• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
14:23
Elazığlı Bilardocu Yetkin Çelikel Türkiye Şampiyonu Oldu
12:41
Tutuklu İsme Forma Takdimi Elazığspor Üzerinden Kamuoyuna Verilmek İstenen bir mesaj mı…?
11:57
Fırat EDAŞ'tan İzinsiz Kazı ve Müdahalelerde Oluşabilecek Risklere Karşı Uyarı
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Cabiri ve yeniden yapılanma
Yayınlanma: 14 Ağustos 2023 - 23:34

Cabiri ve yeniden yapılanma

14 Ağustos 2023 - 23:34
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

Cabiri Faslı bir düşünce adamı. Arap-İslam dünyasının yeniden yapılanması için önemli eserler verdi.

Bu eserlerden biri, "Çağdaş Arap-İslam Düşüncesinde Yeniden Yapılanma."

Kitabın başlığı da içeriği de Arap dünyasının yapılanmasını önceliyor. Her öneri evvela Arapları muhatap alıyor.

Oysa bu ülkede Türk-İslam denilince ilk ayağa kalkanlar, siyasal İslamcılar oluyor. İçinde Türk geçen her ifade -ırkçılıkla- özdeşleştiriliyor. Kabilecilik teşvik edilirken veya en azından hoş görülürken millet ve milliyetçilik aforoz ediliyor.

Cabiri kitabının başında bir dönem bizde de moda olan (önce Türklük mü, Müslümanlık mı?) Araplık mı önde olmalı, İslam mı? tartışmalarına ışık tutuyor ve bu önce-sonra tartışmalarının abes olduğunu söylüyor. Araplık ve İslamlığın bir ikilem olmadığını birinin dini, ötekinin milliyeti ifade ettiğini belirterek "söz konusu tezlerin kabul ettikleri konularda haklı, reddettikleri konularda haksız olduklarını  savunarak orta bir yol izliyor. Onun için bir İslam düşünürü olmasına rağmen çalışmalarında Arap-İslam kavramını anahtar olarak kullanıyor. O, millet gerçeğini reddetmediği gibi düşüncelerini bu zemine oturtarak ifade ediyor. Var olmayan bir topluma konuşmak yerine var olan bir topluma konuşarak -gerçekçi- bir yol izliyor. "Araplar İslam'ı kabul ederek aslında köklerine kendilerini Müslüman olarak adlandıran ataları İbrahim'e dönmüşlerdir"(s.23) diyerek İslam'la Araplığı kucaklaştırıp bir anlamda özdeşleştiriyor.

Milli kimliği bir ötekinin varlığı ile tanımlamak öteden beri- bazı milliyetçilik kuramcılarının- başvurdukları yöntemlerinden biridir. Bu, sömürgecilik geçmişi olan toplumlar için doğru olsa da her toplum için genelleştirilemez. Çoklu -ötekiler- olabileceği gibi bazen milli kimlik böyle bir ötekine ihtiyaç duymayabilir. Cabiri, Araplık kavramının, bir din ve medeniyet olarak "İslam" ile olan ilişkisi ile değil, aksine, egemen olan 'öteki' ile olan ilişkinin belirlediğini"(s.25) iddia eder. O öteki Arap milliyetçilerine göre Türk'tür. Yani "Türkleştirmeye karşı Araplık; Haçlı Avrupa'sının sömürgecilik emellerine karşı İslam"(s.26) Bu ikilemin konjonktürel olduğunu ifade eden Cabiri," bunun ne ulusal kimlik düzeyinde bir parçalanma ne de geleceğe dair esasa ilişkin bakış açısı farklılığından kaynaklanmadığını, tamamen taktiksel olduğunu belirterek"(s.27) tartışmaya iki tarafı da kollayan bir bakış açısı getiriyor. Ancak Türk bütün Arapların ötekisi değildir, mesela Cezayirlilerin ötekisi Fransızlardır.

Yazar bu çerçevede Arap milliyetçiliğinin önemli isimlerinden Michael Eflak'ın görüşlerini ve milliyetçilik anlayışını da değerlendirir. Eflak, bir Hıristiyan olup Baas partisinin kurucusu ve ilk Genel Başkanıdır. Ancak hayatı boyunca Arap birliğini savunan bir Arap milliyetçisi olmuştur. Hz. Peygamberden bahsederken Arap peygamber diye bahseder. "Muhammed (S. A) Arapların tümüydü, her Arap bugün bir Muhammed(S.A) olmalıdır, der."(s.33).Cabiri, Eflak'ın fikirlerini değerlendirirken onun üzerinden din ve milliyetçilik arasında uzlaştırıcı tutumunu sürdürür. Eflak'ı rahmetle anar, onun şu görüşlerini paylaşır: “Arap milliyetçileri dine düşman olamaz hatta onu görmezlikten bile gelemez. Çünkü İslamsız Araplık olumsuz bir kavramdır. Zira İslam olmadan Arap milliyetçiliği içi boş bir kalıp olarak kalacaktır...Eğer Araplar, İslami geçmişlerinden soyutlanırlarsa, onların milli bilinçlerini bağlayacak olan nedir?(s.33)

Peki Müslüman olmayan Arapların durumu ne olacaktır?

Eflak'a göre," Hıristiyan Araplar, milliyet duyguları tamamen uyanıp asil karakterlerine dönmek istediklerinde göreceklerdir ki, İslam kendileriyle beslenmeleri gereken milli bir kültürdür. Dolayısıyla onların, bu kültürü kavrayıp sevmeleri ve böylece İslam'a en yüksek seviyede önem vermeleri gerekir. (s.35)" Kısacası bu Baas(diriliş) filozofuna göre, "dinin, Arapların ruhu ve birliklerinin unsuru olması itibarıyla, milliyeti dinle, dini de milliyetle irtibatlandırmadan, ümmetin yeniden dirilmesi mümkün değildir. (s.34)" Hıristiyan Michael Eflak bunları söylerken bir de bizde İslam’ı milliyetçiliğin dışına itmeye çalışanları düşünün.

Cabiri kitabında, İslam dünyasının birçok bölgesinde ortak olan zihniyet sorunlarına da değiniyor. Yeni hayatın gerçekliği anlaşılmadan yeni bir medeniyet sıçraması olmayacağını söylüyor. Geçmişi bugüne getirmenin beyhude bir çaba olduğunu, İslam'ın ışığını bugüne tutmak gerektiğini ifade ediyor. Özellikle dini anlamadaki sorunlara dikkat çekerek, söz gelimi bidat kavramını ele alıp pek çok fakihin hataya düştüğünü şu örneklerle anlatıyor:" Geçmişin kimi fakihleri, İslam'ın ilk döneminde olduğu gibi, ilmin mescitlerde öğrenileceği gerekçesiyle, medrese yapmayı bir 'bidat' olarak kabul etmişlerdir. Aynı şekilde, sahabe döneminde köprü olmadığı gerekçesiyle köprü yapmayı sapık bir bidat olarak değerlendirenler olmuştur.(s.41)" Bu fıkıhla bugünün insanına gitmek, onu fethetmek mümkün mü? 

Yazara göre asıl mesele, Müslümanların kendi zamanlarına uygun; yani çağlarını yaşayabilecekleri, Selefin eski gidişatını tamamlayacak yeni bir 'yaşantı tarzı' oluşturup, ondan da gelecek nesillerin kendilerine özgü ' yaşantı biçimlerini' kurma konusunda kendisinden ilham alabilecekleri, dipdiri bir pratik  oluşturup oluşturamayacakları meselesidir.(s.47) Bedenleri ile bu günde zihinleriyle başka bir çağda olanlar dikkate alındığında, yazarın bu tespitinde hiç de haksız olmadığı anlaşılacaktır. Bir başka ifadeyle," bu çağdaki her şey, her gün ve her saat 'selef'in' (öncekilerin) değil, halefin (şimdikilerin) çağı olduğunda ısrar edilmelidir. (s.47)"

Kitap, din, siyaset, demokrasi ve İslam dünyasındaki zihniyet problemlerini anlamada önemli bir çalışma. Tek bir yazıya sığmayacak kadar önemli bir eser. Onun için önümüzdeki hafta kitapta gezinmeye devam edeceğiz...

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Özgür muhalefet varsa demokrasi vardır. - 28 Temmuz 2026
  • Yazıcıoğlu davasında yeni dönem - 26 Temmuz 2026
  • Maç Sahada Seçim Sokakta Kazanılır - 25 Temmuz 2026
  • Değişe Değişe Apo'ya Dönüşenler - 21 Temmuz 2026
  • Ulema her şeye karışır mı? - 20 Temmuz 2026
  • Artık bir muhasebe yapmak gerekmez mi? - 18 Temmuz 2026
  • 15 Temmuz ve Otokratlaşma - 15 Temmuz 2026
  • Çağ idraki ile düşünmek, her gün yeniden müslüman olmak - 11 Temmuz 2026
  • Tek sorumlu Deniz Göktaş mı? - 07 Temmuz 2026
  • Kuralsız Siyaset - 05 Temmuz 2026
  • Terörsüz Türkiye ve Overton penceresi - 03 Temmuz 2026
  • Hedeflediğiniz Türkiye bu muydu? - 01 Temmuz 2026
  • Dervişoğlu'nun çağrısı - 26 Haziran 2026
  • ZİHNİYET SORUNUMUZ - 20 Haziran 2026
  • Din siyasetin nesi olur? - 17 Haziran 2026
  • İşkenceyi savunmak - 14 Haziran 2026
  • Yargıda yandaşlık - 12 Haziran 2026
  • İsrail'i durdurmak - 09 Haziran 2026
  • Devlet aklı mı, hukuktan kaçmak mı? - 04 Haziran 2026
  • Tarihin tekerleği geriye dönmez - 31 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 23
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
SGK "Yanlış Emekli Ettik" Diyebilir mi? Vatandaşın Suçu Yoksa Bedeli Kim Ödeyecek?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
SICAK SICAK ÇOK SICAK
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
FIFA Başkanı Neden Türk Olmasın?
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
24 Temmuz, 'Hakikatin ve Özgür Kelamın Nöbetidir'
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
AHBAP'IN PANAROMİK ANATOMİSİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Özgür muhalefet varsa demokrasi vardır.
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
24 Temmuz: Bayram mı, Kara Gün mü?
Çok Okunan Haberler
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
CHP Elazığ Teşkilatında Butlan Kararı Sonrası Kriz: Kovancılar İlçe Başkanı Erol'a Tepki Gösterdi
CHP Elazığ Teşkilatında Butlan Kararı Sonrası Kriz: Kovancılar...
HÜDA PAR'dan Maden'deki Eti Gümüş İşçilerine Destek Ziyareti
HÜDA PAR'dan Maden'deki Eti Gümüş İşçilerine Destek Ziyareti
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat