• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
13:48
Prof. Dr. Akbulut'tan hayati uyarı
13:30
GSB spor okulları ile GSB engelsiz spor okulları'nın 2026 yaz dönemi kursları başladı
13:21
ELGASDER'den Milletvekili Nazırlı'nın "Baskil Kayısısı" hamlesine tam destek
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Hasta mahkumlar ve vicdanı kaybetmek
Yayınlanma: 25 Temmuz 2025 - 12:03

Hasta mahkumlar ve vicdanı kaybetmek

25 Temmuz 2025 - 12:03
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

Pek hoşlanmasam da bir hatıramı naklederek başlamak istiyorum:

1983 yılıydı, İzmir Buca Cezaevinde bir idam mahkumu olarak hücredeydim.

Dişlerimden ikisi çürümüş, ağrılar dayanılmaz hal alınca cezaevi revirine çıktım.

Doktor, dolgu yapılması gerektiğini söyledi. O tarihlerde cezaevi revirlerinde bu işlemler pek yapılamıyordu. Sonraları revirler daha işlevsel hale getirildi, şimdi ufak tefek operasyonlar hastaneye gitmeden yapılabiliyor.

Doktor hastaneye sevkimi yaptı ama –idam mahkumunu- hastaneye götürüp getirmek büyük risk.

Diğer mahkumlar balık istifi rink aracına doldurulup götürülürken –idamlıklar- için aynı rahatlık söz konusu değildi. İdare, mecbur olmadıkça, bu tip mahkumları hele diş dolgusu gibi basit bir operasyon için hastaneye sevk edilmesini istemiyor, revir görevlilerine de bu yönde talimat veriliyordu.

Birkaç gün sonra hastane sıram geldi, olağanüstü bir tedbir, görevlilerin yüzünden düşen bin parça, bunu bakışlarından, davranışlarından hemen süzüyorsunuz. Yani nasıl olsa asılacaksın, mezarda dişlerinin sana ne faydası olacak gibi bir tavır. Rink aracında askerler arka bölümde ben mahkum bölümünde oturuyorum. En sonunda bir asker dayanamadı, “ya nasıl olsa asılacaksın, dolgu yapmaya ne gerek var? Ben, ölüm duygusunu aşmaya çalıştıkça –arada böyle densizlikler- sizi tekrar o duyguya hapsediyor.

Hastaneye varınca, önce sizi getiren komutan muayene odasına girip doktora bilgi veriyor, ne kadar tehlikeli bir mahkum olduğunuzu ve cezanızın ne olduğunu söylüyor. Ardından içeride tedbir alınıp sonra içeri alınıyorum. Doktor aldığı bilgilerden gayet mutsuz, rahatsızlığı yüzüne yansımış, gereksiz bir kişiyi tedavi ediyor, yahut kendisine işkence ediliyormuş gibi dolgu yapıyor. Ondaki bu rahatsızlığın biraz önce verilen bilgilerden dolayı olduğunu biliyorum. İçimden –“ulan ben daha ölmedim, bu ölü muamelesi yapmak da nesi- diye haykırmak geliyor, tutuyorum kendimi. Demek ki, idam mahkumunun önüne gittiği her yerde böyle ölüm çıkarılıyor diyorum. Her kötü davranış, her somurtma, her –öleceksin zaten- bakışı sizde derin izler bırakıyor.

Bunları niçin anlattım?

CHP’li belediye başkanı Murat Çalık daha önce ağır bir hastalık, lösemi geçirmiş. Yeni yeni iyi olmuş. Gazeteler tutuklandıktan sonra yirmi kilo kaybettiğini yazdılar. Biraz vicdanı olanlar “bırakın bu adamı evinde tedavisini olsun, hastane hastane dolaştırarak işkence yapmayın” diyor. Diğer bazıları ise onun hastalığı ve yaşlı annesinin hastane önünde verdiği resimle dalga geçiyor. Üstelik kullandıkları o İslami kimliğe hiç yakışmayacak tarzda “Çalık turp gibi, bundan sonra annesi hastaneye gelenleri tahliye edelim” diye akla vicdan sığmayan şeyler söylüyorlar. Bunu diyenler, bu kişinin birkaç haftada nasıl yirmi kilo düştüğünü, geçmişte geçirdiği amansız hastalığı görmüyor. Çünkü AKP 23 yıl boyunca bu ülke insanına vicdanı, insanlığı, merhameti kaybettirdi.

Acı çeken bir hastanın bedeni üzerinde tepinilmez. İnsan olmak merhamet duymak, acımak demektir. Hastanın ideolojisine, örgütüne, kimliğine bakılmaz. Kin ve nefret hukuku, günü gelir onu kullananları vurur. Eski raporları göz önünde olan biri için illa adli tıp raporu gerekmez. İsterse onu tutuklamaya sevk eden savcı veya onu tutuklayan hakim insiyatif kullanarak Çalık’ı ev hapsi tedbiri ile bırakabilir. Bunu yapmak için Müslüman olmaya gerek yok, biraz insan olun yeter. Müslümanlıksa, sizin için bir ahlak davası değil bir ikbal davasıdır. Yarın sizden en çok şikayetçi olacak olan da odur.

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Dervişoğlu'nun çağrısı - 26 Haziran 2026
  • ZİHNİYET SORUNUMUZ - 20 Haziran 2026
  • Din siyasetin nesi olur? - 17 Haziran 2026
  • İşkenceyi savunmak - 14 Haziran 2026
  • Yargıda yandaşlık - 12 Haziran 2026
  • İsrail'i durdurmak - 09 Haziran 2026
  • Devlet aklı mı, hukuktan kaçmak mı? - 04 Haziran 2026
  • Tarihin tekerleği geriye dönmez - 31 Mayıs 2026
  • İhtiras aklı - 29 Mayıs 2026
  • Çare demokrasi ve adalettir - 25 Mayıs 2026
  • Yargının Butlanı - 23 Mayıs 2026
  • Sen değişmezsen ben değişmezsem hiçbir şey değişmez! - 19 Mayıs 2026
  • Emevilerin yolunda... - 18 Mayıs 2026
  • Dilden devlete uzanan yol - 15 Mayıs 2026
  • Din siyasallaşırsa... - 13 Mayıs 2026
  • Ülkeye başka ortaklar aramak - 10 Mayıs 2026
  • Kurucu önderlikten barış koordinatörlüğüne - 06 Mayıs 2026
  • Süreç tıkandı mı? - 04 Mayıs 2026
  • Din, dünya ve ulema - 01 Mayıs 2026
  • Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? - 26 Nisan 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 23
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
Direksiyondaki Sessiz Tehlike: Sahipsiz Hayvan Kazalarında Sorumluluk Kimin?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
EĞİLEREK KAZANILAN MAKAMIN BEDELİ
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
Yumuşak Gücün Sert Yüzü: Potemkinizm
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
LGS Sınav Sonucu Hayatımızın Tamamını Belirlemeyecektir'
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
TÜRKİYE'NİN ŞAHADETNAMELİ CÜHELA GÜRUHU
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Dervişoğlu'nun çağrısı
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Vitrindeki sloganlar ve arka bahçedeki çürümüşlük...
Çok Okunan Haberler
Özdoğan: Esnaf borç yükünden kurtulmak istiyor
Özdoğan: Esnaf borç yükünden kurtulmak istiyor
 Elazığ'da Su Kesintisi Tepkisi: İzzetpaşa Caddesi esnafı ve vatandaşlar çözüm bekliyor
Elazığ'da Su Kesintisi Tepkisi: İzzetpaşa Caddesi esnafı ve vatandaşlar...
Elazığ Hentbolundan Tarihi Başarı: Hem Kızlar Hem Erkekler Namağlup Yarı Finalde!
Elazığ Hentbolundan Tarihi Başarı: Hem Kızlar Hem Erkekler Namağlup...
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat