• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi-STK
  • Kültür - Sanat/Eğitim
  • Emniyet-Adliye
  • Sağlık - Yaşam
  • Spor
  • Manşet
  • Video Galeri Yazarlar
  • Ara
SON DAKİKA:
21:47
Biçer: Destekler zamanında yeterli düzeyde olmalı
21:31
ETSO Başkanı Alan: ETAK ile doğru bir adım atıldı
Video Galeri Yazarlar
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
  3. Hukuk olmayınca…
Yayınlanma: 12 Nisan 2025 - 11:29

Hukuk olmayınca…

12 Nisan 2025 - 11:29
Yorumlar
TAKİP ETTAKİP ET
Dinle
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

Yasalara göre etnik siyaset toplumu parçalara ayırmak, dolayısıyla suçtur.

DEM parti yıllardır etnik ayrıştırma üzerinden siyaset yapıyor. Meclisin hemen her oturumunda Kürtler/Kürdistan, biz/siz ifadeleriyle, on asrı aşkın bir süredir kader birliği yapan ve bütünleşen topluluklar ayrıştırılmaya çalışılıyor.

Etnik aidiyet üst kimlik haline getirilerek -kabileleşme- siyaseti yapılıyor. Bu gerçeği güya milli bütünlüğümüz üzerinden siyaset yapan partiler de görüyor ve bu amaçla hareket edildiğini biliyorlar.

Bahçeli’nin yaptığı çağrıların satır aralarında - DEM Partiye etnik siyaset yapmayın Türkiye siyaseti yapın çağrısı da vardı. Ama aynı Bahçeli, Erdoğan’ın -Türkiye’nin çeşitliliklerini içeren- bir anayasa talebi ile paralel, herkesi kuşatan bir anayasadan söz ediyor. Bunun tersinden okunuşu; bugünkü anayasa herkesi kuşatmıyor demektir. Anayasaların kim veya kimleri kapsadığı - vatandaşlık tanımı- ile ilgilidir. Yani aslında Bahçeli, vatandaşlık tanımının değiştirilmesine kapı aralıyor.

Ayrıca bugüne kadar Türkçeye sahip çıkan, tek dilliliği savunan bir beyanı da olmadı.

TCK 122’ye göre etnik bölücülük suçtur. Hele bu maksatla anayasayı tağyir ve tebdil, TCK 146’ya göre daha büyük bir suçtur. PKK ve türevleri yıllardır öncelikle anayasanın değiştirilmesi ve etnik kompartımanlara ayrılmaya cevaz verecek hale getirilmesi için terörü baskı aracı olarak kullanıyor. Bu yapıldıktan sonra sıra bu gedikten yürüyerek Ülkeyi bölmeye, bağımsızlık veya özerklik elde etmeye gelecek. Bunu Cumhuriyet Savcıları bilmiyor mu? Elbette biliyorlar. Ama adalet için sokağa çıkan gencecik çocukları jet hızıyla tutuklayıp içeri atan savcıların bu hayat/ memat konusu meselede kılları bile kıpırdamıyor. Çünkü birinci öncelikleri Erdoğan’ın koltuğunu korumak. Mevcut uygulamada, Erdoğan’ın siyasi ikbali milletin bekasının önündedir. Oysa hukuk, kişisel ikballerin temini için değil, ülke ve milletin selameti için vardır.

Devletler, aracılar kullanarak örgütlerle görüşmeler yapabilir, terörü bırakma ve teröre karışanların akıbetleri ile sınırlı kalmak üzere mutabakata varabilirler. Ama devletin yapısını asla pazarlık konusu edemezler, bir kişinin ikbali için terörü sonlandırmayı,

anayasayı değiştirmenin bahanesi olarak kullanamazlar. Bu terörü önlemenin karşılığında, örgütün yıllardır mücadelesini verdiği taleplere boyun bükmek ve düpedüz mağlubiyettir. Böyle bir kabul hem şimdiye kadar verilen mücadeleyi hem de bundan sonra çıkabilecek tehditlere karşı verilecek mücadeleyi anlamsız hale getirir. “Onların dediği olacaksa niçin mücadele edelim” mantığı devreye girer. Askerliğe ve vatan müdafaasına olan inanç sarsılır.

Türkiye için gerçek tehdit, hukuka aykırı olarak tutuklanan o genç insanlar değil, yargının asli görevlerini ihmal edip bir kişinin sopası gibi hareket etmesidir.

Ümit Özdağ da bunun için tutuklanmadı mı? İddianamede özet olarak, “sığınmacılara niye gitsinler dedin, Apo ile Bahçeli’nin başlattığı sürece niçin karşı çıkıyorsun“ deniliyor? Türk milletinin en az yüzde 70’i de sığınmacılar gitsin diyor. Apo’nun yıkanıp yağlanmasını ise bu ülkenin izzet-i nefis sahibi hiçbir ferdi kabul etmez, etmiyor. Özdağ, Bahçeli ve Erdoğan gibi Apo’ya ‘kurucu önder’ deseydi muhtemelen tutuklanmayacaktı.

Böyle bir sebeple tutuklama olur mu?

Kaldı ki, Bahçeli’nin son birkaç ay içinde yaptığı açıklamalar dikkatle takip edildiğinde, doğru dürüst bir plandan söz etmek mümkün gözükmüyor. Önce “Apo meclise gelsin” dedi olmadı, ”PKK ve tüm unsurları ile kendini feshetsin” dedi. YPG’nin de buna dahil olduğunu söyledi. PKK mırın kırın, YPG çağrı bize değil deyince, “4 Mayıs’ta Malazgirt’te feshedin” dedi, kimseden müspet ses çıkmayınca “Anayasayı değiştirelim” dedi. Bir aydır da Cumhur ittifakının bileşenlerinin hiçbiri, YPG’ de silah bırakacak demiyor. Bu kadar tutarsız bir politika ile hangi bir sonuç elde edilebilir?

Türkiye’nin normalleşmesi için önce yargının siyasetten el çekmesi, Saray’a göre değil, hukuka göre hareket etmesi gerekir. Bunun yolu da yargının siyasetten bağımsızlaşması yani kuvvetler ayrılığı ve hukukun tüm erklerin üzerinde olmasıdır. Bu olmadığı müddetçe, bu kriz bataklığı ve kötü yönetimden kurtulmak mümkün değildir. Çünkü adalet dağıtmayan bir yargı, zulüm dağıtır bu da milletle devlet arasındaki bağın kopması, bu herc-ü mercin devam etmesi demektir.

 

  • YORUMLAR
  • FACEBOOK
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Din, dünya ve ulema - 01 Mayıs 2026
  • Buna büyük devlet siyaseti denilebilir mi? - 26 Nisan 2026
  • Ulema özgürlüğünü kaybedince - 24 Nisan 2026
  • Birlik olmak çok mu zor? - 21 Nisan 2026
  • Özgür Özel 'İn vaatleri - 19 Nisan 2026
  • Macaristan seçimleri: Hiçbir otokrat yenilmez değildir! - 13 Nisan 2026
  • Savaşın bir galibi var mı? - 10 Nisan 2026
  • Kürtleri Apo'nun kucağına itmek, kürdün kürde mektubu - 08 Nisan 2026
  • Hukuka bağlılık mı,güce bağlılık mı? - 05 Nisan 2026
  • Bir yiğit öldü diyeler... - 27 Mart 2026
  • Süreci anlamak - 25 Mart 2026
  • Bir uluslaşma aracı olarak Nevruz - 22 Mart 2026
  • Adalet terazisi şaibe kaldırmaz - 20 Mart 2026
  • Bugün ile aramızdaki dün - 17 Mart 2026
  • Din savaşı mı, çıkar savaşı mı? - 09 Mart 2026
  • İran'a bakmak - 06 Mart 2026
  • Bir hatıra ve Türk düşmanlığı - 02 Mart 2026
  • BOP'a selam sürece devam - 27 Şubat 2026
  • Laiklik bildirisi - 25 Şubat 2026
  • Ver cumhurbaşkanlığını, al istediğini - 23 Şubat 2026
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 22
ilan.gov.tr
Köşe Yazarları
AV. FURKAN ÖZMEN
AV. FURKAN ÖZMEN
ELAZIĞ'DA ARAZİ TOPLULAŞTIRMASI: DÜZENLEME Mİ, MAĞDURİYET Mİ?
BURAK BATU
BURAK BATU
Türkiye'nin Geleceği: Millet Olma İradesi
HAKAN MOR
HAKAN MOR
TARİHİ BİR ANI VE GÜNÜMÜZ
HADİ ÖNAL
HADİ ÖNAL
HATALI POLİTİKALAR SONUCU YOK EDİLEN BİR İLÇE: MADEN. YETTİ Mİ? VE ŞİMDİ…
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
PROF. DR. SABAHATTİN DEVECİOĞLU
Play-Off'un Beyi Elazığspor
METİN AKGÜN
METİN AKGÜN
Yaşanan Şiddetin Gölgesinde Eğitimi Kaybetmeyelim
DR.HASAN YAĞAR
DR.HASAN YAĞAR
T.D.K.
CEZMİ ORKUN
CEZMİ ORKUN
HARAÇ-MEZAT SATIŞLAR
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
AV.DR.İRFAN SÖNMEZ
Din, dünya ve ulema
ERHAN DABAK
ERHAN DABAK
Karamanın koyunu, sonra çıkar oyunu
Çok Okunan Haberler
Anahtar Partisinden sağnak sonrası tepki geldi
Anahtar Partisinden sağnak sonrası tepki geldi
Elazığ'da sağlık arazilerinin satışına İl Müdürlüğü'nün ihmali mi var...!
Elazığ'da sağlık arazilerinin satışına İl Müdürlüğü'nün...
Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı Yüksel'den kamu arazileri tepkisi
Saadet Partisi Elazığ İl Başkanı Yüksel'den kamu arazileri tepkisi
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi-STK
Kültür - Sanat/Eğitim
Emniyet-Adliye
Sağlık - Yaşam
Spor
Manşet
Video Galeri
Yazarlar
Köşe Yazarları
Video Galeri
Biyografiler
Yerel Haberler
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Asayiş
  • Çevre
  • Dünya
  • Genel
  • Gündem
  • Siyaset
  • Spor
  • Teknoloji
  • Video Galeri
  • Yazarlar
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Yazılım: Tumeva Bilişim

bizim mekancinsel chatmobil chat sohbetizmir chat sohbetdini chatgiftcardmall/mygiftislami chatdini chat