• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
13:03
Palu'da Heyelan Sonrası 66 Gün Geçti: Kalıcı çözüm hâlâ yok, vatandaş tepkili
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. CEZMİ ORKUN
  3. KİMİN UMURUNDA!
Yayınlanma: 01 Temmuz 2025 - 21:47

KİMİN UMURUNDA!

01 Temmuz 2025 - 21:47
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN

Yüce yaradan’ın “Ben insanın ahlaklısını severim” emri gereği de olsa ticarette, siyasette, kişisel ilişkilerde hülasa her alanda ön planda olan ahlaklı olma prensibi ne yazık ki AKP iktidarları döneminde ciddi bir erozyona uğradı. Özellikle 23 yıllık AKP iktidarlarında genel bir ahlaki çöküntü var. İçinde hırsızlık, yolsuzluk, yalan söylemek ve rüşvet olan olaylar ahlaki çöküşü ve beraberinde toplumda çürümeyi getirdi. Nasıl mı? adam kayırmak, sözünü tutmamak, anayasaya-yasalara ve kurallara uymamak, başkalarının hakkını gözetmemek, devletin malına çökmek ve hak yemek gibi ahlak dışı davranışları aleni olarak sergileyen mevcut yönetim, bu durumu dinimizi istismar ederek kapatma çabaları ile de milleti aldatmaya devam ediyor. Özetle, vicdan ve aklın bir arada çalışmayı bıraktığı günümüzde ahlaki çöküş elbette kaçınılmaz bir sonuçtur.  

Toplumun büyük bir kesimi “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışı ekseninde sorumsuz, vicdansız, dikkatsiz, bilinçsiz, umursamaz, hoyrat bir yığına dönüşmüş durumda. Bunda AKP iktidarlarının “Bizden-onlardan” ayrımı yaparak, adam kayırarak, torpille, rüşvetle, yalanla iş gören bir kitle oluşturması sonucu analiz edilirse; ahlak yok ise bir kimsenin zenginleşmesi, ancak diğerinin ezilmesiyle mümkündür. Ezen için ilke, ar ve haya, liyakat, vicdan, görgü, nezaket ve hatta onur önemsizdir. Tüm bunlar olurken kendimizi “yüce, erişilmez, kahraman, benzersiz, temiz, haklı…” gördüğümüz sürece temiz ve ahlaklı bir toplumun mutlu birer bireyi olmak mümkün olmayacaktır.

Ahlak kurallarını ihlal eden herkes, topluma yük oluyor demektir. Beleşçi, parazit, haksız, suçlu, hasta demektir. Trafik sıkışıklığı, bilinç yoksunluğu, bilimsellik dışı hurafe bilgiler de ahlaksızlığın bir sonucudur. Gelir paylaşımındaki adaletsizlik, eğitimdeki yozlaşma, dinin istismar ile baskılanması, hak-hukuk ve adaletin iflası, bağımlı ve bağlantılı medya… bütün bu rezaletlerde ahlaksızlığın payı var. İşte bu nedenle, Partilerde, liderlerde, kadrolarda ahlaki hassasiyet aranırken; vatandaşları yasallığın dışına itip onları suça, yanlışa, sahteliğe teşvik eden değil, doğru olmasıyla örnek alınacak bir siyasi yapı çatısında milleti DOĞRU olmaya davet edenler arasında yer almalıdır.

Aksi durumda günümüzde yaşandığı gibi toplum kanunsuzluğa, yanlışa, kötülüğe bulaşmaktan kaçınamayacağı için çürüme hızlanırken, devletin çürümesi ve ortadan kalkması ile sonuçlanır. Bir zamanlar Türkiye’de var olduğuna inandığımız ahlaki değerler ki, İşte size yaşanan bir olayı hatırlatmanın tam zamanı, 1939 Erzincan depreminde sağlam kalan birkaç yapıdan biri de Erzincan cezaevidir. “Mahkumlar idareden depremzedelere yardım etmek istediklerini iletir. Savcı İzzet Çakal bu talep karşısında mahkumları; 1 gün sonra eksiksiz dönmeleri şartıyla serbest bırakır. Mahkumlar söz verdikleri gibi depremzedelere yardım eder ve 1 gün sonra geri dönmüşlerdir.” Tek bir mahkum dahi firar etmemiştir. (1940 yılında özel bir kanunla bu mahkumların tamamı affedilir.) İşte size temiz AHLAK…

Peki ahlaki çöküş neden derseniz, AKP iktidarlarının; Eğitim sitemi ile oynayarak gelecek nesilleri bozması, tek adam yönetiminin korkuyu artırıp yalana başvurması, çeşitli nedenlerle aile bağlarını zayıflatması, gelir dağılımındaki adaletsizlik gibi vicdan ve bilim dışı uygulamalardır.

Oysa; Ahlak, toplumsal hayatın temel direğidir. Bir toplumda ahlak zarar görürse o toplum çöküntüye uğrar. Ahlak sağlam olmazsa toplumsal hayat düzene girmez. Ahlakı yitiren toplumlarda yönetimler belli bir kesimi, kendi milletini ezerek koruyup kollar, adalete güven azalır ve güçlü olanın hakkından bahsedilir. Böylelikle millete zulüm artar, millet hukuk yerine kuvvete başvurması ile toplum ayrışır ve dağılmaya yüz tutar. Yani, ülkede bugün olduğu gibi kaos ve karmaşa hakim olur.

Dün düşman gördüklerini bugün dost, dost gördüklerini bugün düşman olarak görenlerin yarın neyi nasıl göreceklerini bilmek mümkün mü? Ahlaklı olmak bu anlayışın neresinde? Günümüz siyasileri iktidarı ve muhalefet partileri tam da böyle bir ahlak dışı anlayış sergilemiyorlar mı? Erdoğan’ın Bahçeli’ye ve Bahçeli’nin Erdoğan’a geçmişte söyledikleri ile günümüzdeki davranışlarına baktığınızda sizler ne görmektesiniz acaba… tek bir örnekle bu konuyu açıklamaya çalışayım. 2014 yılında Bahçeli’nin Erdoğan için;

  • Teröristlere kucak açandan,
  • Sosyal medyayı engelleyen, Youtube’u kapatan, kişisel hak ve hürriyetleri budayandan,
  • Villalara balya balya dolarları yığandan, elindeki paraları sıfırlarken haysiyet ve inandırıcılığını da sıfırlayandan

Cumhurbaşkanı olmaz derken, günümüzde aynı kişinin Cumhurbaşkanlığında kalması için mücadelede sınır tanımayan yine Bahçeli değil mi? bu davranış ahlaki bir sorun değil mi?

Ana muhalefet başta olmak üzere TBMM’de grubu bulunan muhalif partiler dün karşıt gibi gözükürken aslında iktidar lehindeki davranışları (ekmek için Ekmelettin, Türkiye’ye güvence Muharrem ince, altılı masa senaryosu ile Kemal Kılıçdaroğlu) hangi ahlak anlayışı ile izah edebiliriz.  Bitti mi? elbette bitmedi… AKP iktidarı ve koşulsuz destekçileri ülkemiz ve vatandaşlarımıza kıyameti yaşatırken, ana muhalefet CHP koltuk kavgası ekseninde kıyameti yaşıyor. ÜLKEMİZ Mİ? KİMİN UMURUNDA…

“Millet yoksullaşmış, yolsuzluk legal hale gelmiş, muhalif sesler yasaklarla susturulmuş, eften püften sebeplerle siyasetçi, gazeteci, akademisyen, öğrenci cezaevinde yatmışken araç-yolcu ve hasta geçiş garantili yandaş işletmeciler vatandaşların ödemek zorunda bıraktıkları paralar üzerinde yatmış, emekçi ve emekliler açlıkla mücadele ederken çalıştıkları ek işlerde hayatlarını kaybetmiş, enflasyon, faiz ve işsiz sayısının artışında dünya şampiyonu olmuş, ev ve araba sahibi olmak hayal olmuş, emekli ve emekçi artan kiralar karşısında çaresiz kalmış, emekli yılı dendi emekli vatandaşlar, aile yılı dendi aileler yok edilmiş, ülkemiz Avrupa’nın göçmen merkezi olmuş, Türkiye uyuşturucu ve kaçakçı baronların üssü haline getirilmiş, altın kaçakçısı vekiller görmezden gelinmiş, kamu kaynakları yağmalanmış, geleceğin enerji kaynakları yabancılara peşkeş çekilmiş, imar oyunlarıyla değerli arazilerin kamudan alınıp yandaş firmalara ulufe olarak dağıtılmış, eğitimde “Cenaze nasıl yıkanır” gibi saçmalıklar yapılmış, hülasa tıpkı asırlık zeytin ağaçları gibi her bir nesnenin güvencesi ortadan kaldırılmış”

KİMİN UMURUNDA…       

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • ORTADOĞU ve KANLI SİYASET - 17 Nisan 2026
  • KAZANAN ve KAYBEDEN… - 13 Nisan 2026
  • SU HAYATTIR AMA… - 09 Nisan 2026
  • İBİŞLİK VERGİSİ!.. - 05 Nisan 2026
  • MİLLET KARAR VERSİN - 31 Mart 2026
  • ELİ bağlı, AĞZI bantlı ÖZGÜR BASIN!... - 25 Mart 2026
  • BİR ÖYLE, BİR BÖYLE… - 17 Mart 2026
  • İMHA EDİLEMEYEN FÜZELER!... - 12 Mart 2026
  • GÖZDEN KAÇAN GERÇEKLER(Günümüz Ortadoğu Savaşında) - 09 Mart 2026
  • BU FIKRAYI BEN UYDURMADIM… - 06 Mart 2026
  • 3D ve AKP - 01 Mart 2026
  • MANİPÜLATÖR AKP… - 22 Şubat 2026
  • BU GİDİŞAT, İYİ Mİ? - 19 Şubat 2026
  • NELER GÖRDÜK, NELER!… - 14 Şubat 2026
  • NEDEN "…., değil de TORYUM?" - 10 Şubat 2026
  • NEDEN "….. değil de BOR"? - 05 Şubat 2026
  • BOR STRATEJİSİ NASIL OLMALI? - 01 Şubat 2026
  • ŞÜKÜR, NE İÇİN? - 27 Ocak 2026
  • YETTİ GARİ… - 22 Ocak 2026
  • SORUYORUM!.. - 18 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 20
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
ELAZIĞ'DA ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI: DÜZENLEME Mİ, MAĞDURİYET Mİ?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
SENDE Mİ BRÜTÜS!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
BİZ NE YAPTIK DA OKULLARIMIZ BU HALE GELDİ?
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
Sporda Sürükleyici Teknolojiler
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
18 Mart Çanakkale Zaferi' ve 'Ramazan Bayramı
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
MEBUS CENNETİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
ORTADOĞU ve KANLI SİYASET
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Özgür Özel 'İn vaatleri
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Elazığ'ın Sorunu Çalıştay Değil, Cesaret
Çok Okunan Haberler
Elazığ'da plaka değişimi ve ulaşım zammı tartışmaları: Başkan Toraman'dan açıklama
Elazığ'da plaka değişimi ve ulaşım zammı tartışmaları: Başkan...
Milletvekili Keleş: Arıcak ilçe hastanesi ek hizmet binası onaylandı
Milletvekili Keleş: Arıcak ilçe hastanesi ek hizmet binası onaylandı
Saadet Partisi İl Başkanı Yunus Emre Yüksel'den açıklama
Saadet Partisi İl Başkanı Yunus Emre Yüksel'den açıklama
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat