• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
19:11
Maden Bakırlılar Derneği'nden Gezin Aktarma İstasyonu İçin Hukuki Mücadele: "Bu Yanlıştan Dönülmeli"
13:16
Gürsel Erol Hakkındaki İddialar Yeniden Gündemde: İrfan Bural'dan "Tehdit Ediliyorum" Paylaşımı
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Emevilerin yolunda...
Yayınlanma: 18 Mayıs 2026 - 12:11

Emevilerin yolunda...

18 Mayıs 2026 - 12:11
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

Taberi tarihinde Muaviye'ye isnat edilen bir söz var, şöyle diyor:" Saltanatımızla  aramıza girmedikleri sürece insanların konuşmasına engel olmam." Yani yönetimimi eleştirmediğin, iktidarımı tehdit etmediğin müddetçe, istediğin kadar konuşabilirsin, aksi halde konuşamazsın,kırmızı çizgim iktidarıma göz koymamandır.

Bu anlayış tarih boyunca farklı tonlarda sürüp gitmiş, günümüze kadar gelmiştir.

Öyle ki, eleştiri ile ihanet neredeyse özdeş hale gelmiştir. Hoşa gitmeyen eleştirilerin -dış güçlerle- ilişkilendirilmesi, hakaret veya yanıltıcı bilgi kategorisine sokularak yargının konusu haline getirilmesi bu anlayışın günümüzdeki görünüşleridir.

Halbuki, demokrasi birazda eleştiridir, sözdür, toplumsal denetime açık olmaktır, keyfiliği muhalefet yoluyla dengelemektir, yanlışları hiç bir korku ve tereddüde düşmeden söyleyebilmektir. Bugün böyle bir iklim var mıdır? Yoktur!

Son yıllarda açılan davaların çoğu, "siz saltanatımızla aramıza nasıl girer, iktidarımızı elimizden almaya nasıl cüret edersiniz," davalarıdır. Bunun casusluk, rüşvet gibi ambalajlarla sunulması davaların arka planındaki gerçeği değiştirmiyor. Hele yolsuzluk, rüşvet iddiaları, boğazına kadar aynı suçlara bulaşmış olanların bu davaları meşrulaştırmak için sığınacakları son gerekçedir. 17/25 Aralık'ta ortaya çıkan rüşvet ve yolsuzluk delillerinin nasıl -kumpas, montaj- yalanları ile  kapatıldığını  hep birlikte gördük. Temiz siyaset iddiasında olanların,  önce Rıza Zarrab'ın ABD'deki -itiraflarını- yargı önüne getirip, gereğini yapmaları gerekir.

Muhalefetin bu kadar aykırı ve cürüm gibi görülmesinin bir başka sebebi de, -yönetenlere- kutsiyet izafe edilmesi, devletin dinle bütünleştirilmesidir.Din, devletle bütünleşince onu yönetenler de bu bütünlüğün içinde yer almakta,bir nevi dokunulmazlık kazanmaktadır. Hala "halifemiz halifemiz" diye sayıklayanların temel gerekçelerinden biri budur. Hilafet yahut bugünkü anlamıyla yönetim dini bir kurum gibi görülmüş, onun kaybı dinin kaybı gibi mütalaa edilmiştir. Oysa İslam bir yönetim biçimi vazetmemiş, bunu zamana, şartlara, toplumların kendisine bırakmıştır. İnsana saygılı, adil, ehliyet ve danışmayı esas alan, denetime açık her yönetim biçimi meşrudur. Bunun nasılı, o çağın ruhu ve halkın kültürüne, tercihine bırakılmıştır.

Yönetimlerin/hilafetin kutsallaştırılmasının bir boyutu - muhteris yöneticilerin saltanatını korumak ise bir başka boyutu da, isyanların, ayaklanmaların, mezhep çatışmalarının yaşandığı tarihi şartlarda, toplumun yönetime  itaatini sağlayarak  kamu düzenini tesis etmektir. Bu, o günün şartlarında  normal görülebilir, fakat ya şartlar değişmişse? Fazlurrahman, bunu şu şekilde cevaplar: "Ehli sünnet, siyasi teori konusunda mutlak itaati benimsemiştir.Başlangıçta amaç,cemaatin bütünlüğünü korumak ve güvenliğini sağlamaktır.Ancak başlangıçtaki gereksinimler ortadan kalktıktan çok sonra bu uygulama ehl-i sünnetin bir kabulü haline  gelmiş, geçmişe ait tarihi bir gereksinim, bir çeşit doğmaya dönüştürülmüştür."(Kadir Gürler,İktidar-Din İlişkisi,s.253) Kayıtsız şartsız itaatin dindarlık haline gelmesi, işte bu siyasetin dinle iç içe geçmesinin/geçirilmesinin bir sonucudur.Bu itaati sağlamak için hiç bir hadis kaynağında geçmeyen,"Zamanının imamına(yöneticisine) biat etmeden ölen kimse, cahiliye ölümü üzere ölmüştür," gibi  hadisler uydurulmuştur. Kamu düzeni için gösterilen hassasiyet, zamanla kamu düzensizliğinin, zulmün, baskının, otoriterleşmenin aracı olmuştur. Din, insanı Allah'a,Resulüne ve ahlaka çağırır, şu veya bu siyasetçiye/yöneticiye uymaya çağırmaz.Şeffaf, denetlenebilir, eleştiriye açık, hesap vermeye açık  bir toplum düzeni ancak bu tarihsel tortuların toplum vicdanından süpürülüp temizlenmesi ile mümkündür.Kim ki eleştiriden korkuyor, onun faş olmasından  korktuğu iş ve icraatlar vardır.Hiç bir din ve hiç bir yasak, ahlaksızlığın, hırsızlığın, yolsuzluğun, zulmün üstünü örtmez, örtemez...

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Artık bir muhasebe yapmak gerekmez mi? - 18 Temmuz 2026
  • 15 Temmuz ve Otokratlaşma - 15 Temmuz 2026
  • Çağ idraki ile düşünmek, her gün yeniden müslüman olmak - 11 Temmuz 2026
  • Tek sorumlu Deniz Göktaş mı? - 07 Temmuz 2026
  • Kuralsız Siyaset - 05 Temmuz 2026
  • Terörsüz Türkiye ve Overton penceresi - 03 Temmuz 2026
  • Hedeflediğiniz Türkiye bu muydu? - 01 Temmuz 2026
  • Dervişoğlu'nun çağrısı - 26 Haziran 2026
  • ZİHNİYET SORUNUMUZ - 20 Haziran 2026
  • Din siyasetin nesi olur? - 17 Haziran 2026
  • İşkenceyi savunmak - 14 Haziran 2026
  • Yargıda yandaşlık - 12 Haziran 2026
  • İsrail'i durdurmak - 09 Haziran 2026
  • Devlet aklı mı, hukuktan kaçmak mı? - 04 Haziran 2026
  • Tarihin tekerleği geriye dönmez - 31 Mayıs 2026
  • İhtiras aklı - 29 Mayıs 2026
  • Çare demokrasi ve adalettir - 25 Mayıs 2026
  • Yargının Butlanı - 23 Mayıs 2026
  • Sen değişmezsen ben değişmezsem hiçbir şey değişmez! - 19 Mayıs 2026
  • Dilden devlete uzanan yol - 15 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 23
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
SGK "Yanlış Emekli Ettik" Diyebilir mi? Vatandaşın Suçu Yoksa Bedeli Kim Ödeyecek?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
BİLİM, DEVLETE HÂKİM DEĞİLSE O DEVLET ÇÖKMEYE MAHKÛMDUR
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
NATO'nun Spor Paktı
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
"15 Temmuz Demokrasi ve Milli, Birlik Günü"
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
BU KAÇINCI ALDANIŞ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Artık bir muhasebe yapmak gerekmez mi?
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Algı mı, Şehir Vizyonu mu?
Çok Okunan Haberler
3 Yıldır Tamamlanamayan Şuyulandırma Vatandaşı Mağdur Ediyor: Gözler Elazığ Belediyesi'nde
3 Yıldır Tamamlanamayan Şuyulandırma Vatandaşı Mağdur Ediyor: Gözler...
Elazığ Sağlık Camiasında Sendikal Tarafsızlık Tartışması: İdari Uygulamalara İlişkin Dikkat Çeken İddialar
Elazığ Sağlık Camiasında Sendikal Tarafsızlık Tartışması: İdari...
Spor Ekonomisi Profesörü Sebahattin Devecioğlu; FIFA Başkanı Infantino'ya İstifa Çağrısı
Spor Ekonomisi Profesörü Sebahattin Devecioğlu; FIFA Başkanı Infantino'ya...
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat