AV.DR.İRFAN SÖNMEZ

AV.DR.İRFAN SÖNMEZ


Rus yayılmacılığı ve Ukrayna

14 Şubat 2022 - 21:58

Rusya 2008 Ağustos'unda Gürcistan'ı dövdü, Güney Osetya'yı kopardı dünyanın sesi çıkmadı.

2014 yılında Kırım'ı ilhak etti, birkaç cılız protestonun dışında anlamlı bir tepki yükselmedi. Bu sessizlik, Putin'in iştahını daha da artırdı. Bu defa Ukrayna'nın tamamına yöneldi. Daha önce Ukrayna'nın NATO üyeliği konuşuluyor,Rusya'ya yem edilmeyeceği iddia ediliyordu. Öyle olmadı. Dünya'dan esaslı bir tepki gelmeyeceğini gören Putin emin adımlarla hedefine doğru ilerlemeye başladı. Dağılan Sovyetler Birliği'nin yerine büyük Rusya hedefini ikame etmek için stratejik adımlar attı.

Bugün Avrupa bütünüyle Rus gazına bağımlı. Anti Rus politikaların kendilerine maliyetini düşünerek hareket edemiyorlar. Rusya silahı ve teknolojisi ile değil ama gazıyla Avrupa'yı esir aldı. ABD deseniz, telefon diplomasisi ve bir iki diplomatik gevezelikten dışında adım atacak gibi görünmüyor. Bana dokunmayan bin yaşasın dedikçe Putin sırayla önüne gelene dokunuyor. Ukrayna önümüzdeki günlerde işgal edilirse -ki edilecek- Rusya hiçbir esaslı tepki ile karşılaşmayacaktır.

Esasen haftalardır Ukrayna sınırında yapılan yığınak ve bekleme, dünyayı işgale alıştırma, o yönde beklenti oluşturarak Ukrayna'yı psikolojik olarak çökertme amacı taşıyor. Asker orada durdukça işgal edilecek, Ukrayna yutulacak beklentisi yerleşmeye başlıyor. Rus ordusu girmeden Ukrayna'nın kolu kanadı direnme iradesi yok edilmiş oluyor.Rus ordusu dört günde Kiev'de olur türü haberler bu amaca hizmet etmek için üretiliyor.

Hiç şüphesiz hür dünyanın kendilerine yardım edeceğini bekleyen Ukraynalılar Batı'nın kaypaklığını görerek hayıflanıyorlardır.

Uluslararası politikada hala hukuk değil güç geçerlidir. Gücünüz yayılmacı politikalarınızı gerçekleştirmeye yeterli ise dünyanın ne dediği, hukukun hangi sınırlar çizdiği o kadar önemli değildir. Rusya bugün Suriye'de, yarın nerede olacağı veya duracağı belli değil. Onun için ecdat," ayıdan post Moskof'tan dost olmaz" demiştir. Bu söz, tarihi tecrübenin ecdada söylettiği bir sözdür. Rusya Sovyetler döneminde ne idiyse bugün de odur. Komünizm Ruslar için emperyal emellerini gerçekleştirmek için bir manivelaydı. İşgal edilecek topraklardaki insanların gardı bu yolla düşürülüyor, ülkeler önce içten fethediliyordu. Bugün de farklı bir yol izlenmiyor.

Ukrayna, olgun bir meyve gibi dalında Rusya'nın kendisini yemesini bekliyor. Savunmasını NATO üzerine kuran veya NATO'dan medet uman ülkeler bu sessizlik karşısında herhalde bu güvenin kendilerini korumaya yetip yetmeyeceğini düşünüyorlardır.Daha önce Ukrayna'nın NATO'ya girme teşebbüsü hem Putin'in hem de bazı Avrupa devletlerinin itirazı yüzünden akim kalmıştı. Şimdi cılız protestolarla işgalin önü alınmaya çalışılıyor.

Ukrayna'nın karşı karşıya kaldığı Rus tehdidinin en önemli nedeni Ukrayna'nın ısrarla yönünü Rusya yerine Batı'ya dönme çabasıdır. Putin ise Ukrayna ile Rusya için hep tek millet kavramını kullanmış, Kiev'in bağımsızlığını tam anlamıyla tanımamıştır. Oysa iki topluluğun yolları asırlar önce ayrılmış, dilleri de farklılaşmıştır.

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik işgal girişimi Rusya güzellemeleri yapanları kendine getirmiş mi bilinmez. Ama Rusya hep aynı Rusya'dır. Zayıf bulduğu ülkeler üzerinde Petro'nun rüyasını gerçekleştirmek için tetikte beklemektedir. Rusya'nın bu kadar pervasızlaşması Batı'nın Gürcistan dövülürken,Kırım ilhak edilirken güçlü bir tepki vermemesi, Rusya'ya sınır çizmemesi ile alakalıdır. Batı, Sarı ineği Gürcistan'da verdi,ondan sonra da Rusya'yı durduramadı. Bu aymazlık devam ederse Rusya etki alanını ve işgal politikasını sürdürmeye devam edecektir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum