AKP, yaklaşık çeyrek asırdır iktidarda. Ülkenin her problemini çözecek kadar zamanları oldu. Cumhuriyet döneminde hiç bir partiye bu kadar kredi tanınmadı. Hiç bir lidere Erdoğan kadar tolerans tanınmadı.
Ama iktidarı aldıkları tarihte mevcut olan sorunların hepsi duruyor, üstelik buna yeni sorunlar da eklendi.
Büyük oranda düzelmiş bir ekonomi devralmışlardı, bugün Türkiye iflasın eşiğinde. Üç kuruş vergi için ormanlar, yaylalar, otlaklar madenciliğe açılıyor.
Cumhuriyetin yüz akı birçok fabrika su fiyatına satıldı. Şeker üreten bir ülke şeker ithal eder hale geldi. Tarım ve hayvancılık bitirildi.
Kamu ihale kanunu iki yüz küsur defa değiştirilerek keyfiliğe, rant dağıtımına, rüşvete müsait hale getirildi.Aldığı şişirilmiş ihaleleri yarı fiyatına devredip bir gecede milyarder olan -sözde mücahitler- çıktı.
Devlet, şahsileştirilerek milletin olmaktan çıkarıldı.
Camiler, parti salonlarına, hutbeler parti propagandasına dönüştürüldü.(Bu Diyanet İşleri Başkanı döneminde kısmi bir düzelme oldu)
İslam, alan el değil, veren el olmaya teşvik ederken, vatandaşa uydurma olduğu biline biline "Fakirliğimle iftihar ediyorum" hadisi üzerinden fakirlik tavsiye edildi.
Rüşvet, irtikap, yolsuzluk,yalan,iftira, siyasetin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Birçok insan nahak yere tutuklandı, gadre uğradı, mağdur oldu.
Dindarlık, güzel ahlakken, bir partinin kirli politikalarına oy vermekle eşitlendi.
Ege'de yirmi civarında adamız Yunan tarafından işgal edildi,Abdülhamitçilik oynayanların en küçük bir tepkisi olmadı.
İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırıma karşı, söz başka eylem başka oldu.
Apo deliğinden çıkarılarak, çoğu bu ülkenin birlik ve bütünlüğüne bağlı insanların temsilcisi haline getirildi.
Bir kişinin hırsları için devletin şekli değiştirildi, ülkenin dizginleri milletin elinden alınıp tek adamın eline verildi.
Mülakatlar, ayrımcılığın, iltimasın aracı haline getirildi, yüz binlerce gencin istikbali çalındı.
Adaletin dibine kibrit suyu döküldü, yargı muhalif avlayan bir kuruma dönüştürüldü.
Bütün bunlar ve daha niceleri gözümüzün önünde oldu .Ülke itibar, vatandaş umudunu, hayat standartlarını kaybetti.
Bunları ve sayamadığım daha nicelerini yapan parti hala iktidar. Hala oyu yüzde 25-30 civarında.Ona destek olan goygoycu partiler, hala vatandaştan rağbet görüyor.Siyasi körlük, akılları baştan almış durumda. Bir halk, Partim kazanıyor diye kendi sefaletini, perişanlığını alkışlıyor. Partim kazanıyor ama ülkem kaybediyor diye endişelenen yok. Uçurumun kenarında raks edenler var.Şimdi soruyorum, suçlu kim? Böyle bir halk daha iyi bir yönetimi hak eder mi? Ne diyordu yüce Kuran;"Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu (inanç ve ahlakını) değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez."(Rad suresi,11.ayet)
Ahval-i perişanımızın özeti budur!Sen değişmezsen, ben değişmezsem, o değişmezse hiçbir şey değişmez.













