• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
12:19
FÜ Hastanesi'nde Sağlık Çalışanlarına KKKA Eğitimi
11:54
YRP Karakoçan İlçe Başkanı Karaboğa: "Karakoçan Artık Söz Değil, Kalıcı Yatırım İstiyor"
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Ulema her şeye karışır mı?
Yayınlanma: 20 Temmuz 2026 - 20:28

Ulema her şeye karışır mı?

20 Temmuz 2026 - 20:28
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

Başlıktaki soru şöyle de sorulabilir: Din her şeye karışır mı? Mesela bize devlet kurmak gibi bir görev yüklemiş midir?

Bu iki sorunun cevabı aslında sorunlarımızın bir kısmının  cevabı olabilir.

Din her şeye karışır, dediğiniz zaman, onun insan aklına, seçimine hiç bir alan bırakmadığını kabul etmiş  olursunuz.Bu, insanı deprenemez, kıpırdayamaz hale getirmek demektir.

Dinin bir hedefi de devlet kurmaktır, derseniz o zaman siyaset dinin bir rüknü, taşıyıcı kolonu haline gelir.Siyasi alan din üzerinden bölünür, partiler siyasi rakip olmaktan çıkıp dini rakip haline gelirler. Bu siyasetin iman- küfür alanı haline gelmesi/getirilmesi demektir.

Kuran bizi birçok ayette akletmeye çağırır:" Siz insanlara iyilik yapmayı emredip kendinizi unutuyor musunuz? Halbuki ilahi kitabı da okuyup duruyorsunuz.Hiç aklınızı çalıştırmıyor musunuz?(Bakara/44) "İnkarcılara:Allah'ın indirdiğine uyun, dendiği zaman:hayır! Biz atalarımızdan gördüğümüze  uyarız, derler.Peki, ya ataları aklını kullanamayan ve doğru yolu bulamayan kimseler ise?"(Bakara/170) "...Aklını kullanmayanları o pislik içinde bırakır."(Yunus/100) Pislik terimi, azap, kaos, sosyal- siyasal  ve ekonomik kriz gibi anlamlarla yorumlanmıştır.

Bu çizgide gidileceğine,  ilk kuşak Müslümanlardan sonra, akıl çöp tenekesine atılarak din her alanın belirleyicisi haline getirilmiştir. Dinde olmayan cevaplar,  din adına ulema tarafından verilmiştir.  Kuran'ın -sünnetin sustuğu yerde onlar konuşmuş, böylece hem dinle dini olan, (ilahi olanla beşeri olan) bir birine karışmış hem de akıl yoluyla toplumsal meselelere çözüm arayışlarının yolu tıkanmıştır. Aklı kullanmak vatandaşın elinden alınarak, ulemanın tekeline verilmiştir. Felsefe ile ulema arasındaki kavganın bir sebebi de budur.

Dinden hareketle, dinin çerçevelediği konulara ışık tutmak elbette şarttır. Ama unutulmamalıdır ki, Kuran bir temel değerler kitabıdır esas hedefi, insan Tanrı ilişkisi ve ahlaklı bir toplumun inşasıdır. Bunu hayatın bütün alanlarına yaymak, sosyal değişimi ve insanlığın yaşadığı tecrübeleri görmemek, dinle toplumsal gerçekliği karşı karşıya getirmek, daha önemlisi akla yürüyecek bir alan bırakmamaktır.

Günümüzde  geçmişin din anlayışını eleştiren ciddi, etkili çalışmalar var, ama bunların bir çoğu tıpkı geçmişte olduğu gibi her alanı kendi uzmanlık sahası içinde tutan din adamlarının anlayışından kurtulmuş değil. Din konuşmak kadar din dışı uzmanlık gerektiren alanlarda konuşabiliyorlar.Ekonomi, siyaset gibi alanlara girebiliyorlar. Bütün bu disiplinleri kendi alanlarının bir parçası sayabiliyorlar. Öyle ki,insana ait özel alanlara bile kalemlerini sokabiliyorlar. Mesela birçok ahlak kitabında şu ibareyi görebilirsiniz:" Zinhar sakalınıza asla bıçak veya jilet vurmayacaksınız." İnsanın zevk, güzellik ve estetik anlayışıyla ilgili, tamamen kişisel bir şey, ulemayı veya din adına ahlak kesenleri niçin ilgilendiriyor? Bir kişi kendi zevkine göre saçını, sakalını, yüzünü şekillendiremeyecek mi?  Bunun dinle ne alakası var? Kaldı ki, sakal uzatmanın sünnet olmadığını, Arap örfü ve geleneği olduğunu bugün artık birçok ilahiyatçı (Mesela eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu)  kabul ediyor.Bu tekil bir örnek değil, tırnak kesmeye nereden başlayacağımıza kadar  her konu dinle irtibatlandırılıp insana kendi vücudunda bir  tasarruf  alan bile bırakılmamıştır. Siyaset de onlardan biridir. Din teferruatlandırıldıkça onu yaşamak zorlaştırılmıştır.

Değerli ilahiyatçı Prof.Dr.İlhami Güler, "Sunniliğin Eleştirisine Giriş" isimli kitabında,fıkıh, tasavvuf, kader gibi konuları irdeleyerek bugünkü din anlayışımıza yansımalarını anlatıyor. Bu değerli çalışmayı bir başka yazımda tanıtacağım. Hoca çalışmasında, güncel siyasi sorunlara, zihniyet meselelerine de  geniş bir yer ayırmış. AKP iktidarının başlangıcından kitabın yayınlandığı tarihe kadar (2017) etkili ve ikna edici bir eleştirisini yapmış. Katıldığım bu eleştirileri kitabın tanıtım yazısına bırakıyorum.  Hoca'nın girdiği konular arasında  devletin kimliği, vatandaşlık tanımı gibi  konular da var. Mesela." Modern devlet yapılarında üst kimlik olmaya elverişli yegane kavram vatandaşlıktır," diyor. "Dini anlamda 'millet',modern anlamda ulus (dildaş) yönetimde/devlet katında aşılması gereken  kategori ve kavramlardır...Bir cemaati veya toplumu adlandırmaya yönelik her siyasi girişim(Türk,Müslüman,Çağdaş...vs.) feci bir kötülüğün(felaket) ortaya çıkmasına  neden olur... Din ve dil/ etnisite tali hususlardır.Siyasal özne/biz oluşu ahlaki değil de ontolojik veya kültürel olarak (din,dil,etnisite) kurmak faşizm ve totaliterlik yaratır.""(Sunniliğin Eleştirisine Giriş,s.128-130)  

Hoca belli ki, adsız, isimsiz bir millet ve buna göre tanzim edilmiş bir devlet sistemi istiyor. Nitekim sonraki sayfalarda, Türk vatandaşlığı yerine Türkiye vatandaşlığı öneriyor.Ancak bunun nasıl gerçekleşeceğine, bugünün sosyal-siyasal gerçekliğine uygun olup olmadığına bakmıyor. PKK'yı ulus devletin doğurduğunu düşünüyor, halbuki ulus devlet yokken de isyanlar vardı.(Koçgiri gibi) Etnik terör ayrımcılığa karşı bir itiraz değil bir devlet talebidir. Birçok kişiyi bu noktaya getiren etnik ayrılıkçı PKK terörü ve propagandası karşısında-hocayı tenzih ederim- düştükleri acz ve çaresizliktir. Niyet halis ama çözüm yanlıştır. Alternatif üretmek yerine ayrılıkçıların taleplerine teslim olmak birlik değil ayrışma getirir. Bir aydın olarak herkes görüşlerini dile getirebilir bu düşünce dünyamıza zenginlik katar. Ancak kitabın adı "Sunniliğin Eleştirisine Giriş" olunca içindeki her şey dinle ilişkilendirilerek okunuyor. İşe ilahiyat karışınca da dine karşı gelme korkusu ile öteki alternatiflerin önü kesiliyor. Doğru olan, tarihi akışın dünyayı getirdiği bugünkü ulus devlet aşaması içinde çare aramaktır. Bu da farklı uzmanlık alanları gerektirir. Vatandaşlık devlet bağıdır ve  bir isminin olması etnik bir bağ olduğu anlamına gelmez. Ulus da ırkla, etnisite ile tanımlanmaz, dille, kültürle, birlikte yaşama iradesi ile tanımlanır. Ulus devlet kimseye dilini unut demez, dememeli, herkes dilini konuşabilmeli, öğrenebilmeli, ama ortak bir diliniz yoksa nasıl anlaşacak, nasıl duygudaş olacaksınız? Türkçeyi iyi öğrenemeyen bir kütle, devlet ve çoğunluk dili Türkçe olan bir ülkede dezavantajlı duruma düşmeyecek midir? Bu bakımdan Hoca'nın ulus ve vatandaşlık gibi konulardaki görüşlerine katılmıyor, bulunduğumuz tarihi durağa uygun bulmuyorum. Bu, dini bakışla çözülecek bir konu olmaktan ziyade sosyoloji, tarih, psikoloji vs gibi disiplinlerin alanını ilgilendiren bir konu. Üstelik bu milletin siyasetten önce dinini doğru öğrenmeye ihtiyacı var.Bugün toplum, geçmişte ulemanın din diye oluşturduğu çoğu kişisel ve tarihsel şartların/tecrübelerin ürünü olan şeylere inanıyor. Önce yüce dinimizin üstündeki bu sis bulutunun dağıtılması gerekir. Bunun yolu da, dinle aklı yeniden buluşturmak, toplumların kültürel yapısına, tarihine, sosyolojisine,tercihlerine bırakılan konuları din çerçevesine alarak aklı susturmamaktır.Hoca bu konuda da yetkin eserler vermiş  bir isim, inşallah onları da başka bir yazıda ele alacağım.Şu kadarını söyleyeyim; iktidara hakim olan zihniyete yönelik eleştiri ve değerlendirmeleri büyük bir vicdanın  kulak patlatan çığlıkları gibi. Son derece adil, gerçekçi ve etkileyici...

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Artık bir muhasebe yapmak gerekmez mi? - 18 Temmuz 2026
  • 15 Temmuz ve Otokratlaşma - 15 Temmuz 2026
  • Çağ idraki ile düşünmek, her gün yeniden müslüman olmak - 11 Temmuz 2026
  • Tek sorumlu Deniz Göktaş mı? - 07 Temmuz 2026
  • Kuralsız Siyaset - 05 Temmuz 2026
  • Terörsüz Türkiye ve Overton penceresi - 03 Temmuz 2026
  • Hedeflediğiniz Türkiye bu muydu? - 01 Temmuz 2026
  • Dervişoğlu'nun çağrısı - 26 Haziran 2026
  • ZİHNİYET SORUNUMUZ - 20 Haziran 2026
  • Din siyasetin nesi olur? - 17 Haziran 2026
  • İşkenceyi savunmak - 14 Haziran 2026
  • Yargıda yandaşlık - 12 Haziran 2026
  • İsrail'i durdurmak - 09 Haziran 2026
  • Devlet aklı mı, hukuktan kaçmak mı? - 04 Haziran 2026
  • Tarihin tekerleği geriye dönmez - 31 Mayıs 2026
  • İhtiras aklı - 29 Mayıs 2026
  • Çare demokrasi ve adalettir - 25 Mayıs 2026
  • Yargının Butlanı - 23 Mayıs 2026
  • Sen değişmezsen ben değişmezsem hiçbir şey değişmez! - 19 Mayıs 2026
  • Emevilerin yolunda... - 18 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 23
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
SGK "Yanlış Emekli Ettik" Diyebilir mi? Vatandaşın Suçu Yoksa Bedeli Kim Ödeyecek?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
DAVA DA… NEYİN DAVASI? BEKA DA… NEYİN, KİMİN BEKASI?
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
NATO'nun Spor Paktı
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
"15 Temmuz Demokrasi ve Milli, Birlik Günü"
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
BU KAÇINCI ALDANIŞ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Ulema her şeye karışır mı?
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Algı mı, Şehir Vizyonu mu?
Çok Okunan Haberler
3 Yıldır Tamamlanamayan Şuyulandırma Vatandaşı Mağdur Ediyor: Gözler Elazığ Belediyesi'nde
3 Yıldır Tamamlanamayan Şuyulandırma Vatandaşı Mağdur Ediyor: Gözler...
Gürsel Erol Hakkındaki İddialar Yeniden Gündemde: İrfan Bural'dan
Gürsel Erol Hakkındaki İddialar Yeniden Gündemde: İrfan Bural'dan...
Güneşin Altında İlginç Manzara: Kent Meydanına Koltuğunu Getirip Güneşlendi
Güneşin Altında İlginç Manzara: Kent Meydanına Koltuğunu Getirip...
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat