• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
22:34
CHP'de Grup Başkanlığı Krizi: Gürsel Erol Güven Vermiyor mu...?
22:04
Elazığlı Wushu Sporcularından Malatya'da Büyük Başarı
21:45
AK Parti Elazığ Teşkilatı İlçelerde Sahaya İndi: Vatandaşların Talepleri Dinlendi
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Yazıcıoğlu davasında yeni dönem
Yayınlanma: 26 Temmuz 2026 - 22:11

Yazıcıoğlu davasında yeni dönem

26 Temmuz 2026 - 22:11
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

Yazıcıoğlu cinayeti on yedi yıl sonra Ankara'ya taşındı. Bu bir adalet arayışı mıdır, yoksa gösterisi midir, bunu zaman gösterecek.

Bugüne kadar adalet, iktidar için hasımlarını susturmak için kullanılan bir araç oldu. Yargı bazılarının gözündeki çöpü görürken, bazılarının gözündeki merteği görmedi. On yedi yıldır Yazıcıoğlu davasına bakan yargı ile bugünkü yargı aynı yargı. Aynı hükümet, aynı parti, aynı kadro...

Şuna kesin olarak inanıyorum, iktidar kendine dokunacak davalarda hiç istekli davranmıyor. Kulağının üstüne yatmayı tercih ediyor. Sadece kendi amaçlarına hizmet edecek konulara el atıyor.

Sinan Ateş olayı aydınlatıldı mı mesela? Azmettiriciler belli olmasına rağmen hiç birinin üzerine gidilmedi. Gidilse, belki AKP'yi ayakta tutan kolonlardan biri çökecekti. Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesinde kendinden önceki döneme ait yolsuzluk dosyalarını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına vermişti, hangisinin üzerine gidildi? Onlarca CHP'li belediyeye yöneltilen suçlamaları, karesi ile çarpın, bir tane Melih Gökçek dönemi belediyesi etmez. Üzerine gidildi mi? Üstelik sn Arınç'ın " kamu arazilerini parsel pasel peşkeş çekti" demesine rağmen. Bir tek savcı cesaret edip Arınç'ı çağırıp, bildiklerini anlatmasını istemedi.

On yedi yıldır Yazıcıoğlu'nun davasına bakanlar  bu iktidarın yargıçları, savcılarıydı, bugün  bakanlar da aynı hükümetin bürokratları. Ne değişti? Kahramanmaraş'ta bu dosyayı kapatan savcıyı terfi ettirip Elazığ'a başsavcı olarak atayan da bu hükümetti.O ihmaller,körlükler olmasa bugün başka bir senaryoyu konuşuyor olabilirdik.  

Çok soru sorulabilir. Peşin olarak birilerini suçlamak da aklamak da yanlış. Hukuk zanla değil, delillerle hareket eder. Bu cinayet elbette aydınlatılmalı, dahli olanlar hak ettikleri cezayı çekmelidir. Bunun yolu önce vatandaşı adaletin varlığına inandırmaktır. Bugün tarafsız, adil, bağımsız bir yargının olduğuna inanıyor muyuz? Adaleti  o kadar örselediler ki, yargının her kararını tartışılır hale getirdiler. Sorun şu ki, yargı ne karar verirse versin bu güvensizlik  tartışmaları bitirmeye yetmeyecektir.. Bağımsız olmayan bir yargı -siyasi iradeye- rağmen bir karar veremez çünkü. Sağlıklı bir soruşturma ancak yargının bağımsızlığı ile mümkündür. Onun için önce siyaset yargıdan elini- ayağını çekmelidir.Yargıya en büyük destek onu her türlü etkiden, yönlendirmeden azade hale getirmektir.

Yazıcıoğlu öldürüldü mü, bana göre öldürüldü. Baştan beri kanaatim o yönde. Çünkü bu olaydan önce defalarca trafik kazası geçirdi. Kazaya karışıp kaçan araçların plaklarının sahte  olduğu  iddia edildi.Helikopterin düştüğü yer  tespit edilmesine rağmen -bilinçli olarak- başka yerde arandı.Helikopterde olayın aydınlanmasına yardımcı olacak cihazlar çalındı.Bunlar üst üste konulunca ortaya çıkan tablo bize olayın -kaza olmadığını- gösteriyor.

Yazıcıoğlu, namuslu, vatansever,yüzde yüz mümin bir şahsiyetti. Çizgisi netti, o Türk milletinin, inançlarının, ülkesinin hizmetindeydi. Satın alınamaz bir seciyeye sahipti.Ölümünün de bu karakter yapısıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Belli ki, geleceği planlayanlar;-  onu emellerinin önünde -aşamayacakları bir engel olarak gördüler, diz çöktüremeyeceklerini anlayınca da şehit ettiler.

Bugün onun çizgisinde olduğunu söyleyen  partiler var.Onun çizgisi, teröristlerle, devletin yapısını pazarlık etmeye karşıydı. Onun çizgisi, AKP'yi işbirlikçi olarak görürdü. MYK toplantılarında bunu ondan defalarca duydum. Onun çizgisi tek adamlık değil, tek millet perspektifi üzerine kuruluydu.Onun çizgisi agresif, düşmanlaştırıcı değil, yatıştırıcı, bütünleştirici,kucaklayıcı bir siyaset çizgisiydi. O BOP'çu değildi, olanı da bu ülke için tehdit olarak görürdü. O bu nedenle Erdoğan'ın davetini reddetmişti. Onun yolunda yürüyenlerinde aynı duyarlılıkla hareket etmeleri gerekir. Onu sevmek, onun ismini kullanmak değil, fikirlerinin peşinden gitmektir.

Evet, bu cinayet aydınlatılmalıdır. O yıl(2009) rahmetli Yazıcıoğlu'nun geçirdiği kazalardan, izlediği siyasetin kim veya kimleri rahatsız ettiğinden, Çağlayancerit'e kim tarafından davet edildiğinden, Helikopter'i kimin tuttuğundan,arama- kurtarma çalışmalarını kimin sabote ettiğinden, F-16'ların rotalarından, pilotlarından, bunların  ilişkilerine kadar  bütün ihtimaller tek tek masaya yatırılmalıdır. Ancak bu tip siyasi cinayetler -siyasi gündemden- bağımsız değerlendirilemez. Yazıcıoğlu spor olsun diye şehit edilmedi. O tarihlerde izlediği politika ve gündeme de bakmak gerekir. O tarihte Suriye sınırlarındaki mayınların temizlenmesi ve bu işin İsrail'e verilerek karşılığında temizlenmiş arazinin kiraya verilmesi gündemdeydi Yazıcıoğlu buna çok sert  tepki gösterdi. Arkadaşlarını alarak sınıra gitti, "bu oyunu neye mal olursa olsun bozacağını" söyledi. Bozdu da.  Onun tepkisi üzerine mayın temizleme işi İsrail'e verilmedi, ama öldükten iki- üç ay sonra başkalarına ihale edildi. İkinci gündem Oslo görüşmeleriydi, henüz basına sızmamıştı ama Yazıcıoğlu'nun kulağına fısıldanmıştı. Etrafındakileri, ülkeyi bölmek,kardeşi kardeşten ayırmak için  yakında bu meseleyi gündeme getirecekler diyor, sıkı durun diye uyarıyordu. O şehit edildikten sonra Oslo'da özerklik, eyaletleşme, yetkilerin yerel yönetimlere devri üzerine PKK ile görüşmeler yapıldığı ortaya çıktı. Hiç bir siyasi cinayet o günün siyasi gündeminden bağımsız düşünülemez. Meselenin bu yönünü ihmal belki tetikçileri ortaya çıkarır ama azmettiricilerin üzerini örter. Onun için o dönem Yazıcıoğlu'nun kurduğu  savunma hattının  kim veya kimleri rahatsız ettiğine bakmak lazımdır.

Davada ilk defa şüpheliler -kasten öldürme- suçlaması ile tutuklandılar. Bu, soruşturmanın ciddiyetine işarettir. Cinayetin aydınlatılması Türk siyaseti için bir namus borcudur. Bugün ona yapılanın yarın başkasına yapılmaması için bu şarttır. Zira,siyaset kurumu gerekli dirayeti gösterip, bu olayı açığa kavuştururken kendini de korumuş olacaktır. Olay aydınlanırsa, onun dostları,arkadaşları,ülküdaşları olarak buna vesile olanlara elbette ki, amasız, fakatsız minnettar olacağız.Aksi takdirde, bu ülkenin bazı kurumları, Apo'yu yaşattı, Yazıcıoğlu'nu yaşatmak için hiç bir şey yapmadı demeye devam edeceğiz.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Maç Sahada Seçim Sokakta Kazanılır - 25 Temmuz 2026
  • Değişe Değişe Apo'ya Dönüşenler - 21 Temmuz 2026
  • Ulema her şeye karışır mı? - 20 Temmuz 2026
  • Artık bir muhasebe yapmak gerekmez mi? - 18 Temmuz 2026
  • 15 Temmuz ve Otokratlaşma - 15 Temmuz 2026
  • Çağ idraki ile düşünmek, her gün yeniden müslüman olmak - 11 Temmuz 2026
  • Tek sorumlu Deniz Göktaş mı? - 07 Temmuz 2026
  • Kuralsız Siyaset - 05 Temmuz 2026
  • Terörsüz Türkiye ve Overton penceresi - 03 Temmuz 2026
  • Hedeflediğiniz Türkiye bu muydu? - 01 Temmuz 2026
  • Dervişoğlu'nun çağrısı - 26 Haziran 2026
  • ZİHNİYET SORUNUMUZ - 20 Haziran 2026
  • Din siyasetin nesi olur? - 17 Haziran 2026
  • İşkenceyi savunmak - 14 Haziran 2026
  • Yargıda yandaşlık - 12 Haziran 2026
  • İsrail'i durdurmak - 09 Haziran 2026
  • Devlet aklı mı, hukuktan kaçmak mı? - 04 Haziran 2026
  • Tarihin tekerleği geriye dönmez - 31 Mayıs 2026
  • İhtiras aklı - 29 Mayıs 2026
  • Çare demokrasi ve adalettir - 25 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 23
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
SGK "Yanlış Emekli Ettik" Diyebilir mi? Vatandaşın Suçu Yoksa Bedeli Kim Ödeyecek?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
SİZİ GİDİ İKİYÜZLÜLER SİZİ…
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
FIFA Başkanı Neden Türk Olmasın?
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
24 Temmuz, 'Hakikatin ve Özgür Kelamın Nöbetidir'
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
AHBAP'IN PANAROMİK ANATOMİSİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Yazıcıoğlu davasında yeni dönem
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
24 Temmuz: Bayram mı, Kara Gün mü?
Çok Okunan Haberler
Gürsel Erol Hakkındaki İddialar Yeniden Gündemde: İrfan Bural'dan
Gürsel Erol Hakkındaki İddialar Yeniden Gündemde: İrfan Bural'dan...
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
Başkan Ulaş'tan Esnaf İçin Destek Çağrısı:
Başkan Ulaş'tan Esnaf İçin Destek Çağrısı: "Esnafımıza Sahip...
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat