekonomisine 20 milyon euro'luk güçlü katkı
Elazığ ekonomisine 20 milyon euro'luk güçlü katkı
Anahtar Partisinden sağnak sonrası tepki geldi
Anahtar Partisinden sağnak sonrası tepki geldi
Palu'da Heyelan Sonrası 66 Gün Geçti: Kalıcı çözüm hâlâ yok, vatandaş tepkili
Palu'da Heyelan Sonrası 66 Gün Geçti: Kalıcı çözüm hâlâ yok,...
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat