• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
14:23
Elazığlı Bilardocu Yetkin Çelikel Türkiye Şampiyonu Oldu
12:41
Tutuklu İsme Forma Takdimi Elazığspor Üzerinden Kamuoyuna Verilmek İstenen bir mesaj mı…?
11:57
Fırat EDAŞ'tan İzinsiz Kazı ve Müdahalelerde Oluşabilecek Risklere Karşı Uyarı
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Hocalar düzelmedikçe…
Yayınlanma: 07 Ağustos 2024 - 14:24

Hocalar düzelmedikçe…

07 Ağustos 2024 - 14:24
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

Gelişmiş toplumların yüzü geleceğe dönüktür, geçmişe takılıp kalmazlar. Çünkü geçmişi değiştirmek mümkün değildir, ama geleceği şekillendirmek, talep ve beklentilerimize göre inşa etmek elimizdedir.

Daha yaşanabilir bir ülke, geçmişte kalarak, yahut bugüne taşıyarak kurulamaz.

Gündemi geçmiş olan toplumlar, geleceklerini kaybederler.

On yıllardır geçmişimizle boğuşuyoruz. Çok değil 30-40 yıl önce –fert başına  bizimle aynı milli gelire –sahip olan ülkelerin gerisinde kalmamızın nedeni budur.

Bunun en yakın ve en bilinen örneklerinden biri Güney Kore’dir.

Güney Kore’nin GSMH (Gayri Safi Milli Hâsıla)’sı, 1960 yılında Türkiye’nin dörtte biriyken, 1980’de Türkiye’nin yaklaşık bir buçuk katına çıktı. Bugün ise en az üç katı.

Elbette tek sebep geçmişte kalmak değil, Güney Kore ihracata dönük yatırım yaptı ve 50 yıl içinde en gelişmiş ülkelerden biri haline geldi. Samsung bugün ABD’nin İpone’si ile yarışıyor. Hundai, Ssang Yong gibi markalar da Güney Kore’nin uluslararası pazarlarda rağbet gören otomobil markaları.

Dünyada bir ticaret ve üretim yarışı yaşanırken biz hala –tarihi şahsiyetler üzerinden- hesaplaşarak memleketi kurtaracağımızı sanıyoruz. Bazıları için ülkenin kurtuluşu Atatürk’ü kötülemek ise diğer bazıları için Abdülhamit veya Osmanlı. Halbuki  o günden bugüne dünya o kadar değişti ki, geçmiş bize bir taklit ve tekrar örneği değil, ancak kendimizi anlama ve tanıma kaynağı olabilir. Geçmiş zaten bugünde gizlidir, onu topyekün bugüne taşıyamazsınız.

Bu iç boğuşmaların, geriliğin tek sebebi elbette –geçmişle hesaplaşmak- değil. Bir sebebi de geçmiş konumlarını kaybeden kurum ve kişilerin eski statülerine dönme çabalarıdır. İslam, ruhbanlığı ve bir ruhbanlar sınıfını reddeder. Allah’a giden yol, Kuran’da ve şanlı peygamberin sahih sünnetinde gösterilenlerdir. Lakin o yolda yürümeyi din adamlarının kılavuzluğu ile mümkün ve zorunlu kılan veya gören bir din algısı oluşturulmuştur. Bu o kadar ileri bir noktaya varmıştır ki, din adamı her konuda konuşan, her şeyi bilen bir konuma yerleştirilmiştir. Oysa herkesin bilgisi uzmanı olduğu veya eğitimini aldığı alanla sınırlıdır. Din adamı dini konularda irşat ve yönlendiricilik yapabilir, yapmalıdır da, ama diğer konuları ehline bırakmakla yükümlüdür. Bizde vaizler, tarih, siyaset, askerlik aklınıza ne gelirse konuşurlar. Öyle ki son yıllarda camiler, minberler dinin siyasete meze edildiği alanlar haline geldi. Toplumu kutuplaştıran konular vaazlara taşındı. Camiler, birliğimizi, kardeşliğimizi pekiştiren mekanlar olması gerekirken, bazılarını dinden, diyanetten uzaklaştıran mekanlar oldu. Doğru olan vaazlarda toplumun ihtilaf ettiği konuları değil, ittifak ettiği konuları konuşmaktır. Aksi takdirde fitneye kapı aralanır ve cami esas fonksiyonunu kaybeder.

Geçmişin kavgalarını bugüne taşıyıp sürdürmek, bu milletin enerjisini  yine onu zayıflatmak ve tüketmek için kullanmaktır. Oluk oluk Müslüman kanı akarken, daha hala İsrail’i ve ehli keyf Arap liderlerini suçlamak yerine,  sorumluluğu Lozan’a ve tabi Mustafa Kemal’e yıkmaya çalışmak ahmaklıktır. Atatürk de bir fani ve kuldur.  Lakin, Allah, kurtuluş savaşının liderliğini ona nasip etmiştir.

Birilerini parlatmanın yolu, birilerini şeytanlaştırmak olmamalıdır. Geçmiş, geçmiştir! Suçu geçmişe yıkmak, acizlik,  korkaklık ve sorumluluktan kaçmaktır. Bu kafa ile ne kendi dünyamızı mamur edebilir, ne de Türk-İslam dünyasına ışık olabiliriz. Çünkü her parlayanı boğan, her güneşi  karartan, kendi kendimizle boğuşmayı Müslümanlık sayan  baskın bir  din zihniyetine sahibiz. Bu ülkede büyük bir kitle hala hocaların ağzına bakmakta, onların  söylediği her sözü din  olarak algılamaktadır. Onun için din adamları  ve hocalar düzelmedikçe bu kısır çekişmelerden kurtulmak mümkün değildir

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Özgür muhalefet varsa demokrasi vardır. - 28 Temmuz 2026
  • Yazıcıoğlu davasında yeni dönem - 26 Temmuz 2026
  • Maç Sahada Seçim Sokakta Kazanılır - 25 Temmuz 2026
  • Değişe Değişe Apo'ya Dönüşenler - 21 Temmuz 2026
  • Ulema her şeye karışır mı? - 20 Temmuz 2026
  • Artık bir muhasebe yapmak gerekmez mi? - 18 Temmuz 2026
  • 15 Temmuz ve Otokratlaşma - 15 Temmuz 2026
  • Çağ idraki ile düşünmek, her gün yeniden müslüman olmak - 11 Temmuz 2026
  • Tek sorumlu Deniz Göktaş mı? - 07 Temmuz 2026
  • Kuralsız Siyaset - 05 Temmuz 2026
  • Terörsüz Türkiye ve Overton penceresi - 03 Temmuz 2026
  • Hedeflediğiniz Türkiye bu muydu? - 01 Temmuz 2026
  • Dervişoğlu'nun çağrısı - 26 Haziran 2026
  • ZİHNİYET SORUNUMUZ - 20 Haziran 2026
  • Din siyasetin nesi olur? - 17 Haziran 2026
  • İşkenceyi savunmak - 14 Haziran 2026
  • Yargıda yandaşlık - 12 Haziran 2026
  • İsrail'i durdurmak - 09 Haziran 2026
  • Devlet aklı mı, hukuktan kaçmak mı? - 04 Haziran 2026
  • Tarihin tekerleği geriye dönmez - 31 Mayıs 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 23
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
SGK "Yanlış Emekli Ettik" Diyebilir mi? Vatandaşın Suçu Yoksa Bedeli Kim Ödeyecek?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
İHMAL ETMEYİN ARTIK!
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
SICAK SICAK ÇOK SICAK
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
FIFA Başkanı Neden Türk Olmasın?
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
24 Temmuz, 'Hakikatin ve Özgür Kelamın Nöbetidir'
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
AHBAP'IN PANAROMİK ANATOMİSİ
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
NE APTAL OL, NEDE HAİNLERE STEPNE
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Özgür muhalefet varsa demokrasi vardır.
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
24 Temmuz: Bayram mı, Kara Gün mü?
Çok Okunan Haberler
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
Elazığ Besi OSB'de 93 Milyon TL'lik Yatırım Yerinde İncelendi
CHP Elazığ Teşkilatında Butlan Kararı Sonrası Kriz: Kovancılar İlçe Başkanı Erol'a Tepki Gösterdi
CHP Elazığ Teşkilatında Butlan Kararı Sonrası Kriz: Kovancılar...
HÜDA PAR'dan Maden'deki Eti Gümüş İşçilerine Destek Ziyareti
HÜDA PAR'dan Maden'deki Eti Gümüş İşçilerine Destek Ziyareti
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat