• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
11:24
Elazığ'da broiler yetiştiricileri "Yapı kullanım izin belgesi" şartından şikayetçi
11:09
Online kumar bağımlılığı alarm veriyor: Uzmanlardan kritik uyarılar
10:42
TÜRFAD Elazığ Şube Başkanı Ahmet Polat'tan Elazığspor'a Play-Off mesajı
09:58
Elazığ'da yol çökmesi tepki çekti
09:03
KKYP 2026 Bilgilendirme toplantıları başlıyor
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Asıl Tehdit
Yayınlanma: 12 Ağustos 2025 - 20:59

Asıl Tehdit

12 Ağustos 2025 - 20:59
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

Yeni süreci meşrulaştırmak için Türkiye buna mahkummuş gibi bir tablo çiziliyor.

Mahkûmiyet, mağlubiyet demektir.

Verilen acz fotoğrafı , bölücü çevrelerin cüretini artırmaktan, ülke birliğini tehlikeye sokmaktan başka işe yaramıyor.

Birinci Dünya Savaşı, sadece bir bölüşüm savaşı değildi, bir hedefi de Türkü Avrupa'dan kovmak mümkün olursa Orta Asya'ya sürmekti.

Sevr çöpe atıldı ama bazıları için -devlet kurmanın- hayali olarak kalmaya devam etti. Adını koymadan Sevr'in amaçlarını gerçekleştirmek için çalışmaya devam ettiler.

Önceki gün 'Serbesiyetteki yazısında;' İslamcı Kürtçü Mücahit Bilici şöyle yazıyordu: "Biz Kürdüz, Türkiye bizim vatanımız. Zorla bize Türk dedirtemezsiniz. Bu ülkenin sahibi biziz, daha dün gelip Türklük etiketinin arkasına saklanıp bize Türklük dersi vermeye kalkanlar değil. Eğer bir sıralama olacaksa Türkiye önce bizim ülkemiz, sizin değil..."

Bu üsluptaki kini nefreti görüyor musunuz?

Tıpkı Sevr'i dayatanlar gibi, 'Türkiye bizim ülkemiz, sizin ne işiniz var burada' diyor. Kürtlerle hiç bir zaman problemi olmamış Türklüğe çatıyor, onu düşmanlaştırıyor. Yazının devamı özet olarak; "ya bizim dediğimize gelir, yahut sonuçlarına katlanırsınız" mealindeki tehditvari ifadelerle bitiyor. Bizim dediğimizden kastı ise aslında Apo'nun dediği bir Türk-Kürt federasyonudur. Devletin birliğine, tekliğine veda edilmesidir. Bilici'nin yazısı Erol Güngör'ün yıllar önce yaptığı tespiti hatırlatıyor: Bazıları için İslamcılık aslında Türk'e düşmanlığın ve etnikçiliğin maskesidir, yeterli güce ulaşınca o maskeden sıyrılıp doğrudan doğruya etnik ayrımcılık yapacaklarından şüphe edilmemelidir. Güngör'ün dediği gibi -bazıları için,- tüm İslamcı grupları aynı kefeye koymak mümkün değil, doğru da değildir.

Bilici ve benzerlerinin son birkaç ayda kaleme aldıkları yazılara bakıldığında -o güce - ulaştıklarına inandıklarını gösteriyor. Artık içlerindekini açık açık dillendiriyorlar. Siz, bizim direktiflerimizi yapmaya mecbursunuz gibi didaktik bir dil kullanıyorlar.

Bu cüret ve cesaretin sebebi, yeni ayrıştırma sürecinde verilen fotoğraftır. Bahçeli'nin gösterdiği telaş, acelecilik ve neredeyse panik hali tetikte bekleyen etnikçi çevrelerin cesareti oldu. Bu ülke ve milleti var eden tüm değerler tartışmaya açıldı. Binlerce insanın kanlı katili olanlar -barış meleği- olarak sunuldu. Din birleştirici bir unsur iken ayrıştıran, her türlü farklılaşmayı, kopmayı meşrulaştıran bir araç haline getirildi. Bugün İslam, bu ülkede Allah'a ve onun şanlı Resulüne iman edenleri tanımlamaktan çok -bir partiye- oy verenleri tanımlayan siyasi bir kavrama dönüştürüldü. Türklük etnik bir kavrama indirildi. Millet ismi olarak kullanılması bölücülük olarak lanse edildi. Binlerce yıllık tarihi olan bir milletin ismi elinden alınmaya çalışıldı. Oysa Billig'in ifade ettiği gibi," isimler kim olduğumuzu, daha da önemlisi mevcut olduğumuzu belirtir. Yaşadığımız çağda ulusun ismi boş ve önemsiz bir şey olarak görülmemelidir." İsimsiz bir toplum, kimliksiz bir toplumdur ve her kaba girerek zaman içinde varlığını kaybeder. Bir millete İsminden vaz geç demek, mevcudiyetine son ver, tarih sahnesinden çekil, demektir.

Kim kendini ne olarak tanımlamak istiyorsa tanımlayabilir. Mesele kimsenin etnik aidiyeti değil, bu aidiyetin üst kimlik haline getirilmesi yahut terör tehdidiyle bu ülkenin üst kimliğinden vazgeçilmesinin istenmesidir. Bu düşünceye, -Terörsüz Türkiye veya barış- adı ile çanak tutmak bir milletin mevcudiyetine son vermektir. Türkiye mağlup olmuş bir ülke değildir. Verilen resim mağlup bir ülkenin idarecilerinin resmidir. Ülkenin bütünlüğüne yönelik asıl tehdit de budur! Çünkü bu, Mücahit Bilici örneğinde olduğu gibi etnikçi çevreleri daha da kışkırtmakta, bir kardeşlik ve uzlaşma iklimi yaratmayı imkansız hale getirmektedir

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? - 26 Nisan 2026
  • Ulema özgürlüğünü kaybedince - 24 Nisan 2026
  • Birlik olmak çok mu zor? - 21 Nisan 2026
  • Özgür Özel 'İn vaatleri - 19 Nisan 2026
  • Macaristan seçimleri: Hiçbir otokrat yenilmez değildir! - 13 Nisan 2026
  • Savaşın bir galibi var mı? - 10 Nisan 2026
  • Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu - 08 Nisan 2026
  • Hukuka bağlılık mı,güce bağlılık mı? - 05 Nisan 2026
  • Bir yiğit öldü diyeler... - 27 Mart 2026
  • Süreci anlamak - 25 Mart 2026
  • Bir uluslaşma aracı olarak Nevruz - 22 Mart 2026
  • Adalet terazisi şaibe kaldırmaz - 20 Mart 2026
  • Bugün ile aramızdaki dün - 17 Mart 2026
  • Din savaşı mı, çıkar savaşı mı? - 09 Mart 2026
  • İran'a bakmak - 06 Mart 2026
  • Bir hatıra ve Türk düşmanlığı - 02 Mart 2026
  • BOP'a selam sürece devam - 27 Şubat 2026
  • Laiklik bildirisi - 25 Şubat 2026
  • Ver cumhurbaşkanlığını, al istediğini - 23 Şubat 2026
  • Fenerbahçe- Notthingham maçı ve... - 21 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 22
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
ELAZIĞ'DA ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI: DÜZENLEME Mİ, MAĞDURİYET Mİ?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
SENDE Mİ BRÜTÜS!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
23 NİSAN MİLLİ EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
Sporda Sürükleyici Teknolojiler
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
18 Mart Çanakkale Zaferi' ve 'Ramazan Bayramı
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
MEBUS CENNETİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
SOSYAL ÇÜRÜME
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi?
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Elazığ'ın Sorunu Çalıştay Değil, Cesaret
Çok Okunan Haberler
Elazığ ekonomisine 20 milyon euro'luk güçlü katkı
Elazığ ekonomisine 20 milyon euro'luk güçlü katkı
Anahtar Partisinden sağnak sonrası tepki geldi
Anahtar Partisinden sağnak sonrası tepki geldi
Palu'da Heyelan Sonrası 66 Gün Geçti: Kalıcı çözüm hâlâ yok, vatandaş tepkili
Palu'da Heyelan Sonrası 66 Gün Geçti: Kalıcı çözüm hâlâ yok,...
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat