• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
15:15
UNESCO Projesi Neden Yapılmıyor? Harput'ta Samimiyet Sorgulanıyor!
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. METİN AKGÜN
  3. "Nevruz" Tarımsal Açısından Bir Fırsat Olabilir…
Yayınlanma: 22 Mart 2025 - 13:20

"Nevruz" Tarımsal Açısından Bir Fırsat Olabilir…

22 Mart 2025 - 13:20
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN

Bu gün, görünmeyen bir elin yönettiği, küresel eşkıyaların körüklediği sosyal çözülmenin/ayrışmanın derinleştirilmesi yönünde kurallarını yazmadığımız bir oyunu oynadığımız bir süreci dün yaşadık, bugün yaşıyoruz, yarın da yaşamaya devam edeceğiz…

Her çağda toprağın yapısında yaşanan mevsimsel değişiklikler insanları çok etkilemiştir. İnsan, tabiatta yaşanan bu değişim gücü karşısında onunla barışık olmanın yollarını aramış, ondan kendisine gelebilecek kötü sonuçlara karşı törensel ritüeller aramış, bolluk, bereket nitelikli dualar söylenmiş ve bu yaşanan ritüeller zamanla törenlere dönüşmüştür.

Törenler, bireyi toplumda yaşarken eğitir, fertleri bir araya getirirken sosyal bağları güçlendirir, kültürel dinamiklerin,  geleneklerinin devamı, fertler arasındaki güvenin, bağların tazelenmesi, törenin/kültürün köklenmesine sağlarken kalabalıklar kültürel bağlamda milletleşir, ayakta kalırlar.

Mevsim değişikliklerinin törenlerle kutlanması birçok kültürde yaşanır.  Doğanın yenilenmesi ve tekrar yaşamaya başlaması demek olan baharın gelişi, İslamiyet öncesi Türk toplumlarında sevinçle karşılanmış ve şenlikler düzenlenmiştir.

Türklerde bir tabiat, varoluş, diriliş bayramı niteliğinde olan Nevruz’un ruhî atmosferini ve eskiliğini anlayabilmek için kültürümüzün yıpranmış, tozlu ve pek okunmayan eski sayfalarına bir göz atmak gerekir. Bu coşkuyu Türk kamları dualarında, niyazlarında;

“… Yüce Göktanrı’nın ilk defa gürlediği, yağız yer, altmış türlü çiçeklerle ilk defa bezendiği, altmış türlü hayvan sürülerinin ilk defa kişnediği ve melediği zaman sen (Türk’ün Atası) yaradıldın!” diye ifade ediyorlar:

Bu sözler Türk’ün yaratılış felsefesinin, inancının, hayat tarzının ifadesidir. Bütün bayramların dinî ve millî bir inanıştan, o toplumu ilgilendiren ortak bir hatıradan, geleneklerden, duygulardan ve tabiattan doğduğundan bahsetmiştik. İşte millî bir bayram olan Nevruz da Müslüman olan ya da olmayan çeşitli Türk toplulukları arasında kamların dua ettikleri asırlar öncesinden günümüze kadar farklı farklı şekillerde, ama aynı ruhla hâlâ kutlanmaktadır (1).

Nevruz Türk dünyası yanında Ortadoğu ve Ön Asya’daki çeşitli milletlerce de yeni yılın başlangıcı ya da bahar bayramı olarak kutlanır. 21 Mart gününün bayram olarak kutlanmasıyla ilgili olarak Sümerlerden, Türklerden, Japonlardan, Amerikalı Kızılderililerden, İranlılara kadar çeşitli milletlerle tarihe mal olmuş topluluklarda gelenekler tespit edilmiştir. İslamiyet öncesi de bahar kutlamaları yapan Türkler, bu kutlamaları daha sonra Nevruz adıyla sürdürmüşlerdir (2).

“Nevruz”un, günümüze kadar çeşitli efsanelerle örülerek farklı biçimler aldığı da görülür.

*Güneşin Koç burcuna girdiği gün,

*Tanrının insanı ve evreni yarattığı gün,

*Hz. Adem’in yaratıldığı çamurun yoğrulduğu gün,

*Hz. Adem ile Havva’nın cennetten kovulduktan sonra, Arafat’ta buluştukları gün,

*Hz. Nuh’un gemisinden inip karaya ayak bastığı gün,

*Hz. Yusuf’un kuyuya atıldığı gün,

*Hz. Musa’nın Mısır’dan ayrıldığı gün,

*Bir yunus balığı tarafından yutulan Yunus Peygamber’in karaya çıktığı gün olarak rivayet edilir.

*Alevi-Bektaşilere göre Nevruz:

*Hz. Ali’nin doğduğu gün,

*Hz. Ali’nin Hz. Fatma’yla evlendiği gün,

*Hz. Ali’nin Hz. Muhammed tarafından halife ilan edildiği gün olarak kutlanır. (4)

Anadolu’da bugün kutlanmakta olan Nevruz şenliklerinin biçimlenmesinde İslamiyet öncesi Türklerin kutladıkları bahar bayramları ile Anadolu Uygarlıklarında yüzyıllarca kutlanan bahar şenliklerinin etkisini bulmamız mümkündür. Eski Türk İmparatorluklarında ilkbaharda ve güzde yapılan bayramların ve ayinlerin devletin resmi dini bayramları olduğu yazılı kaynaklardan öğrenilmektedir (3).

Selçuklularda Nevruz bayramının eğlencelerle kutlandığı, şenlikler yapıldığı, özel yemekler pişirildiği, özel hediyeler alınıp verildiği bilinmektedir. Selçuklularda yılbaşı, güneşin Koç burcuna girdiği gün olan Nevruz günü olarak kabul edilmiştir. Osmanlı devrinde de Nevruz, çok canlı biçimde kutlanılmıştır. Çeşitli kaynaklarda Osmanlı padişahlarının Nevruz tebriklerini kabul ettiklerini, halkın arasına katılarak Nevruz coşkusuna ortak olduklarını kaydetmekte ve padişahın katıldığı bu törenlere Nevruz-ı Sultânî isminin verildiği belirtilmektedir.9 Meselâ Ayşe Osmanoğlu, babasını anlattığı hatıralarında, sarayda Nevruz kutlamalarıyla ilgili bilgiler vermektedir. (Osmanoğlu 1984: 106-107)

1921 yılının 21 Mart günü halkın, öğrencilerin Ankara’nın belirli çayırlıklarına, meydan yerlerine toplandıkları, bu törenlere devletin üst yöneticilerinin de katıldığı dönemin matbuatında kayıtlıdır. Ankara’da yapılan kutlamalar Anadolu ile sınırlı kalmamış, Türk Dünyasında da heyecan yaratmıştır. (Azerbaycan Hükümet Başkanı Neriman Nerimanof'’un Mustafa Kemal Paşa'ya Nevruz dolayısıyla çektiği 24 Mart 1921 tarihli telgrafta şöyle denmektedir: "Cenubi Kafkasya Komiseri, Azerbaycan serbest Harbiye Mektebi Talebeleri, iki bölüklü Süvari Nişancı Türk Alayı askerleri, Türk Milletinin, büyük Nevruz Bayramını tebrik ediyor ve biz ümid ediyoruz ki Azerbaycan İnkılâp Ordusu kahraman Türk Ordusu ile beraber Garp emperyalizmi tazyikinde bulunan Şark milletlerini yakında kurtarırlar. Yaşasın Şark İnkılap başları Mustafa Kemal!")

1922 yılında Sakarya Zaferi’nden hemen sonra bütün okullara Nevruz-Ergenekon bayramının bir önceki yıl olduğu gibi coşkuyla kutlanması için talimat verilmiştir. Aynı yıl 23 Mart Çarşamba günü meclisin önünde ve Taşhan Meydanı’nda merasimler yapıldığı yönünde bilgiler de Hâkimiyet-i Millîye, Yeni Gün ve İkdam gazetelerinde kayıtlıdır.

 

Cumhuriyetle birlikte Nevruz’un yeniden gündeme getirilmek istenmesinin esas sebebi Besim Atalay’ın 23 Mart 1921 tarihli Hâkimiyet-i Millîye gazetesine yazdığı makaleden kolayca anlaşılmaktadır. Yazının bir bölümünde şöyle denir: “Bu Ergenekon hâdisesinden çıkacak mühim netice, bizim bugünkü millî mücadelemizle benzeşmesidir. Dokuz kişiden türeyerek düşmanlarından intikam alan Türk soyunun, bugün de kendi varlığına kastedenlere karşı silahlanmış ve yarın muvaffakiyetini temin edeceğine ve Ulu Tanrı’nın yardımı ve milletin gayretleriyle kara günlerden kurtulacağına eminim.” (Tural 2000: 343-350)

Prof. Dr. Abdullah ŞENGÖNÜL’ün AKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi olduğu süreçte “Türk Kültüründe Nevruz” çalışmasında sonuç olarak sıraladığı;

٠ Nevruz kutlamaları Türklerde Mete Han zamanından beri görülmektedir.

٠ Bünyesinde barındırdığı bütün zenginlikleriyle Ergenekon/Nevruz bayramı, Türk kültürünün önemli bir tarihî zenginliğidir.

٠ Bütün bir Türk Dünyasında kutlanan Nevruz aynı zamanda inançlarla birlikte yorumlanmıştır.

٠ Türk dünyasındaki örnekler incelendiğinde görülür ki; bayramların özündeki sevgi, kardeşlik ve yardımlaşma ilkeleri Nevruz’un da temel prensibini oluşturmaktadır.

٠ Cumhuriyetle yeniden hız kazanan Nevruz kutlamaları, yeni kurulan millî devletin köklerini millî tarihten ve millî kültürden oluşturma gayretidir. (7) tespitleri fevkalade anlamlıdır.

Bugün, Nevruzu sadece ateş yakıp üzerinden atlama ritüeli ağırlıklı sosyal bir etkinlik olarak ele alarak, Türk’ün mü, Kürt’ün mü? İkilemleri ile uğraşmak yerine, bazı gerçekleri fark ederek, nevruzu, küresel aktörlerin körüklediği, toplumsal yapımız üzerinde yürütülen, birlik ve beraberliğimizin bozulması çalışmalarına dur diyerek, tarihte her kültürde var olan ortak gerçek manasından hareketle geleceğin inşası yönünde ele almak gerek…

Toprağın yapısında yaşanan mevsimsel değişiklikler, Türk dünyası yanında Ortadoğu ve Ön Asya’daki çeşitli milletlerce de yeni yılın başlangıcı ya da baharın müjdecisi olarak kutlanırken, tarımsal faaliyetlerin atlanır olması, tarımsal faaliyetlere dönük yol haritalarının oluşturulmasının ihmal edilmesi neden gündeme gelmez,..

“Nevruz Haftası” şeklinde yürütülebilecek faaliyetler kapsamında; bilimsel çalışmalarda ele alınarak tartışılması gerektiğini düşünüyorum…

Çünkü tarımsal ürünler; stratejik açıdan geleceğin odağını oluşturacağı bilim insanlarının tespitleri ve uzlaştıkları değer haline geldi…

Düne kadar tarımsal ürünler açısından kendine yeten ülke olduğumuz ders kitaplarında yer alırken, bugün bu özelliğimizi kaybettik gibi…

Türk sanayicisi ve çiftçisinin, gelecek açısından stratejik ürün olan tarımsal ürünler ve buna bağlı sanayinin gelişmesi açısından istenilen noktalardan çok uzakta olduğu bir dönemi yaşamakta olduğunu düşünüyoruz.

Ziraat ile uğraşan nüfusun sürekli aynı ürünü ekmeye devam etmesi yerine gelir dilimini artıracak türden vizyoner anlayışın egemen olması gerektiği tartışılmalıdır.

  1. Yurtdışından çeşitli ülkelerden ithal edilen 10- 25 TL bandında fiyat aralığı bulunan nitelikli taze ZENCEFİL;
  2. Nanegiller ailesinin bir üyesi olan, Soğuk algınlığı, göğüs ağrıları, boğaz enfeksiyonları, sindirim şikayetleri yanı sıra alzheimer, epilepsi ve şeker hastalıkları açsından ilaç niteliği olan;    1- Antiseptik. 2- Anti spazmotik. 3- Anti depresyon. 4- Balgamı söktürücü. 5- Yatıştırıcı. 6- Tonik. 7 Deodorant. 8- Analjezik. 9 Cicatrisant. 10- Hazmettirici. 11- Duyguları dengelemeye. 12- Vitiligo hastalığını tedavi özelliği de taşıyan BERGAMOT OTU;
  3. Yine nanegiller ailesinin bir üyesi olan, kalp damarlarının tıkanıklığı ve diğer kalp rahatsızlıklarının tedavisinde benzersiz tedavi özelliği ile dikkat çeken ve bu etkinliği, modern tıp tarafından da onaylanan, sinir ve kalp krizinin en doğal tedavi özelliği yanında, uykusuzluk ve alerjik astım için de etkinliği bilinen, çiğ olarak salata ve meyve sularında kullanıldığında iki saat içerisinde etkisini görülen MELİSA (OĞULOTU);  

Gibi farklı ürünlerin ziraatı teşvik edilemez mi?

Bu tür ve daha farklı alternatif ürünlerin ziraatının yapılması yönünde bilimsel araştırmalar yapılarak, ziraatçıların özendirilmesi sağlanamaz mı?

Hem gelir artışı sağlayabileceği yanı sıra, bilinçli kullanım sağlama yönünde kamu spotu yayınları “Sosyal Bilim Kuruluşları” (STK) faaliyetleri teşvik edilerek halkın aydınlatılması sağlanarak sağlıklı toplum olunması yönünde stratejik hamleler yapılarak aynı zamanda sağlık harcamalarından da tasarruf sağlanamaz mı?

Son yıllarda tarımsal alanda kendi tohumlarımız yerine “Genetiği Değiştirilmiş Organizma” olan ithal tohumlarının kullanıldığına dikkat çekilerek;

Bilim insanları ifade ettiği; GDO’lu ürünlerin tüketilmesinin insanın genetik yapısında da etki gösterip, insan yapısını olumsuz etkileyebilen, istenmeyen anomalileri tetiklediği vurgulanan yönüyle insan sağlığı açısından taşıdığı büyük riske dikkat çekilemez mi?

Kırsalda ticari kaygıyla ziraat yapan üreticilerin GDO’lu ürün üretmeleri yanında ziraat sürecinde bilinç düşüklüğü mü, başka bir sebepten mi olduğu anlaşılmaz nedenlerle aşırı ve yasak olduğu ifade edilen kimyasallar kullanmalarının da ayrı, güncel bir sorun olduğu ve buna karşı hassasiyet gösterilesi neslin mesuliyeti içerisinde ele alınamaz mı?

Ziraat yapan üreticilerimizin, insan sağlığı açısından, üretim sürecinde kullandıkları kimyasalları daha bilinçli kullanmaları yönünde aydınlatılmaları ve desteklenmeleri yanında ziraatçılarımızın yerli tohuma yöneltilmelerinin sağlanmasında ekonomik engellerin, bu yönde kaygılarının izalesi yönünde organik tarım çalışmalarının teşviki tartışılamaz mı?

Raf ömrü çok uzun olan, “Süttozu ve Nescafe” gibi, kayısı ve domatesin de granüle olarak üretilebileceği teknolojisinin topluma sağlayacağı katma değer tartışılamaz mı?

Alınabilecek “Nevruz Haftası” kararı dahilinde; Hafta boyunca, Tarımsal ürünler ve buna bağlı Tarımsal Sanayinin gelişmesi yönünde yürütülen bilimsel faaliyetlerin, örnek saha çalışması yönündeki önerilerin, proje tabanındaki çalışmaların, tartışılması, “Nevruzun” tarihsel gelişimi paralelinde taşıdığı anlam derinliğine uygun yeni başlangıçların yapılabilmesi açısından, yönetime seçenek zenginliği sağlama ve uygulayıcıları kılavuzlamak açısından, sağlayabileceği katma değer göz önüne alındığında, daha anlamlı ve katkı sağlayıcı olmaz mı?

--------------

(1) Abdulhaluk Çay, Türk Ergenekon Bayramı Nevruz, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü

Yayınları:88, Seri. IV, Sayı: A.24, Ankara, 1988, s.120

(2) Erman Artun, Türk Halk Kültüründe. Mevsimlik Törenler ve Nevruz,İçel Kültürü, Mersin Halk

Eğitim Merkezi ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü Yayın Organı, Yıl:9, Sayı:39, Mayıs 1995,s.4

(3) Abdülkadir İnan, Tarihte ve Bugün Şamanizm, Türk Tarih Kurumu Yayınları, TTK Basımevi,1995

Ankara, s.97

(4) Abdülkadir Yuvalı, Nevruz Bayramı ve Çarşamba Günleri, Türk Kültüründe Nevruz, Uluslararası

Bilgi Şöleni Bildirileri, Atatürk Kültür Merkezi Yayını, Sayı:100, Ankara, 1995,s.55

(5) Osmanoğlu, Ayşe, (1984), Babam Sultan Abdulhamit (Hâtıralarım), Ankara.

(6) http://www.hakimiyetimilliye.org/index.php?news=67.

(7) https://sbd.aku.edu.tr/VIII3/asengul.pdf (Yrd. Doc. Dr. Abdullah Şengül, Türk Kültüründe Nevruz)

(8) Tural, M. Âkif, (2000), “Millî Mücadele ve Atatürk Devrinde Nevruz Kutlamaları”, Türk Dünyasında Nevruz Üçüncü Uluslararası Bilgi Şöleni Bildirileri, Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, Ankara.

 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • 24 Temmuz, 'Hakikatin ve Özgür Kelamın Nöbetidir' - 25 Temmuz 2026
  • "15 Temmuz Demokrasi ve Milli, Birlik Günü" - 15 Temmuz 2026
  • Sorumluluklarının Farkında Olan, Mutlu ve Başarılı Çocuk Yetiştirmek İçin (2) - 07 Temmuz 2026
  • LGS Sınav Sonucu Hayatımızın Tamamını Belirlemeyecektir' - 13 Haziran 2026
  • Sorumluluklarının Farkında Olan, Mutlu ve Başarılı Çocuk Yetiştirmek İçin (1) - 04 Haziran 2026
  • '19 Mayıs Sıradan Bir Gün Değildi' - 18 Mayıs 2026
  • Verimli Bir Yaşam Sürdürmek İçin Rasyonel Ol - 14 Mayıs 2026
  • Cennetimiz Olan Annelerimizin Ellerinden Öpüyoruz - 10 Mayıs 2026
  • Yaşanan Şiddetin Gölgesinde Eğitimi Kaybetmeyelim - 02 Mayıs 2026
  • 18 Mart Çanakkale Zaferi' ve 'Ramazan Bayramı - 17 Mart 2026
  • İstiklal Marşı Kabulü - 12 Mart 2026
  • Bir Öğretmeni Kaybetmek - 09 Mart 2026
  • 8 Mart 2026, Yeni Bir Başlangıç Olsun - 08 Mart 2026
  • Girmeden Tefrika Bir Millete, Düşman Giremez - 04 Mart 2026
  • Ne Kadar Farkındayız? - 26 Şubat 2026
  • Ramazan-ı Şerif'i yüreğimiz buruk halde karşılıyoruz - 19 Şubat 2026
  • Kalabalıkta Yaşadığımız Yalnızlaşmaya Dur Diyelim… - 10 Şubat 2026
  • Berat Gecesi - 01 Şubat 2026
  • Yalnızlık, Kalabalıkta Başlıyor… - 24 Ocak 2026
  • 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü - 11 Ocak 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
SGK "Yanlış Emekli Ettik" Diyebilir mi? Vatandaşın Suçu Yoksa Bedeli Kim Ödeyecek?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
SİZİ GİDİ İKİYÜZLÜLER SİZİ…
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
FIFA Başkanı Neden Türk Olmasın?
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
24 Temmuz, 'Hakikatin ve Özgür Kelamın Nöbetidir'
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
AHBAP'IN PANAROMİK ANATOMİSİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Maç Sahada Seçim Sokakta Kazanılır
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
24 Temmuz: Bayram mı, Kara Gün mü?
Çok Okunan Haberler
3 Yıldır Tamamlanamayan Şuyulandırma Vatandaşı Mağdur Ediyor: Gözler Elazığ Belediyesi'nde
3 Yıldır Tamamlanamayan Şuyulandırma Vatandaşı Mağdur Ediyor: Gözler...
Gürsel Erol Hakkındaki İddialar Yeniden Gündemde: İrfan Bural'dan
Gürsel Erol Hakkındaki İddialar Yeniden Gündemde: İrfan Bural'dan...
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat